Sonunda e olan 6 harfli 510 kelime var. E harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde e harfi olan kelimeler listesine ya da başında e harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DELİCE

  1. [sıfat] Davranışları aşırı, deli gibi olan
    • "Bu defterin içine ne delice saadetler yazmıştı." (Ömer Seyfettin)
  2. [zarf] Delicesine
  3. [isim] Buğdaygillerden, genellikle buğday tarlalarında yetişen, tohumu zehirli, yabani bir bitki (Lolium temulentum)
  4. [isim] Aşılanmamış zeytin ağacı, yabani ağaç
  5. [isim] Atmaca, şahin

EMPOZE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] "Dayatmak" anlamında empoze etmek, "dayatılmak" anlamında empoze edilmek birleşik fiillerinde geçer
    • "Demokrasi ... bilime, sanata, basına kendi düşüncesini, değer yargısını, zevkini empoze etmeye kalkmama olgunluğu demektir." (Haldun Taner)

ABSTRE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Soyut

ERSEME

  1. [isim] Ersemek işi veya durumu

ŞÖVALE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Ressam sehpası

TAZECE

  1. [sıfat] Tazeye yakın, taze gibi

YÜRÜME

  1. [isim] Yürümek işi
    • "Kılıcını kaldırdı, ağır ağır hocaya doğru yürümeye başladı." (Reşat Nuri Güntekin)

ÖZELGE
...
SABOTE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Baltalama

ALİMCE
...
GALEBE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yengi
    • "Böyle giderse tamamıyla galebe ümit ettiğini haber veriyordu." (Peyami Safa)
    • "Kocanın münasebeti her türlü cazibesini kaybettiği gün rakibine galebe çaldığına emin olabilirsin." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  2. Üstünlük, çokluk
    • "Abdülhak Hamit'in Kemal'e galebesi şerrin hayra galebesi demekti." (Yahya Kemal Beyatlı)
    • "Kadıncağızın gönlü gence kayıyordu. Fakat neticede akıl ve mantık tarafı galebe çaldı." (Reşat Nuri Güntekin)

HALİFE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Hz. Muhammed'in vekili olarak Müslümanların imamlığını ve din koruyuculuğunu yapmakla görevli kimse
  2. Hükümdar
  3. Osmanlı padişahlarının kullandıkları unvanlardan biri
  4. Babıali kalemlerinde kâtip
  5. Çok iyi yetişmiş, eğitilmiş kimse
    • "O ustalarının postunda oturan bir sanat halifesiydi." (Memduh Şevket Esendal)

İZLEME

  1. [isim] İzlemek işi, takip

MARİNE
...
BAKİYE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Artık, artan, kalan, geri kalan şey
    • "Hastanelerde boş yatak kalmamış, çoğunda ikişer kişi, bakiyesini bahçeye yatırıyorlar." (Atilla İlhan)
  2. Kalıntı
    • "Bunun bir eski ev değil, dünyayı terk etmişlere mahsus bir manastır bakiyesi olduğunu anlardım." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  3. Alacak ve borçlar arasındaki fark

ÇİSEME

  1. [isim] Çisemek işi

SEKENE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir yerde oturanlar, sakinler

DİKİNE

  1. [zarf] Dikey olarak, diklemesine
    • "Alnı da bir enlemesine, bir dikine kırış kırış oluyordu." (Tarık Buğra)
    • "Öyle fazla dikine gitmek iyi değildir hayatta." (Çetin Altan)
  2. İnadına

LATİFE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Şaka
    • "Hesap işleri müdürüne latife ederek durgunluğu bozmak istedi ise de söze karışan olmadı." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Hiç latife götürecek hâlim yokken, kendimi tutamadım; kahkahaları atmaya başladım." (Sermet Muhtar Alus)

HATİME

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Son, sonuç
  2. Son deyiş

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü