Sonunda et olan 7 harfli 174 kelime var. ET ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde et olan kelimeler listesine ya da başında et olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

ET, TE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

NEZAFET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Temizlik, paklık

GARABET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yadırganacak yönü olma, gariplik, tuhaflık
    • "Bu kızda izahı güç bir garabet var." (Peyami Safa)

BESALET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yiğitlik, yararlılık

VELADET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Doğum, doğma, doğuş

VEZARET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Vezirlik

RİYAZET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Nefsin isteklerini kırma
    • "Karargâhta âdeta bir manastır hayatının riyazeti içinde yaşıyorduk." (Halide Edip Adıvar)

BEDAHET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Besbelli, apaçık olma durumu
  2. Bir konuda hazırlıksız konuşabilme yeteneği

MERARET
...
KUARTET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Dörtlü
    • "Yaylı sazlar kuarteti."

LÜZUCET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yapışkanlık, yapışkan olma durumu
  2. Yapışıp uzayan şeyin durumu

MERİYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yürürlük

SUHUNET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sıcaklık

TROMPET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir ağızlık ve kendi üstüne kıvrılmış silindir bir borudan oluşan nefesli çalgı

HÜKÜMET
...
MÜEBBET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Sonu olmayan
  2. Yaşadıkça süren, ömür boyunca olan
    • "Müebbet sürgün cezası."

NEZAHET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Temizlik, ahlak temizliği

SİRAYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Hastalık başkalarına geçme, bulaşma
    • "Yapılan muayene neticesinde, hastalığın kimseye sirayetine meydan verilmeyecektir." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Yazın korkunç sıtması, gökyüzüne ve gökyüzünün yıldızlarına kadar sirayet eden bu küçük kasabayı terke hazırlanıyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Yayılma, dağılma
    • "Vehbi'nin bu şüphesi büyüklere sirayete başladı, çocuk bu fırtınada başka köye gitmiş olamaz." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Bu dedikodular bizim eve bile sirayet etti." (Aka Gündüz)

ZİYARET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Birini görmeye, biriyle görüşmeye gitme, görüşme
    • "Haftada iki gece ziyaretine giderdik." (Halit Fahri Ozansoy)
    • "Eli rehberli Amerikan turistleri gibi, geldikleri şehrin önce tarihî anıtlarını ziyaret ederler." (Haldun Taner)

SEFALET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yoksulluk, yoksulluk sıkıntısı
    • "İnsan onu bir gördü mü evlerin, sokakların sefaletini unutur giderdi." (Tarık Buğra)

ŞEBABET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Gençlik
  2. Gençlik yılları

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü