Sonunda er olan 3 harfli 10 kelime var. ER ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde er olan kelimeler listesine ya da başında er olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Er Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
ER, RE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PER
-
Kelime Kökeni: Fransızca paire
-
[isim]
Bazı iskambil oyunlarında farklı renklerden iki benzer kartın bir arada bulunma durumu
-
[isim]
Bazı iskambil oyunlarında farklı renklerden iki benzer kartın bir arada bulunma durumu
- YER
-
-
[isim]
Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk; mahal, mevzi
- "İzinsiz bir yere gitmek ne haddime?"
-
Gezinilen, ayakla basılan taban
- "Ayıp bir şey gördü mü kulaklarına kadar kızarıyor, gözünü yerde bir noktaya dikip öylece kalakalıyordu."
-
Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge; mevki
- "Anadolu'nun bazı yerlerinde eski bir kocakarı itikadı vardır."
-
Bakınız konum
- "Türkiye stratejik bakımdan önemli bir yerdedir."
-
Bakınız ülke
-
Geçim sağlamak için çalışılan iş yeri
- "Askerden gelirse bakalım bir yere yerleştirebilecek miyiz?"
-
Bakınız önem
- "Uçağın yurt savunmasındaki yeri."
-
Bakınız iz
-
Üzerine yapı kurulmaya elverişli arsa
- "Deniz kıyısında bir yer aldılar, ev yapacaklar."
-
Ekime elverişli toprak parçası; arazi
- "Çorak yerde ot bitmez."
-
Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan; mahal, nokta
- "Toplantı yeri. Kaza yeri."
-
Otel, motel vb.nde kalınacak oda
- "Yeriniz var mı?"
-
[coğrafya]
Bakınız yerküre
-
[mecaz]
Bakınız durum
- "Sen benim yerimde olsan ne yapardın?"
-
[isim]
Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk; mahal, mevzi
- ŞER
-
Kelime Kökeni: Arapça şerr
-
[isim]
Bakınız kötülük
- "Abdülhak Hamit'in Kemal'e galebesi, şerrin hayra galebesi demekti."
-
[sıfat]
Yaramaz olan
- "Şer çocuk."
-
[isim]
Bakınız kötülük
- HER
-
Kelime Kökeni: Farsça her
-
[sıfat]
Önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak biçimde genelleştiren söz
- "Bir hafta, her gece çalışmak suretiyle hikâyesini bitirdi."
-
[sıfat]
Önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak biçimde genelleştiren söz
- CER
-
Kelime Kökeni: Arapça cerr
-
[isim, eskimiş]
Çekerek, sürükleyerek götürme
-
[isim, eskimiş]
Çekerek, sürükleyerek götürme
- ZER
-
Kelime Kökeni: Farsça zer
-
[isim, eskimiş, kimya]
Bakınız altın
-
[isim, eskimiş, kimya]
Bakınız altın
- FER
-
Kelime Kökeni: Farsça fer
- KER
-
Kelime Kökeni: Farsça ker
-
[isim, eskimiş]
Kuvvet, kudret
-
[isim, eskimiş]
Kuvvet, kudret
- SER
-
Kelime Kökeni: Farsça ser
-
[isim, eskimiş]
Bakınız baş
-
“Önem veya yönetim bakımından ileride olan, en önemli, en üstün” anlamlarında birleşik kelimeler yapan bir söz
- "Sertabip. Sermürettip."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız baş
- TER
-
-
[isim]
Derinin gözeneklerinden sızan, kendine özgü bir kokusu olan, yapışkan, renksiz, tuzlu sıvı; arak (I)
- "O kadar sırsıklam ter içinde idi ki cesaret edemedi."
-
[isim]
Derinin gözeneklerinden sızan, kendine özgü bir kokusu olan, yapışkan, renksiz, tuzlu sıvı; arak (I)