Başında e olan 6 harfli 210 kelime var. E harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde e harfi olan kelimeler listesine ya da sonu e harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında e bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

EKŞİME

  1. [isim] Ekşimek işi

EYALET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Çoğunlukla valilerce yönetilen ve yönetim bakımından bir tür bağımsızlığı olan büyük il
  2. Osmanlı İmparatorluğu'nda en büyük sivil veya askerî yönetim bölgesi

EKARTE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] "Saf dışı etmek, konu dışında tutmak" anlamlarındaki ekarte etmek, "saf dışı bırakılmak, konu dışı tutulmak" anlamında ekarte edilmek birleşik fiillerinde geçen bir söz

ERİTİŞ

  1. [isim] Eritme işi veya biçimi

ELEMLİ

  1. [sıfat] Üzüntülü, kederli
    • "Çektiği elemli aşkla mesut olmasa da bunları sevdiği şüphesizdir." (Abdülhak Şinasi Hisar)

EDİNİM

  1. [isim] Kazanma, iktisap

EREĞLİ
...
EĞLEME

  1. [isim] Eğlemek işi

EKECEK

  1. [isim] Tohum

ELLEME

  1. [isim] Ellemek işi
    • "Kuş yuvasındaki yumurtayı ellemeye gelmez." (Necati Cumalı)
  2. [sıfat] Elle seçilmiş, iyi
    • "Elleme kömür."

ENFİYE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Çürütülmüş tütünden yapılan ve burna çekilen keyif verici toz, burun otu
  2. Burna çekilmek için hazırlanmış toz ilaç
    • "Gözleri dönmüş bir hâlde kendisini sokağa atar, bol enfiye çekerek akşamlara kadar bir başına dolaşır." (Refik Halit Karay)

ELEMEK

  1. [-i] Elek yardımıyla ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak, elekten geçirmek
    • "İşte deniz suyunun tuzunu eleyip çölü sulayıp kazanılan meralar." (Haldun Taner)
  2. Sınav veya yarışma yoluyla en iyileri seçmek
  3. İpliği elemgeden geçirip yumak yapmak
  4. Gözden geçirmek, ayıklamak, iyisini kötüsünden ayırmak
  5. Bir yarışmacıyı yarışma dışı bırakmak, elimine etmek

EMANET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Birine geçici olarak bırakılan ve teslim alınan kişice korunması gereken eşya, kimse vb., inam, vedia
    • "Emaneti olanlar burada her vakit bunlarla ilgilenecek bir çırak bulurlar." (Salâh Birsel)
    • "Bavullarımı otele emanet bıraktım."
    • "Değirmenimi evvel Allah, sonra size emanet ediyorum." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Bir kimse ile birine gönderilen şey
    • "İstanbul'dan getirdiğim emanetinizi akşam benden alınız."
  3. Eşyanın ücret karşılığı geçici bir süre bırakıldığı yer
  4. Can, ruh
    • "Allah emanetini alsın da kurtulayım."

EMEKÇİ

  1. [isim] Geçimini yaptığı işlerle sağlayan kimse, amele
    • "Çocukluğundan başlayarak emekçilerle, sokaktakilerle düşüp kalkmıştı." (Haldun Taner)
  2. Geçimini, emeğini sermayeciye satarak sağlayan kimse, proleter
    • "Bildiği veya öğrendiği, asıl çalışmalarını emekçilerin arasında değil, orduda yapmayı sevdikleri idi." (Tarık Buğra)

ESİRME

  1. [isim] Esirmek işi

ESİNTİ

  1. [isim] Belli belirsiz hissedilen hafif yel, nefha
    • "Güneş gene alevlendi, kavak yapraklarına türkü söyleten serin esinti dindi." (Tarık Buğra)

ERİYİK

  1. [isim] İçindeki katı bir madde erimiş bulunan sıvı, mahlul

EVLİYA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ermiş
    • "Yeşil sarıklı evliya yataklarının huzurunda gibiyim." (Refik Halit Karay)
  2. Yatır

ENDAZE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] 65 cm boyunda bir uzunluk ölçüsü
    • "Birader, bir ağızlık kullanıyor, nah, asgari bir endaze boyunda..." (Atilla İlhan)
    • "Endazeyi kaçırmışsındır çancı ustası, dedi, olmayacak bahse sürersin emmi oğlumu." (Kemal Bilbaşar)
    • "Biri bu konuda damarına basınca endazeyi şaşırıyor, kendine hükmedemiyordu." (Nezihe Araz)
  2. Ölçü

EKİNTİ

  1. [isim] Ekilen şey

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü