Sonunda e olan 7 harfli 953 kelime var. E harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde e harfi olan kelimeler listesine ya da başında e harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KEMANÇE
- ...
- MEŞGALE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Uğraşılan şey, iş güç, uğraşı
- "Bu yeşillik köşesini kurutmamak bizim için de bir meşgale teşkil etmişti." (Hüseyin Cahit Yalçın)
-
[isim]
Uğraşılan şey, iş güç, uğraşı
- TÜMÜYLE
- ...
- AKİLANE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Akıllıca
-
[zarf]
Akıllıca
- ÇÖKELGE
-
-
[isim]
Bataklık, su kenarı, balçık
-
[isim]
Bataklık, su kenarı, balçık
- ÖYLEYSE
-
-
o hâlde
- "Ben öyle bir şey demedim." (Refik Halit Karay)
- "Öyle veya böyle, bir amatör, bir heveskâr işte." (Tarık Buğra)
- "Bana öyle gelirdi ki çocuklar yalnız kışın büyürler." (Sait Faik Abasıyanık)
-
o hâlde
- YAOUNDE
- ...
- YERKÜRE
-
-
[isim]
Dünya
-
[isim]
Dünya
- GEBERME
-
-
[isim]
Gebermek işi
-
[isim]
Gebermek işi
- MERHUME
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Ölmüş Müslüman (kadın), rahmetli
- "Merhumenin vasiyeti varmış, Karacaahmet'e defnolunacak." (Memduh Şevket Esendal)
-
[sıfat]
Ölmüş Müslüman (kadın), rahmetli
- ÖRDÜRME
-
-
[isim]
Ördürmek işi
-
[isim]
Ördürmek işi
- ŞANTİYE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Yapı gereçlerinin yığılıp saklandığı veya işlendiği yer
-
İnşa durumundaki ev, fabrika, baraj vb. her türlü yapı
-
Gemi tezgâhı
-
[isim]
Yapı gereçlerinin yığılıp saklandığı veya işlendiği yer
- YERİNDE
-
-
[sıfat]
İyi, yeterli
- "Binbaşı, uzun boylu, ince yapılı, uzun kır bıyıklı, yaşlı ise de gücü yerinde, her işe eli yatan bir adam." (Memduh Şevket Esendal)
- "Hayatını değiştirme kararımı yerinde bulması beni de memnun etti." (Cahit Uçuk)
-
Zamanı, yeri uygun düşerek, gerektiği biçimde
- "Yerinde konuşmak."
-
[zarf]
Durumunda
- "Sıkılacak ne var, doktor onun babası yerinde." (Memduh Şevket Esendal)
-
[sıfat]
İyi, yeterli
- BEKLEME
-
-
[isim]
Beklemek işi
- "Pencere kapandıktan sonra aynı hareketsizlik ve bekleme devam etti." (Nahid Sırrı Örik)
-
[isim]
Beklemek işi
- DALÖĞLE
-
-
[isim]
Tam öğle zamanı
-
[isim]
Tam öğle zamanı
- HALLİCE
- ...
- ŞENDERE
-
-
[isim]
Kaplamacılıkta kullanılan ince tahta
-
Fıçı kaburgası
-
Tekir cinsinden bir balık
-
[isim]
Kaplamacılıkta kullanılan ince tahta
- ULUDERE
- ...
- YEDİRME
-
-
[isim]
Yedirmek işi
-
Yağ, kireç ve kendirden yapılan, su borularını birbirine tutturmaya yarayan macun
-
[isim]
Yedirmek işi
- FALNAME
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Fala bakmanın inceliklerini ve yorumlama özelliklerini anlatan kitap
-
[isim]
Fala bakmanın inceliklerini ve yorumlama özelliklerini anlatan kitap