Başında e olan 3 harfli 20 kelime var. E harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde e harfi olan kelimeler listesine ya da sonu e harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

EĞE

  1. [isim] Göğüs kafesini oluşturan, arkadan omurgaya, önden de göğüs kemiğine eklenen uzun, yassı ve eğri kemiklerden her biri, kaburga

EPE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Delici kılıç
  2. Delici kılıçla oynanan bir tür kılıç oyunu

ELK

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Kuzey Avrupa'da yaşayan, geniş dallı boynuzları olan, iri bir tür geyik

ELA

  1. [isim] Gözde sarıya çalan kestane rengi
  2. [sıfat] Bu renkte olan
    • "Ela gözlerini sevdiğim dilber / Seni görmeyeli göresim geldi." (Karacaoğlan)

ERK

  1. [isim] Bir işi yapabilme gücü, kudret, iktidar
  2. Sözü geçerlik, istediğini yaptırabilme gücü, nüfuz
  3. Bir bireyin, bir toplumun, başka birey, küme veya toplumları egemenliği, baskısı ve denetimi altına alma, hürriyetlerine karışma ve onları belli biçimlerde davranmaya zorlama yetkisi veya yeteneği

EDİ

  1. [isim] İş yapma
  2. Yapılan iş

EBE

  1. [isim] Doğum işini yaptıran kadın
    • "Ebe demek yarım doktor demektir." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Birçok oyunların tersine herkes ebe olmak istiyor, sahte yanlışlıklar yapıyordu." (Peyami Safa)
  2. Büyük anne, nine
  3. Genellikle çocuk oyunlarında baş olan, diğer çocuklara veya gruba karşı cezasını çekmek ve bundan kurtulmak için tek başına bütün sorumluluğu üzerine alan çocuk

EKE

  1. [sıfat] Büyük, yetişkin, yaşlı, kart
  2. [isim] Yaşı küçük olduğu hâlde sözleri ve davranışları büyükmüş gibi olan çocuk

EZA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Üzme, sıkıntı verme, üzgü
    • "Gün geçtikçe içimde anlaşılmaz bir eza uyanmaya başlamıştı." (Reşat Nuri Güntekin)

ERG

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] C. G. S. sisteminde, uygulama noktasını, kuvvet yönünde 1 cm hareket ettiren 1 dinlik kuvvetin yaptığı işe eşit olan iş birimi: Bir kilogrammetre 981 x 105 erge eşittir

ETİ
...
ECE

  1. [isim] Güzel kadın
    • "Dün Sirkeci istasyonunu görmeliydiniz, ecemiz geldi." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Kraliçe

EDE

  1. [isim] Büyük erkek kardeş, ağabey

EDA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Davranış, tavır
    • "Alaycı bir eda ile soruyorum." (Refik Halit Karay)
  2. Naz, işve
    • "Giyimi kuşamı tepeden tırnağa Paris modası ya, nazı edası hiç aşağı kalmıyor ki!" (Atilla İlhan)
  3. Anlatış biçimi, tarzı
    • "Sonra birdenbire sözlerinin konferans edasını değiştirerek bana sordu." (Ömer Seyfettin)

EKÜ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Avro

EGO

Kelime Kökeni : Latince

  1. [isim] Ben (III)
    • "Örnek devlet adamı bence egosunun aleyhine özveride bulunabilen adamdır." (Haldun Taner)

EFE

  1. [isim] Yiğit, özellikle Batı Anadolu köy yiğidi, zeybek
  2. Ağabey
  3. Kabadayı
  4. Kaptan

EKO

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yankı

EGE

  1. [isim] Bir çocuğu koruyan, işlerine bakan ve her türlü davranışından sorumlu kimse, veli, iye

EVÇ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] En yüce yer
  2. Yeröte
  3. Günöte
  4. Eviç

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü