Sonunda et olan 10 harfli 45 kelime var. ET ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde et olan kelimeler listesine ya da başında et olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Et Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E T

2 Harfli Kelimeler

ET, TE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HAKKANİYET

Kelime Kökeni: Arapça ḥaḳḳāniyyet

  1. [isim] Hak ve adalete uygunluk; nasfet
    • "Bunu burada hakkaniyet borcu olarak belirtmeliyiz." (Haldun Taner)
CEVVALİYET

Kelime Kökeni: Arapça cevvāliyyet

  1. [isim, eskimiş] Cevval olma durumu
    • "Gözlerinde hülya, düşünce, öfke, cüret, insanlara mahsus cevvaliyet var." (Peyami Safa)
METRUKİYET

Kelime Kökeni: Arapça metrūkiyyet

  1. [isim, eskimiş] Bırakılma, terk edilme
  2. Ayrılma, boşanma
İSPANYOLET

Kelime Kökeni: Fransızca espagnolette

  1. [isim] Pencere kanatlarını kapadıktan sonra sürgülemeye yarayan ve ortasında her iki yana işleyen tutacak yeri bulunan uzun demir sürgü
MAHREMİYET

Kelime Kökeni: Arapça maḥremiyyet

  1. [isim] Bakınız gizlilik
    • "Mahremiyetinin böylesi bir yolla ihlal edilmesi onu adamakıllı öfkelendirmiş, kendine olan güvenini kırmıştı." (İhsan Oktay Anar)
MUHTARİYET

Kelime Kökeni: Arapça muḫtāriyyet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız özerklik
    • "Belgrat paşalığının muhtariyeti hakkında şifahi bir anlaşma yaptı." (Falih Rıfkı Atay)
MEŞGULİYET

Kelime Kökeni: Arapça meşġūliyyet

  1. [isim] Meşgul olma, uğraşma durumu
    • "Çile çeken derviş, dergâhta kendisine gösterilen vazife dışında her istediğini okumakta ve bazı meşguliyetlerde bulunmakta serbestti." (Asaf Halet Çelebi)
  2. Bakınız uğraş
CİBİLLİYET

Kelime Kökeni: Arapça cibilliyyet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız yaradılış
    • "Mesela üstat, dünyanın bir düzene sokulmasının tek çaresini cibilliyet ve asalet meselesinde arayanlardandı." (Kemal Tahir)
MAHKUMİYET

Kelime Kökeni: Arapça maḥkūmiyyet

  1. [isim, hukuk] Bakınız hükümlülük
    • "Hiçbir mahkûmiyeti yoktur."
  2. Hüküm giyilen süre
    • "Mahkûmiyetini bitirmeden öldü."
GRAMKUVVET

Kelime Kökeni: Fransızca gramme + Arapça ḳuvvet

  1. [isim, fizik] Bir gram kütleye 45° enlemindeki deniz yüzeyinde yerin uyguladığı kuvvet; gramağırlık
MERBUTİYET

Kelime Kökeni: Arapça merbūṭiyyet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız bağlılık
    • "Birkaç günlük yol arkadaşına hatta alelade bir arkadaşa bu kadar merbutiyet göstermek tabii değildi." (Reşat Nuri Güntekin)
MAZHARİYET

Kelime Kökeni: Arapça maẓhariyyet

  1. [isim, eskimiş] Erişme, elde etme
    • "Her şeyde olduğu gibi her nesilden birkaç kişi bu umumi mazhariyetin üstüne çıkar." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
MEVCUDİYET

Kelime Kökeni: Arapça mevcūdiyyet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız varlık
    • "Ey Türk gençliği! Birinci vazifen Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur." (Atatürk)
  2. [felsefe] Bakınız varoluş
MAĞDURİYET

Kelime Kökeni: Arapça maġdūriyyet

  1. [isim] Bakınız mağdurluk
MERKEZİYET

Kelime Kökeni: Arapça merkeziyyet

  1. [isim] Bakınız merkeziyetçilik
    • "En sıkı ve katı bir merkeziyet sistemi, diğer faaliyet merkezlerini bloke edebilir." (Burhan Felek)
ŞEHVANİYET

Kelime Kökeni: Arapça şehvāniyyet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız erotizm
HÜSNÜNİYET

Kelime Kökeni: Arapça ḥusn + niyyet

  1. [isim] Bakınız iyi niyet
    • "Fakat Müfit'te buna inanacak kadar hüsnüniyet kalmamıştı." (Peyami Safa)
MAĞLUBİYET

Kelime Kökeni: Arapça maġlūbiyyet

  1. [isim] Bakınız yenilgi
    • "Bununla beraber daimî mağlubiyetlerin acısıyla sarsılıyorduk." (Asaf Halet Çelebi)
BASKLARNET

Kelime Kökeni: Fransızca basse clarinette

  1. [isim, müzik] Kalın sesli klarnet
NEFSANİYET

Kelime Kökeni: Arapça nefsāniyyet

  1. [isim, eskimiş] Düşmanlık duygusu, kin besleme
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü