Başında e olan 3 harfli 20 kelime var. E harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde e harfi olan kelimeler listesine ya da sonu e harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında e bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ELK

Kelime Kökeni: İngilizce elk

  1. [isim, hayvan bilimi] Kuzey Avrupa'da yaşayan, geniş dallı boynuzları olan, iri bir tür geyik
EGO

Kelime Kökeni: Latince

  1. [isim, felsefe] Bakınız ben (III)
    • "Örnek devlet adamı bence egosunun aleyhine özveride bulunabilen adamdır." (Haldun Taner)
EDA

Kelime Kökeni: Arapça edāʾ

  1. [isim] Tavır, üslup, davranış biçimi
    • "Giyimi kuşamı tepeden tırnağa Paris modası ya, nazı edası hiç aşağı kalmıyor ki!" (Attilâ İlhan)
  2. Anlatış biçimi, tarzı
    • "Sonra birdenbire sözlerinin konferans edasını değiştirerek bana sordu." (Ömer Seyfettin)
EPE

Kelime Kökeni: Fransızca épée

  1. [isim, spor] Bakınız delici kılıç
  2. Delici kılıçla oynanan, hedef bölgesi bütün vücut olan bir tür kılıç oyunu
EDE

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız ağabey
ETİ

  1. [isim, tarih] Bakınız Hitit
EDİ

  1. [isim] Birbiriyle iyi anlaşan iki yaşlının baş başa kalışını anlatan Edi ile Büdü, Şakire Dudu deyiminde kullanılan bir söz
EKÜ

Kelime Kökeni: Fransızca écu

  1. [isim, eskimiş] Bakınız avro
EVÇ

Kelime Kökeni: Arapça evc

  1. [isim, eskimiş] En yüce yer
  2. [gök bilimi] Bakınız yeröte
  3. [gök bilimi] Bakınız günöte
EZA

Kelime Kökeni: Arapça eẕāʾ

  1. [isim] Bakınız üzüntü
    • "Gün geçtikçe içimde anlaşılmaz bir eza uyanmaya başlamıştı." (Reşat Nuri Güntekin)
EKE

  1. [sıfat, ağızlardan] Yaşlı olan (insan veya hayvan)
  2. [isim, mecaz] Yaşı küçük olduğu hâlde sözleri ve davranışları büyükmüş gibi olan çocuk
EKO

Kelime Kökeni: Fransızca eco

  1. [isim] Bakınız yankı
EBE

  1. [isim] Doğum işini yaptıran kadın; lavta (II)
    • "Babam ebe bulmaya koştu." (Ayla Kutlu)
  2. [ağızlardan] Büyükanne, nine
  3. Genellikle çocuk oyunlarında baş olan, diğer çocuklara veya gruba karşı cezasını çekmek ve bundan kurtulmak için tek başına bütün sorumluluğu üzerine alan çocuk; oyun ebesi
EĞE

  1. [isim, anatomi] Göğüs kafesini oluşturan, arkadan omurgaya, önden de göğüs kemiğine eklenen uzun, yassı ve eğri kemiklerden her biri; kaburga
EFE

  1. [isim] Yiğit, özellikle Batı Anadolu köy yiğidi; zeybek
  2. Bakınız ağabey
  3. Bakınız kabadayı
    • "Düğünevinin avlusuna girerken yeni düze inmiş efeler gibi nara attı." (Ömer Seyfettin)
  4. [tarih] Bakınız kaptan
ERK

  1. [isim] Bakınız iktidar
  2. [mecaz] Bakınız nüfuz
  3. [toplum bilimi] Bir bireyin, bir toplumun, başka birey, küme veya toplumları egemenliği, baskısı ve denetimi altına alma, hürriyetlerine karışma ve onları belli biçimlerde davranmaya zorlama yetkisi veya yeteneği
ERG

Kelime Kökeni: Fransızca erg

  1. [isim, fizik] CGS sisteminde, uygulama noktasını, kuvvet yönünde 1 santimetre hareket ettiren 1 dinlik kuvvetin yaptığı işe eşit olan iş birimi: Bir kilogrammetre 981 x 105 erge eşittir
ECE

  1. [isim] Bakınız kraliçe
  2. Güzel kadın
    • "Dün Sirkeci istasyonunu görmeliydiniz, ecemiz geldi." (Falih Rıfkı Atay)
ELA

  1. [isim] Açık kestane rengi; ala
  2. [sıfat] Bu renkte olan
    • "Kâmran hayretle başını çevirdi, iç kapıdaki fenerden süzülüp gelen mavimsi aydınlığın içinde ta yakında Feride’nin ela gözlerini gördü." (Reşat Nuri Güntekin)
EGE

  1. [isim] Bakınız veli
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü