Sonunda ek olan 5 harfli 126 kelime var. EK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ek olan kelimeler listesine ya da başında ek olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E K

2 Harfli Kelimeler

EK, KE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ŞİŞEK

  1. [isim, ağızlardan] İki yaşındaki koyun
    • "Köylüler kasaba pazarına şişek götürmekten kurtulmuşlardı." (Ali Rıza Kars)
  2. Kuzulama dönemine girmiş veya doğurmuş koyun
SELEK

  1. [sıfat, ağızlardan] Bakınız cömert
ÇÖKEK

  1. [isim] Çukur yer
    • "İplere dizdikleri küçük balıkları, borunun altındaki minicik çökeğe atmışlardı." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Bataklık, sazlık
SÜZEK

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız süzgeç
  2. [sinema] Işığın önüne konulan, ince kumaş veya tülden yarı saydam yayındırıcı
EVCEK

  1. [zarf] Bütün ev halkı birlikte; evce
    • "Sinemaya evcek gidiyoruz." (Tarık Buğra)
BİTEK

  1. [sıfat] Bakınız verimli
KÖPEK

  1. [isim, hayvan bilimi] Köpekgillerden, boy ve biçim bakımından pek çok cinsi olan, çok iyi koku alan, sadık, bekçilik ve avcılık gibi işler için beslenen memeli hayvan; kapik (I), it (Canis familiaris)
    • "Onun vaktiyle pek sevdiği küçük, sırtı siyah ve göğsü beyaz, oynak bir köpeği varmış." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. [hakaret yollu] Aşağılık niyetlerle yaltaklanan veya davranışları kötü olan kimse için kullanılan bir sövgü sözü
    • "Ben bu ite çattığıma bin pişman oldum. Bu köpekten de aşağı köpeğe uyma." (Yaşar Kemal)
İSTEK

  1. [isim] Bir şeye karşı içten gelen yönelme duygusu; gönül, arzu, heves, kasıt
    • "Yanıma yaklaşan gölge, o eski şarkıyı gerçek bir istekle tekrarlıyordu." (Çetin Altan)
  2. Yerine getirilmesi başkasından istenilen şey; emir, özenç. meram, talep
    • "Bu adamın istekleri bitmiyor."
  3. [ruh bilimi] Belirli bir gereksinimi karşılayacağı düşünülen nesne veya duruma karşı duyulan özlem; arzu
KÜLEK

  1. [isim] Bal, yağ, yoğurt vb. şeyler koymaya yarar tahta kova
İNMEK

  1. [-den] Yüksekten veya yukarıdan aşağıya doğru gelmek
  2. Bir taşıt veya binek hayvanından yere basmak; atlamak
    • "Tramvayın ön tarafından hızla inerken, arkasından bir sesin bağırdığını gördü." (Peyami Safa)
  3. Dağ, tepe vb. yüksek bir yerden gelmek
    • "Dağdan kurt indi."
  4. [-e] Bir yerden başka bir yere gitmek, varmak
    • "Bünyamin, gücünün yettiği kadar hızlı yürüyüp Haliç'e indi." (İhsan Oktay Anar)
  5. [-e] Bakınız konaklamak
    • "Samananbarı köyünün en büyük ve gösterişli evine inmişlerdi." (Halide Edip Adıvar)
  6. [nesnesiz] Alçalıp eski durumuna dönmek
    • "Sular indi. Şiş indi."
  7. [nesnesiz] Fiyatı düşürmek
    • "Bin lira daha indim, gene almadı."
  8. Değeri düşmek
    • "Altın fiyatları indi."
  9. [-e, argo] Bakınız vurmak
    • "Şimdi kafana inerim!"
  10. [nesnesiz] Bakınız yıkılmak
    • "Yağmurdan duvar inmiş."
  11. [-e] İnme gelmek
    • "Sağ tarafına inmiş."
  12. Bir yeri kaplamak, basmak veya bir yerden akmak, kaymak
    • "Gemi baş döndüren zaferli bir gürültüyle indi sulara." (Çetin Altan)
  13. Uzamak, ulaşmak
    • "Beyaz taşlardan yapılmış kısa bir duvarın ötesindeki zeytinlik ta vadiye kadar iniyordu." (Ömer Seyfettin)
  14. Bakınız ağmak
  15. Sayısı azalmak
    • "Evvelden daha çok olduğumuzu zannettiğim hâlde sayımız son günlerde bu miktara inmiştir." (Reşat Nuri Güntekin)
İÇMEK

  1. [-i] Bir sıvıyı ağza alıp yutmak
    • "Bir oluktan buz gibi bir su içtik." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Sigara, nargile vb.nin dumanını içe çekmek
    • "Evinden, pek seyrek zamanlarda içtiği nargilesini istedi." (Halide Edip Adıvar)
  3. [mecaz] Bir şey, bir sıvıyı içine çekmek, emmek
    • "Toprak suyu içer."
  4. [nesnesiz] İçki kullanmak
    • "O akşam saat ikiye kadar içtiler." (Ömer Seyfettin)
TELEK

  1. [isim, hayvan bilimi] Kuşların gövde, kanat ve kuyruğunda bulunan, çeşitli renklerde kalın eksenli, büyük tüy; yelek
İZLEK

  1. [edebiyat] Bir edebî eserde işlenen konunun anlamca ortaya koyduğu ana yönelim
  2. [isim, ağızlardan] Bakınız patika
GÖLEK

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız gölet
ÖRDEK

  1. [isim, hayvan bilimi] Perde ayaklılardan, evcil ve yabani türleri bulunan su kuşu; badi, badik (Anas)
    • "Üç ördek onları görünce paytak paytak kaçıştılar." (Haldun Taner)
  2. Yataktan kalkamayacak durumdaki erkek hastaların içine idrarlarını yaptıkları kap; lazımlık, oturak
  3. [argo] Otobüs ve minibüs sürücülerinin yollardan aldıkları biletsiz yolcular için kullandıkları bir söz
    • "Aybaşında maaşını tirink aldığından başka, gidip gelirken yolda ördek de düşüyordu." (Orhan Kemal)
  4. [argo] Hile ile para sızdırılacak kimse; enayi
ESMEK

  1. [nesnesiz] Hava bir yönden bir yöne akmak, rüzgâr olmak
    • "İki üç günden beri sert bir kış rüzgârı esiyor." (Ahmet Haşim)
  2. [-e, mecaz] Yapılması önce düşünülmüş olmayan veya beklenmeyen bir şeyi yapmaya birdenbire karar vermek
    • "Bu yolculuk size nereden esti?"
DEMEK

  1. [nesnesiz] Söylemek, söz söylemek; eyitmek
    • "Eskilerin dediği gibi beşer, şaşar." (Burhan Felek)
  2. [-e] Ad vermek
    • "Sana Kervankıran derler / Bana dertli Kerem derler" (Halk türküsü)
  3. Bir dilde karşılığı olmak
    • "Kamer “ay” demektir."
  4. Herhangi bir ses çıkarmak
    • "Küt dedi, düştü."
  5. [-e] Herhangi bir kanıya, yargıya varmak
    • "Bu işe herkes ne der?"
  6. ... diye düşünmek
  7. Bakınız erişmek
    • "Saat yedi dedi mi uyanırım."
  8. Bir işe kalkışmak, yeltenmek
    • "Allah aşkına, boğuşmaya falan kalkayım deme." (Reşat Nuri Güntekin)
  9. Saymak, kabul etmek
    • "Yarım milyon dediğin nedir?" (Memduh Şevket Esendal)
SEPEK

  1. [isim, ağızlardan] Değirmen taşının ekseni
MEREK

  1. [isim, ağızlardan] Samanlık, odunluk, hayvan yemi deposu veya ahır
EMCEK

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız meme
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü