Sonunda e olan 6 harfli 510 kelime var. E harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde e harfi olan kelimeler listesine ya da başında e harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BAKİRE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Cinsel ilişkide bulunmamış dişi, kız, kızoğlan, kızoğlankız
- "Bu mahallede bakire kızları bakkal dükkânına bile yollamıyorlar." (Peyami Safa)
-
[isim]
Cinsel ilişkide bulunmamış dişi, kız, kızoğlan, kızoğlankız
- EŞİLME
-
-
[isim]
Eşilmek işi
-
[isim]
Eşilmek işi
- ÖKSEME
-
-
[isim]
Öksemek durumu
-
[isim]
Öksemek durumu
- KEKEME
-
-
[sıfat]
Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak birdenbire söyleyen ve keserek konuşan, keke, kekeç
- "Arabacı yirmi beş yaşlarında delişmen, dili biraz kekeme bir oğlan." (Memduh Şevket Esendal)
-
[sıfat]
Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak birdenbire söyleyen ve keserek konuşan, keke, kekeç
- EFSANE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Eski çağlardan beri söylenegelen, olağanüstü varlıkları, olayları konu edinen hayalî hikâye, söylence
-
Gerçeğe dayanmayan, asılsız söz, hikâye vb
- "Hamdi'nin hayatına dair uydurulmuş efsanelerden birisi de onun müthiş bir aşk yüzünden bu hâle geldiğidir." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Eski çağlardan beri söylenegelen, olağanüstü varlıkları, olayları konu edinen hayalî hikâye, söylence
- KOMİTE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Alt kurul
- "Ders saatleri dışında kalan bütün zamanlarım komite işlerine verilmişti." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Alt kurul
- ERİNME
-
-
[isim]
Erinmek işi veya durumu
-
[isim]
Erinmek işi veya durumu
- MOBESE
- ...
- SEFİLE
- ...
- SERPME
-
-
[isim]
Serpmek işi
-
[sıfat]
Serpilmiş durumda olan
- "Serpme benli."
-
Koni biçiminde, ucuna bir sıra kurşun dizilmiş balık ağı, serpme ağ
- "Derenin oturduğumuz yerinden görünmeyen bir tarafında, serpmeyle derede avlanan bir adamın zaman zaman ağını derenin durgun sularına attığı işitiliyordu." (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Serpmek işi
- CELİYE
- ...
- ENFİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Çürütülmüş tütünden yapılan ve burna çekilen keyif verici toz, burun otu
-
Burna çekilmek için hazırlanmış toz ilaç
- "Gözleri dönmüş bir hâlde kendisini sokağa atar, bol enfiye çekerek akşamlara kadar bir başına dolaşır." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Çürütülmüş tütünden yapılan ve burna çekilen keyif verici toz, burun otu
- RİYALE
- ...
- SÜRÇME
-
-
[isim]
Sürçmek işi
-
[isim]
Sürçmek işi
- ARANJE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
"Düzenlemek" anlamındaki aranje etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
-
[sıfat]
"Düzenlemek" anlamındaki aranje etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
- CEZİRE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Ada
-
[isim]
Ada
- KABİNE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bakanlar Kurulu, hükûmet
-
Hekim muayenehanesi
- "Rengi doktor kabinelerinin kapılarındaki cilalı siyah levhalar gibi parlıyor." (Aka Gündüz)
-
Kabin
- "Bir kabineye girip soyundum." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Hela
-
[isim]
Bakanlar Kurulu, hükûmet
- TELEKE
-
-
[isim]
Uzun ve sert kanat telekleri
-
[isim]
Uzun ve sert kanat telekleri
- EDİLME
-
-
[isim]
Edilmek işi veya durumu
-
[isim]
Edilmek işi veya durumu
- EMLEME
-
-
[isim]
Emlemek işi veya durumu
-
[isim]
Emlemek işi veya durumu