Başında e olan 8 harfli 266 kelime var. E harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde e harfi olan kelimeler listesine ya da sonu e harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında e bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- EMSALSİZ
-
-
[sıfat]
Eşsiz, eşi benzeri olmayan, bir benzeri daha bulunmayan
- "Yüzünde, bakışlarında, her konuya göre değişen emsalsiz bir ifade kudreti vardı." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[sıfat]
Eşsiz, eşi benzeri olmayan, bir benzeri daha bulunmayan
- ETİMOLOG
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Köken bilimci
-
[isim]
Köken bilimci
- ERKEKSİZ
-
-
[sıfat]
Erkeği bulunmayan
- "Erkeksiz ev."
-
[zarf]
Erkek olmaksızın
-
[sıfat]
Erkeği bulunmayan
- EBELEYİŞ
-
-
[isim]
Ebeleme işi veya biçimi
-
[isim]
Ebeleme işi veya biçimi
- EKONOMİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Ekonomi ile ilgili olan, iktisadi
- "Bugüne kadar ekonomik bakımdan ne sıkıntılar çektiğimizi bir biz biliriz." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Az masraflı, kazançlı, hesaplı, iktisadi
-
Kolay kullanılabilen
- "Matematik dili ayrıca en ekonomik dildir." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Ekonomi ile ilgili olan, iktisadi
- ENSİZLİK
-
-
[isim]
Ensiz olma durumu
-
[isim]
Ensiz olma durumu
- EZİYETLİ
-
-
[sıfat]
Eziyet çekerek yapılan
-
Eziyet veren, eziyet çektiren, üzgülü
- "Eziyetli adam."
-
[sıfat]
Eziyet çekerek yapılan
- EĞELEMEK
-
-
[-i]
Eğe ile düzleştirmek, aşındırmak
-
[-i]
Eğe ile düzleştirmek, aşındırmak
- EKLEŞMEK
-
-
[nsz]
Ek durumuna gelmek
- "Eski Türkçe turur kelimesi ekleşerek -dir şekline dönüşmüştür."
-
[nsz]
Ek durumuna gelmek
- ESİRGEME
-
-
[isim]
Esirgemek işi, koruma, himaye, vikaye
-
[isim]
Esirgemek işi, koruma, himaye, vikaye
- ETOKRASİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Yalnızca ahlak üzerine kurulu yönetim biçimi
-
[isim]
Yalnızca ahlak üzerine kurulu yönetim biçimi
- EYYÜBİYE
- ...
- EDEMEMEK
-
-
yapamamak, yapmadan duramamak
- "Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu." (Haldun Taner)
- "O zamanlar denize girmeden edemediği için bu nezleyi bir türlü geçiremediğini anlattı." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Etme eyleme ağabey, ben ne yaptım?" (Sait Faik Abasıyanık)
-
yeterli olmamak
- "İyi ettiniz de geldiniz."
-
yapamamak, yapmadan duramamak
- ERGONOMİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İş bilimi
-
[isim]
İş bilimi
- EREBİLME
- ...
- EBUSSUUT
- ...
- EKSİLTME
-
-
[isim]
Eksiltmek işi
-
Bir işin kimin tarafından daha ucuz yapılacağının anlaşılması için istekliler arasında açılan fiyat kırma işi, ihale
- "O gün eksiltmeye kendi yerine onu yollamıştı." (Haldun Taner)
-
[isim]
Eksiltmek işi
- EŞELENME
-
-
[isim]
Eşelenmek işi
- "Affetme duygusunun altında yatan nedenler eşelenmeye değer." (Haldun Taner)
-
[isim]
Eşelenmek işi
- EŞLENMEK
-
-
[nsz]
Eşleme işine konu olmak
-
[nsz]
Eşleme işine konu olmak
- ELEKTROT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir elektrolitin içine daldırılan iki iletken çubuktan her biri, bunların artısına anot, eksisine katot denir
-
[isim]
Bir elektrolitin içine daldırılan iki iletken çubuktan her biri, bunların artısına anot, eksisine katot denir