Sonunda elik olan 7 harfli 48 kelime var. ELİK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde elik olan kelimeler listesine ya da başında elik olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E K L İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
EKLİ, ELİK, İLEK, İLKE, KİLE
3 Harfli Kelimeler
ELK, İLE, İLK, KEL, KİL
2 Harfli Kelimeler
EK, EL, İL, KE, Kİ, LE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PEPELİK
-
-
[isim]
Pepe olma durumu
- "Bugünkü günde ise pepeliğe tutulmamış tek yazar gösteremezsiniz." (Salâh Birsel)
-
[isim]
Pepe olma durumu
- SENELİK
-
-
[sıfat]
Yıllık
-
[sıfat]
Yıllık
- ÜSTELİK
-
-
[zarf]
Ayrıca, bir de, bundan başka
- "Üstelik bu sene dimağımda büyük bir yorgunluk duyuyorum." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[sıfat]
Güçlü, kuvvetli, sağlam
- "Benim sesim ondan daha üsteliktir!" (Osman Cemal Kaygılı)
-
[isim]
Üste verilen şey, fark
- "Saatimi bu kalemle değiştirdim, bin lira da üstelik aldım."
-
[zarf]
Ayrıca, bir de, bundan başka
- İĞNELİK
-
-
[isim]
Üzerine iğne saplanan küçük yastık, iğnedenlik, iğne yastığı
-
[isim]
Üzerine iğne saplanan küçük yastık, iğnedenlik, iğne yastığı
- LEÇELİK
-
-
[isim]
Leçe
-
[isim]
Leçe
- BÖKELİK
-
-
[isim]
Böke olma durumu, şampiyonluk, şampiyona
-
[isim]
Böke olma durumu, şampiyonluk, şampiyona
- SADELİK
-
-
[isim]
Yalın olma durumu
- "Bu kadın kalabalık meclislerde bile sadelikten kurtulamamıştır." (Peyami Safa)
-
Yalınlık
-
[isim]
Yalın olma durumu
- HANELİK
-
-
[sıfat]
Herhangi bir sayıda evi olan, evlik
- "Seksen hanelik köy."
-
[sıfat]
Herhangi bir sayıda evi olan, evlik
- HECELİK
-
-
Hece miktarında olan
- "Üç hecelik kelime."
-
Hece miktarında olan
- KÖŞELİK
-
-
[isim]
İki duvarın kesiştiği yere aralarındaki açıyı doldurmak için uygulanan ahşap veya kârgir işçiliği
-
Kapı veya pencere aralığının köşesini oluşturan taş
-
Duvar köşelerinde, üstüne lamba vb. şeyler konan el yapımı, ahşap, süslü eşya
- "Zengin sanılan evlere gidip boyun büktü Sultan. Değerli bir köşeliği, bir fotoğraf çerçevesini, bir seccadeyi satmak için..." (Ayla Kutlu)
-
[isim]
İki duvarın kesiştiği yere aralarındaki açıyı doldurmak için uygulanan ahşap veya kârgir işçiliği
- NİCELİK
-
-
[isim]
Bir şeyin sayılabilen, ölçülebilen veya azalıp çoğalabilen durumu, kemiyet, miktar, kantite
- "Bir şeyin niceliğinden çok niteliğine önem vermeli."
-
Bir şeyin eşit parçalara bölünebilen ve ölçülebilir olan yanları
-
Genellikle sayılabilen, toplamı doğrudan sayı olarak belirtilebilen genel özellik
-
[isim]
Bir şeyin sayılabilen, ölçülebilen veya azalıp çoğalabilen durumu, kemiyet, miktar, kantite
- ÖNDELİK
-
-
[isim]
Yapılacak bir hizmet veya satın alınacak bir mal için anlaşmaya göre önceden ödenen miktar, avans
- "Üstelik Dostoyevski bunun için 4500 ruble öndelik almış ama romanı yayıncıya göndereceği gün yazdıklarını beğenmeyerek yırtmıştır." (Salâh Birsel)
-
[isim]
Yapılacak bir hizmet veya satın alınacak bir mal için anlaşmaya göre önceden ödenen miktar, avans
- TAZELİK
-
-
[isim]
Taze olma durumu, körpelik, taravet
-
Dinç, diri, canlı olma durumu
- "Eskiden söz açılınca yorgun belleğinden şaşılacak kadar tazelikle geçmişe döner, anılarını eksiksiz anlatmaya dalardı." (Necati Cumalı)
-
[isim]
Taze olma durumu, körpelik, taravet
- ÖNCELİK
-
-
[isim]
Bir şeyin öbüründen önce olması durumu, evleviyet, takaddüm
-
[isim]
Bir şeyin öbüründen önce olması durumu, evleviyet, takaddüm
- ŞİŞELİK
-
-
[isim]
Şişe konulacak yer
- "Dolabın bir kısmına da şişelik yaptırın."
-
[isim]
Şişe konulacak yer
- GEBELİK
-
-
[isim]
Gebe olma durumu, hamilelik
-
Döllenme ile doğum arasında geçen süre
-
Minnet altında kalma
-
[isim]
Gebe olma durumu, hamilelik
- AİLELİK
-
-
[sıfat]
Aile ile ilgili, aileye özgü olan
-
[sıfat]
Aile ile ilgili, aileye özgü olan
- KÜFELİK
-
-
Bir küfeyi dolduracak miktarda olan
- "İki küfelik üzüm toplandı."
-
[isim]
Kendi kendine yürüyemeyecek derecede sarhoş kimse
-
Bir küfeyi dolduracak miktarda olan
- BUSELİK
-
-
[isim]
Klasik Türk müziğinde on üç basit makamdan biri
-
[isim]
Klasik Türk müziğinde on üç basit makamdan biri
- GÖRELİK
-
-
[isim]
Eşyayı, kavramları veya tasarımları birlik, bağlılık, birliktelik vb. durumlarda toplayan görünüş veya nitelik, bağıntı, izafet, rölativite
-
[isim]
Eşyayı, kavramları veya tasarımları birlik, bağlılık, birliktelik vb. durumlarda toplayan görünüş veya nitelik, bağıntı, izafet, rölativite