Başında e olan 5 harfli 214 kelime var. E harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde e harfi olan kelimeler listesine ya da sonu e harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında e bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- EVREN
-
-
[isim]
Gök varlıklarının bütünü, kâinat, cihan, âlem, kozmos
- "Eski yorumcular daha ileri gitmiş, evrenin yaratılmasında ve doğanın kurallarında bile matematik bir öz bulmuşlardır." (Haldun Taner)
-
Düzenli ve uyumlu bir bütün olarak düşünülen bütün varlıklar
- "Yemeyi, içmeyi, konuşmayı, düşmanlarımı, dostlarımı, orta malı hislerimi ve evreni unuttum." (Refik Halit Karay)
-
Kişinin içinde yaşadığı, ilişkide bulunduğu ortam
- "Kendi evrenine dalmış olan Halim, ürkerek sıçradı, bir adım geriye attı." (Atilla İlhan)
-
[isim]
Gök varlıklarının bütünü, kâinat, cihan, âlem, kozmos
- ELCİK
-
-
[isim]
Bisiklet ve motosiklette dümenin elle tutulan kısımlarına geçirilen ve yumuşak, sentetik maddeden yapılan kaplama
-
[isim]
Bisiklet ve motosiklette dümenin elle tutulan kısımlarına geçirilen ve yumuşak, sentetik maddeden yapılan kaplama
- EZGİN
-
-
[sıfat]
Paraca durumu bozuk olan (kimse)
-
Çok cefa görmüş (kimse)
- "Emir, hüküm altında yetişmiş bir sığıntı olduğunu çekingen, ezgin tavrıyla daima belli ederdi." (Refik Halit Karay)
-
Çürük, ezik (meyve)
-
Üzüntü veren
- "Bir gece önce çadırın kenarında dinlediğimiz o ezgin, baygın nağmeyi tutturdu." (Osman Cemal Kaygılı)
-
[sıfat]
Paraca durumu bozuk olan (kimse)
- EKLEM
-
-
[isim]
Vücut kemiklerinin uç uca veya kenar kenara gelip birleştiği yer, mafsal
-
[isim]
Vücut kemiklerinin uç uca veya kenar kenara gelip birleştiği yer, mafsal
- EKSİZ
-
-
[sıfat]
Eki olmayan
-
[sıfat]
Eki olmayan
- ELYAF
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Genellikle iplik durumuna getirilebilir lifli madde
-
[sıfat]
Bu maddeden yapılmış
-
[isim]
Genellikle iplik durumuna getirilebilir lifli madde
- EZİNÇ
-
-
[isim]
Organik veya ruhsal büyük sıkıntı, azap
-
[isim]
Organik veya ruhsal büyük sıkıntı, azap
- ETÇİK
-
-
[isim]
Küçük et parçası
-
[isim]
Küçük et parçası
- EHVEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Daha az kötü, yeğ, zararsız
- "Bütünlemeye kalmak, sınıfta kalmaktan ehvendir."
-
Ucuz
-
[sıfat]
Daha az kötü, yeğ, zararsız
- ENZİM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir kimyasal tepkimeye sebep olan ve onu hızlandıran, eriyebilir organik madde
-
[isim]
Bir kimyasal tepkimeye sebep olan ve onu hızlandıran, eriyebilir organik madde
- ENCAM
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Son, işin sonu
- "Nereye varır bu işin encamı?" (Atilla İlhan)
-
Gelecek
- "Encamımız hayrolsun demekten başka elden ne gelir?" (Aka Gündüz)
-
[isim]
Son, işin sonu
- ERGİN
-
-
[sıfat]
Olmuş, yetişmiş, kemale ermiş
- "Ergin yemiş. Ergin ekin."
-
Haklarını kendi kullanmak için yasanın gösterdiği yaşa gelmiş olan (kimse), reşit
- "Oğlunun bilgin, ergin, akıllı, uslu olmasını istiyordu." (Nezihe Araz)
-
[sıfat]
Olmuş, yetişmiş, kemale ermiş
- EMVAL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Mallar, para ile alınan şeyler
-
[isim]
Mallar, para ile alınan şeyler
- ETSİZ
-
-
[sıfat]
Eti olmayan
- "Etsiz yemek."
-
Kuru, sıska, zayıf
- "Onları bir başka küreden inmiş etsiz, kemiksiz, şeffaf birtakım varlıklar zannedeceksiniz." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
Eti olmayan
- EMCEK
-
-
[isim]
Meme
-
[isim]
Meme
- ERKİN
-
-
[sıfat]
Hiçbir şarta bağlı olmayan, istediği gibi davranabilen, serbest
-
[sıfat]
Hiçbir şarta bağlı olmayan, istediği gibi davranabilen, serbest
- EMZİK
-
-
[isim]
Süt çocuklarını oyalamak için ağızlarına verilen kauçuk meme
- "Parkta daldılar dedikoduya / Dün kaldıkları yerden devam ettiler / Yavrular da birbirlerine / Emziklerini ikram ettiler." (Arif Nihat Asya)
-
Beslemek için süt çocuklarına meme yerine emdirilen ağzı kauçuklu süt şişesi, biberon
- "Hem ağzımdan yaralandığımı, üç gün kapalı dudaklarımın arasından emzikle süt içtiğimi nasıl unutuyormuşum?" (Reşat Nuri Güntekin)
-
İbrik, çaydanlık, testi vb. kapların, suyu azar azar akıtmaya yarayan içi delik uzantısı, ibik
- "Çaydanlığın emziği tıkanmış."
-
Sigara ağızlığı
-
[isim]
Süt çocuklarını oyalamak için ağızlarına verilen kauçuk meme
- ETKİN
-
-
[sıfat]
Hareketli, işleyen, çalışan, etkili, faal, aktif
-
Fiilde bulunan, etkinlik gösteren, edilgin karşıtı
-
Kimyasal tepkimelere katılma yatkınlığı gösteren (molekül, atom)
-
[sıfat]
Hareketli, işleyen, çalışan, etkili, faal, aktif
- ERZİN
- ...
- EFDAL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Erdemli
-
Yeğ tutulan, tercih edilen
-
[sıfat]
Erdemli