Başında ek olan 5 harfli 13 kelime var. EK ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ek olan kelimeler listesine ya da sonu ek ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E K Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

EK, KE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

EKİLİ

  1. [sıfat] Ekilmiş olan, mezru
    • "Ekili tarla."

EKSİN

  1. [isim] Anyon

EKSİZ

  1. [sıfat] Eki olmayan

EKÜRİ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Ahırdaş
  2. Sürekli bir arada bulunan, ortak iş yapan kişiler

EKMEK

  1. [-i] Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek
  2. Toprağı ekip biçmek için kullanmak
    • "Ancak senede otuz dönüm ekebiliyor." (Memduh Şevket Esendal)
  3. [-e] Serpmek
    • "Yemeğe biber ekmek."
  4. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak
    • "Fesat tohumları ekenler..."
  5. Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak
    • "Lale ile Günnur kendilerini ektiğim için müthiş içerlemişler." (Haldun Taner)
  6. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek
  7. Yarışta geçmek

EKİCİ

  1. [isim] Herhangi bir tarım ürününü üreten, tarımla uğraşan çiftçi
    • "Ekicinin ürünü değer fiyatına satın alınacaktır." (Necati Cumalı)
  2. Birini uydurma bir sebeple bırakıp giden, atlatan kimse

EKOSE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. Çeşitli renk ve büyüklükteki karelerden oluşan (desen veya kumaş)
    • "Kendi tüyleri ile hiç asorti olmayan ekose bir yelek giymiş." (Haldun Taner)

EKLEM

  1. [isim] Vücut kemiklerinin uç uca veya kenar kenara gelip birleştiği yer, mafsal

EKLER

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] İçi krema ile doldurulmuş bir pasta türü

EKSER

  1. [isim] Büyük çivi, enser

EKRAN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Üzerine bir cismin ışık yoluyla görüntüsü düşürülen, saydam olmayan düz yüzey, görüntülük
  2. Beyaz perde, görüntülük
  3. Televizyon camı, görüntülük

EKSEN

  1. [isim] Bir cismi iki eşit parçaya bölen çizgi, mihver
    • "Politikacıların kendilerini evrenin ekseni saymamaları gereğini anlamaları için..." (Haldun Taner)
  2. Üzerinde bir pozitif yön varsayılan sonsuz doğru
  3. Dingil

EKSİK

  1. [sıfat] Bir bölümü olmayan, noksan, natamam
    • "Bu kitap eksik, baş tarafı yok."
    • "Sağ gözünden, güneş vurdukça sağa sola yansıyan tek gözlüğünü eksik etmezdi." (Atilla İlhan)
    • "Köyde Nevin'i sevenler de eksik değildi." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Bir ufak sac mangal, kış yaz önünden eksik olmaz." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Mükemmel olmayan, kusurlu, muallel, sakat
    • "Bu sözü ağzından eksik etmez."
  3. Az
    • "Arada can sıkıntısından doğma kavgalar da hiç eksik değil..." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. [isim] İhtiyaç duyulan şey
    • "Aklı sıra bu eksiğini biraz olsun doldurmaya çalışıyor." (Haldun Taner)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü