Başında e olan 7 harfli 339 kelime var. E harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde e harfi olan kelimeler listesine ya da sonu e harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında e bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- EKSTREM
-
Kelime Kökeni: Fransızca extrême
- EVLENİŞ
-
-
[isim]
Evlenmek işi
-
[isim]
Evlenmek işi
- EKSİLTİ
-
-
[isim, dil bilimi]
Bir kelime grubunun veya cümlenin, içinden kelime çıkarılarak kullanılması; eksiltim, elips: saban ağacı > saban, cep telefonu > cep; - Nereye gidiyorsun? - Eve
-
[isim, dil bilimi]
Bir kelime grubunun veya cümlenin, içinden kelime çıkarılarak kullanılması; eksiltim, elips: saban ağacı > saban, cep telefonu > cep; - Nereye gidiyorsun? - Eve
- EVVELSİ
-
-
[sıfat]
Önce olan
-
[sıfat]
Önce olan
- EKSİLME
-
-
[isim]
Eksilmek işi; tenakus
- "Gökte yıldızların üçer beşer eksilmeye başlamasından anlaşılıyordu sabahın yaklaştığı."
-
[isim]
Eksilmek işi; tenakus
- EVİRTİM
-
-
[isim, kimya, fizik]
Evirtmek işi; evirme, akis
- "Evirip çevirmek ikilemesini çağrıştıran evirtimde dil ile düşünüş birbirinin yerini alıyor, düşüncenin içeriği ile taşıyıcısının, dilin eytişimsel dansına katılıyoruz."
-
[isim, kimya, fizik]
Evirtmek işi; evirme, akis
- EĞRİLME
-
-
[isim]
Eğrilmek işi; inhina
-
[isim]
Eğrilmek işi; inhina
- EĞİRMEN
-
-
[isim]
Elde yün eğirmeye yarayan, iki yassı ve silindirik bir çubuktan oluşan, üst ucu ip bağlamak için çentikli olan, döndürülerek bükülen iplerin çapraz şekilde sarılmasıyla yumak oluşturan, ağaçtan yapılmış araç; kirmen
- "İki arkadaş, yüzlerce yıllık tonozların altında eğirmenlerini çevirirlerken her günkü ahenklerine giriştiler."
-
[isim]
Elde yün eğirmeye yarayan, iki yassı ve silindirik bir çubuktan oluşan, üst ucu ip bağlamak için çentikli olan, döndürülerek bükülen iplerin çapraz şekilde sarılmasıyla yumak oluşturan, ağaçtan yapılmış araç; kirmen
- ELÇEKLİ
-
-
[sıfat]
Elçeği olan
- "Ellerin elçekli gelin / Kolların kolçaklı gelin"
-
[sıfat]
Elçeği olan
- EZANSIZ
-
-
[sıfat]
Ezan okunmayan (yer)
- "Minaresiz ve ezansız semtlerde doğan, Frenk terbiyesiyle yetişen Türk çocukları dönecekleri yeri hatırlamayacaklar!"
-
[sıfat]
Ezan okunmayan (yer)
- EĞİRMEK
-
-
[-i]
Yün, pamuk vb.ni iğ ile büküp iplik durumuna getirmek
-
[-i]
Yün, pamuk vb.ni iğ ile büküp iplik durumuna getirmek
- EMPİRME
-
Kelime Kökeni: Fransızca imprimé
-
[isim]
Değişik renkte boya kullanılarak kumaş üzerine desen ve zemin basma işlemi; emprime
-
[sıfat]
Bu işleme uğratılan (pamuklu, sentetik vb. kumaş); emprime
-
[isim]
Değişik renkte boya kullanılarak kumaş üzerine desen ve zemin basma işlemi; emprime
- ESRİTME
-
-
[isim]
Esritmek işi
-
[isim]
Esritmek işi
- EDİBANE
-
Kelime Kökeni: Arapça edīb + Farsça -āne
-
[sıfat, eskimiş]
Terbiyeli, nazik olan
-
[zarf]
Edebiyatçıya yakışır bir biçimde
-
[sıfat, eskimiş]
Terbiyeli, nazik olan
- ERBİYUM
-
Kelime Kökeni: Fransızca erbium
-
[isim, kimya]
Atom numarası 68, atom ağırlığı 167,2 olan, tabiatta çok az bulunan, uygulama alanı olmayan bir element (simgesi Er)
-
[isim, kimya]
Atom numarası 68, atom ağırlığı 167,2 olan, tabiatta çok az bulunan, uygulama alanı olmayan bir element (simgesi Er)
- EKMEKÇİ
-
-
[isim]
Ekmek yapan veya satan kimse
-
Ekmek satılan dükkân
- "Delikanlılardan biri, bir ekmekçi hamurkârı idi."
-
[isim]
Ekmek yapan veya satan kimse
- ERİŞMEK
-
-
[-e]
Varılması zamana, emeğe bağlı olan veya uzakta bulunan bir amaca varmak, ulaşmak
- "Genç yaşında üne erişmiş, yönettiği oyunlar afişlerden inmemiş."
-
Bir yere ulaşmak, varmak
- "Boyu bir elli beş olduğu için eli ancak on beşinci düğmeye erişebilmektedir."
-
[nesnesiz]
Bitkiler veya bunların ürünleri olgunlaşmak
- "Yemişler bu yıl çabuk erişti."
-
[nesnesiz]
Zaman gelip çatmak
- "Vakit erişti. Bahar erişti."
-
[-e]
Varılması zamana, emeğe bağlı olan veya uzakta bulunan bir amaca varmak, ulaşmak
- EŞYASIZ
-
-
[sıfat]
Eşyası olmayan
-
[sıfat]
Eşyası olmayan
- EKONOMİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca économie
-
[isim]
İnsanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkilerin bütünü; iktisat
- "Almanya akılalmaz bir çabuklukla yeniden kalkındı, ekonomisini çelikleştirdi, parasını altın yaptı."
-
Bu ilişkileri inceleyen bilim dalı; iktisat
-
Bakınız tutum
- "Ekonomi, kendinin ve çoluk çocuğunun boğazından kesmek demekti."
-
[isim]
İnsanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkilerin bütünü; iktisat
- ELEMENT
-
Kelime Kökeni: Almanca Element
-
[isim, kimya]
Kimyasal yöntemlerle ayrıştırılamayan veya bileşim yoluyla elde edilemeyen madde
- "Grafit ve elmas, karbon elementinin iki değişik biçimidir."
-
[isim, kimya]
Kimyasal yöntemlerle ayrıştırılamayan veya bileşim yoluyla elde edilemeyen madde