Sonunda et olan 5 harfli 93 kelime var. ET ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde et olan kelimeler listesine ya da başında et olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

ET, TE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BÜĞET

  1. [isim] Gölet

FİLET

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Derinliği her yerinde aynı olan sığ su alanı

ROZET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yakaya takılmak için çeşitli biçimlerde yapılan, bir kuruluşun sembolü sayılacak genellikle küçük metal nesne
    • "Bir süs bir rozet gibi yakasına iliştirmiştir." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Musluğun, gizli döşenmiş boruya vidalandığı yerin çirkin görünüşünü kapatmak amacıyla kullanılan nikel veya krom kaplanmış çember biçimli sac parça
  3. Kapı kolunun altına monte edilen metal parça
  4. Güney Anadolu sahillerinde yetişen, pembe ve beyaz çiçekleri olan süs bitkisi

ANKET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Herhangi bir konuyla ilgili durum ve tutumu belirlemek için düzenlenmiş ayrıntılı ve kapsamlı soru dizisi, sormaca, soruşturma

JİLET

  1. [isim] İnce çelikten yapılmış, iki yanı keskin tıraş bıçağı

DAVET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Çağrı, çağırma
    • "Bir bakanmışım gibi beni kürsüye davet etti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Fakat kâbus içinde bunalmış bir kimse gibi bir türlü bu davete icabet edemez." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Yemekli toplantı
    • "Nevin'in her aklına estikçe yaptığı davetlerden biriydi." (Peyami Safa)
    • "Kimin kimi istifaya davet edeceğini pek yakında gösterecekti." (Reşat Nuri Güntekin)

MABET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Tapınak
    • "Bütün mabetler içinde güneşten ilk ışık alan camidir." (Ahmet Haşim)
  2. Özel bir konuda, sevgi ve saygı ile bağlanmanın ortaya konulduğu yer
    • "Burası jüri heyetinin toplanacağı mukaddes sanat mabedidir." (Halit Fahri Ozansoy)

KAMET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Boy, endam
    • "Gür beyaz saçları, dik kameti, vakur yürüyüşü ile gören çarşı esnafı saygı ile selamlarlar." (Haldun Taner)

MOPET
...
İZZET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Büyüklük, yücelik, ululuk

VELET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Oğul, çocuk
  2. [ünlem] Çocukları paylarken kullanılan bir söz

NİMET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İyilik, lütuf, ihsan
    • "Başımızdan gitmesi, ekşi suratından kurtulmamız da bir nimetti." (Sermet Muhtar Alus)
    • "Çaylarımıza koşarlar, evimize davet edilmeyi nimet bilirler, etrafımızda dolaşırlar." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  2. Yaşamak için gerekli her şey
    • "Desem ki sen benim için hava kadar lazım / Ekmek kadar mübarek / Su gibi aziz bir şeysin / Nimetsin, nimettensin" (Cahit Sıtkı Tarancı)
  3. Yiyecek içecek, özellikle ekmek
  4. Yararlanılan imkân
    • "Evinizin iş yerinize bu kadar yakın oluşu nimet."

NİYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir şeyi yapmayı önceden isteyip düşünme, maksat
    • "Niyeti ilk önüne gelen telefonlu dükkâna dalmaktı." (Haldun Taner)
    • "Birisi niyet çeksin de biz de bir lokma bir şey yiyelim diye bekleşiyorlar." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Fal gibi kullanılmak amacıyla içine mâni yazılıp katlanmış veya şekerlere sarılmış kâğıt parçası
  3. Namaz kılmaya, oruç tutmaya ve abdest almaya karar verip başlama

RÜYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Görme

SOKET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kısa çorap

KENET

  1. [isim] İki sert cismi birbirine bağlamaya yarayan, iki ucu sivri ve kıvrık metal parça
    • "Bu mevsimde kızlar ikişer, üçer kişilik gruplara ayrılır ve birbirlerine kenet gibi yapışırlardı." (Reşat Nuri Güntekin)

GAYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Pek, çok, pek çok, güçlü bir biçimde, etkili olarak
    • "Soframızda gayet samimi birkaç misafirimiz bulunur." (Aka Gündüz)

ÜCRET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İş gücünün karşılığı olan para veya mal
    • "Ücret emeğin karşılığıdır." (Anayasa)
  2. Kiralanan veya satın alınan bir şey için ödenen para
    • "Fiyatından daha yüksek bir ücretle satın aldı." (Peyami Safa)

ANTET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Başlık

TEĞET

  1. [isim] Bir eğrinin yanından geçen ve ona ancak bir noktada değen doğru, mümas

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü