Başında e olan 4 harfli 142 kelime var. E harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde e harfi olan kelimeler listesine ya da sonu e harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında e bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- EZGİ
-
-
[isim, müzik]
Belli kurallara göre düzenlenmiş, kulağa hoş gelen ses dizisi; ahenk, haz, nağme, melodi, şanson
- "Pir Sultan ağzından bir ezgi okuyup tüm yürekleri kendine bağladı."
-
[müzik]
Bir müzik parçasında baştan sona kadar belirli yerlerde tekrarlanan ses dizisi
-
[mecaz]
Kulağa hoş gelen ses veya söz dizisi
-
[mecaz]
Bakınız tempo
- "Bundan böyle aynı ezgide sürüp gidemez."
-
[ağızlardan]
Bakınız sıkıntı
-
[isim, müzik]
Belli kurallara göre düzenlenmiş, kulağa hoş gelen ses dizisi; ahenk, haz, nağme, melodi, şanson
- ENSE
-
-
[isim, anatomi]
Boynun arkası
- "Kendine geldiğinde ensesinde müthiş bir ağrı vardı."
-
Bakınız arka
- "Saydığın üç iskelenin ensesindeki İsmail Ağa'nın dükkânı, en emin emanetçi idi."
-
[isim, anatomi]
Boynun arkası
- EĞİM
-
-
[isim]
Eğilmiş olma durumu
-
Bir yüzeyin yatay düzleme doğru eğilmesi
- "Yamacın eğimi."
-
[isim]
Eğilmiş olma durumu
- EŞEY
-
-
[isim, biyoloji]
Bakınız cinsiyet
-
[hayvan bilimi]
Bir organizmanın dişi veya erkek olarak sınıflandırılmasını sağlayan görev, yapı ve karakter topluluğu
-
[isim, biyoloji]
Bakınız cinsiyet
- EĞİL
-
-
[isim]
Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri
- EĞİN
-
- EĞİK
-
-
[sıfat]
Eğilmiş olan, dik veya düz olmayan
-
Bükülmüş
- "Başı yine yere eğik, sol kolu yine kalçasındaydı."
-
Yatay bir çizgi veya düzlemle açı oluşturacak biçimde olan; yalman, mail, şev
-
[isim, matematik]
Dik veya paralel olmayan doğru
-
[sıfat]
Eğilmiş olan, dik veya düz olmayan
- ENEZ
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Hantal, vurdumduymaz olan
-
[sıfat, ağızlardan]
Hantal, vurdumduymaz olan
- ELEK
-
-
[isim]
Taneli veya toz durumunda olan maddelerin kalınını incesinden ayırmak veya içindeki yabancı maddelerden ayıklamak için kullanılan, küçük delikli tel, bez vb. gerilmiş kasnak biçimindeki gereç
- "Evden bir elek getirilecek, eleğin kenarına bir sopa konup kaldırılacak."
-
[isim]
Taneli veya toz durumunda olan maddelerin kalınını incesinden ayırmak veya içindeki yabancı maddelerden ayıklamak için kullanılan, küçük delikli tel, bez vb. gerilmiş kasnak biçimindeki gereç
- ENVA
-
Kelime Kökeni: Arapça envāʿ
-
[isim, eskimiş]
Çeşitler
-
[isim, eskimiş]
Çeşitler
- EZME
-
-
[isim]
Ezmek işi
-
Sebzelerin ezilmesiyle yapılan meze
-
Soğan ve domatesin çok küçük parçalara bölünmesiyle hazırlanan bir meze türü
-
Bitkilerin etli ve yumuşak kısımlarını macun kıvamına getirmek üzere parçalama, katı ve telsel kısımlarını süzerek ayıklama işlemi
-
[isim]
Ezmek işi
- ELEM
-
Kelime Kökeni: Arapça elem
-
[isim]
Bakınız keder
- "Bu derdi huy edinenler elem çekmez."
-
[isim]
Bakınız keder
- ERKE
-
-
[isim, fizik]
Bakınız enerji
-
[felsefe]
Pozitif bilimlerde iş başarma gücü, bir direnmeyi yenme gücü
-
[isim, fizik]
Bakınız enerji
- EZAN
-
Kelime Kökeni: Arapça eẕān
-
[isim, din bilimi]
Müslümanlıkta namaz vaktini bildirmek için müezzinin yüksek sesle yaptığı çağrı
- "Emirgân Camisi'nden yankılanan sabah ezanını duydular."
-
[isim, din bilimi]
Müslümanlıkta namaz vaktini bildirmek için müezzinin yüksek sesle yaptığı çağrı
- EŞYA
-
Kelime Kökeni: Arapça eşyāʾ
-
[isim]
Türlü amaçlarla kullanılan, insan yapısı, taşınabilir cansız nesneler; pılı pırtı, yük
- "Güçlük, ev bulmak ve eşyayı taşımak derdiyle başlar."
-
[isim]
Türlü amaçlarla kullanılan, insan yapısı, taşınabilir cansız nesneler; pılı pırtı, yük
- EŞME
-
-
[isim]
Eşmek işi
-
[ağızlardan]
Bakınız kaynak (I)
-
[isim]
Eşmek işi
- ELİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca élite
-
[sıfat]
Bakınız seçkin
-
[sıfat]
Bakınız seçkin
- ENEK
-
-
[sıfat, ağızlardan]
İğdiş edilmiş
-
Hadım edilmiş
-
[sıfat, ağızlardan]
İğdiş edilmiş
- EKME
-
-
[isim]
Ekmek işi
-
[isim]
Ekmek işi
- ERGİ
-
-
[isim, eskimiş]
İyi bir şeye erişme durumu
-
[isim, eskimiş]
İyi bir şeye erişme durumu