Sonunda e olan 6 harfli 510 kelime var. E harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde e harfi olan kelimeler listesine ya da başında e harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BAKİRE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Cinsel ilişkide bulunmamış dişi, kız, kızoğlan, kızoğlankız
    • "Bu mahallede bakire kızları bakkal dükkânına bile yollamıyorlar." (Peyami Safa)

EŞİLME

  1. [isim] Eşilmek işi

ÖKSEME

  1. [isim] Öksemek durumu

KEKEME

  1. [sıfat] Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak birdenbire söyleyen ve keserek konuşan, keke, kekeç
    • "Arabacı yirmi beş yaşlarında delişmen, dili biraz kekeme bir oğlan." (Memduh Şevket Esendal)

EFSANE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Eski çağlardan beri söylenegelen, olağanüstü varlıkları, olayları konu edinen hayalî hikâye, söylence
  2. Gerçeğe dayanmayan, asılsız söz, hikâye vb
    • "Hamdi'nin hayatına dair uydurulmuş efsanelerden birisi de onun müthiş bir aşk yüzünden bu hâle geldiğidir." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

KOMİTE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Alt kurul
    • "Ders saatleri dışında kalan bütün zamanlarım komite işlerine verilmişti." (Reşat Nuri Güntekin)

ERİNME

  1. [isim] Erinmek işi veya durumu

MOBESE
...
SEFİLE
...
SERPME

  1. [isim] Serpmek işi
  2. [sıfat] Serpilmiş durumda olan
    • "Serpme benli."
  3. Koni biçiminde, ucuna bir sıra kurşun dizilmiş balık ağı, serpme ağ
    • "Derenin oturduğumuz yerinden görünmeyen bir tarafında, serpmeyle derede avlanan bir adamın zaman zaman ağını derenin durgun sularına attığı işitiliyordu." (Memduh Şevket Esendal)

CELİYE
...
ENFİYE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Çürütülmüş tütünden yapılan ve burna çekilen keyif verici toz, burun otu
  2. Burna çekilmek için hazırlanmış toz ilaç
    • "Gözleri dönmüş bir hâlde kendisini sokağa atar, bol enfiye çekerek akşamlara kadar bir başına dolaşır." (Refik Halit Karay)

RİYALE
...
SÜRÇME

  1. [isim] Sürçmek işi

ARANJE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] "Düzenlemek" anlamındaki aranje etmek birleşik fiilinde geçen bir söz

CEZİRE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ada

KABİNE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bakanlar Kurulu, hükûmet
  2. Hekim muayenehanesi
    • "Rengi doktor kabinelerinin kapılarındaki cilalı siyah levhalar gibi parlıyor." (Aka Gündüz)
  3. Kabin
    • "Bir kabineye girip soyundum." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. Hela

TELEKE

  1. [isim] Uzun ve sert kanat telekleri

EDİLME

  1. [isim] Edilmek işi veya durumu

EMLEME

  1. [isim] Emlemek işi veya durumu

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü