Başında e olan 5 harfli 214 kelime var. E harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde e harfi olan kelimeler listesine ya da sonu e harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında e bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ETFAL
-
Kelime Kökeni: Arapça eṭfāl
-
[isim, eskimiş]
Çocuklar
-
[isim, eskimiş]
Çocuklar
- ESAMİ
-
Kelime Kökeni: Arapça esāmį
-
[isim]
Bakınız esame
- "Pusulada başkâtipliğe namzet gösterilen bazı kimselerin esamisi yazılı idi."
-
[isim]
Bakınız esame
- EFKAR
-
Kelime Kökeni: Arapça efkār
-
[isim]
Herhangi üzücü bir olay sebebiyle hissedilen hüzün
-
[eskimiş]
Düşünceler, fikirler
-
[isim]
Herhangi üzücü bir olay sebebiyle hissedilen hüzün
- EVAZE
-
Kelime Kökeni: Fransızca évasé
-
[sıfat]
Etek ucuna doğru genişleyen (giysi)
- "Evaze etek."
-
[sıfat]
Etek ucuna doğru genişleyen (giysi)
- EMTİA
-
Kelime Kökeni: Arapça emtiʿa
-
[isim, eskimiş, ticaret]
Bakınız mal
-
[isim, eskimiş, ticaret]
Bakınız mal
- EVLAT
-
Kelime Kökeni: Arapça evlād
-
[isim]
Bakınız çocuk
- "Zengin adamlarda evlat muhabbeti daha fazla mı oluyor?"
-
Belli bir özelliğe sahip veya belli bir gruptan olma
- "Yüksek bir tahsil görmedim ama ben de efendi evladıyım."
-
[ünlem]
Yaşlı kimselerin çocukları yaşındakilere kullandıkları bir seslenme sözü
- "Evladım, sakın kimseciklere borç etme!"
-
[isim]
Bakınız çocuk
- EVKAF
-
Kelime Kökeni: Arapça evḳāf
-
[isim, eskimiş]
Vakıflar
-
Vakıf mallarını yöneten kuruluş
- "Beni bu güzel havalar mahvetti / Böyle havada istifa ettim / Evkaftaki memuriyetimden"
-
[isim, eskimiş]
Vakıflar
- ESASİ
-
Kelime Kökeni: Arapça esāsī
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız asal
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız asal
- EĞREZ
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Eğirdir Gölü'nde yaşayan bir balık
-
[isim, hayvan bilimi]
Eğirdir Gölü'nde yaşayan bir balık
- ENKAZ
-
Kelime Kökeni: Arapça enḳāż
- ESRİK
-
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız sarhoş
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız sarhoş
- ELDEN
-
-
[zarf]
Bakınız doğrudan
- "Zarfı elden verdim."
-
Başkasıyla
-
[zarf]
Bakınız doğrudan
- ENAYİ
-
-
[sıfat, argo]
Fazla bön, avanak, budala olan
- "İyice buldum kafayı, sen daha bulmadıysan enayisin."
-
[isim]
Bakınız ördek
-
[sıfat, argo]
Fazla bön, avanak, budala olan
- ELMEK
-
Kelime Kökeni: (elektronik mektup'tan)
-
[isim, bilişim]
Bakınız elektronik posta
-
[isim, bilişim]
Bakınız elektronik posta
- EZGİN
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Paraca durumu bozuk olan (kimse)
-
Çok cefa görmüş (kimse)
- "Emir, hüküm altında yetişmiş bir sığıntı olduğunu çekingen, ezgin tavrıyla daima belli ederdi."
-
Çürük, ezik (meyve)
-
[mecaz]
Sıkıntı veren
- "Bir gece önce çadırın kenarında dinlediğimiz o ezgin, baygın nağmeyi tutturdu."
-
[sıfat, ağızlardan]
Paraca durumu bozuk olan (kimse)
- EYTAM
-
Kelime Kökeni: Arapça eytām
-
[isim, eskimiş]
Yetimler
-
[isim, eskimiş]
Yetimler
- EDİBE
-
Kelime Kökeni: Arapça edįbe
-
[isim, eskimiş]
Edebiyatla uğraşan, edebî eser veren kadın
- "... bu kısım edibemiz de her biri hoş endamlı yeni bir gelin gibi salına salına dâhil olmakta ve cümleten millet irfanından amaç olacak şaireler, edibeler, muharrireler toplandığı hissedilmekte idi."
-
[isim, eskimiş]
Edebiyatla uğraşan, edebî eser veren kadın
- ETRAF
-
Kelime Kökeni: Arapça eṭrāf
-
[isim]
Yanlar, taraflar
- "Her vakit oturdukları büyücek masanın etrafına yerleştiler."
-
Bakınız çevre
- "Meçhul kadın korka korka etrafına bakındı."
-
Bir kimsenin sürekli ilişkide bulunduğu kimseler, yakınlar; muhit
- "Ama derdini etrafına anlatamıyordu işte."
-
[isim]
Yanlar, taraflar
- ERZİN
-
-
[isim]
Hatay iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Hatay iline bağlı ilçelerden biri
- EVVEL
-
Kelime Kökeni: Arapça evvel
-
[zarf]
Bakınız önce
- "Emeklilik maaşına ne oldu? Üç aylığını, on, on beş gün evvel almadın mı?"
-
[sıfat]
İlk gelen, ilk olan
-
[zarf]
Bakınız önce