Başında düz olan 9 harfli 13 kelime var. Düz ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde düz olan kelimeler listesine ya da sonu düz ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında düz bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Düz Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
D Z Ü
3 Harfli Kelimeler
DÜZ
2 Harfli Kelimeler
DÜ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DÜZLEMSEL
-
-
[sıfat]
Düzlem niteliğinde olan
-
[sıfat]
Düzlem niteliğinde olan
- DÜZELTİCİ
-
-
[isim]
Düzeltme işini yapan nesne
-
Bakınız düzeltmen
-
Düzeltme özelliği taşıyan
- "... ama gereken yerlere araştırıcı, değiştirici, düzeltici ve ayarlayıcı prizmalar konmuştur."
-
[isim]
Düzeltme işini yapan nesne
- DÜZLETMEK
-
-
[-i]
Düz duruma getirmek
-
[-i]
Düz duruma getirmek
- DÜZEÇLEME
-
-
[isim]
Aynı düzeye getirme, yüzey ayrımlarını ölçme; tesviye
-
[jeoloji]
Bir yerin değişik noktalardaki yükseltisini, deniz yüzeyi göre belirlemek için yapılan işlemlerin bütünü
-
[isim]
Aynı düzeye getirme, yüzey ayrımlarını ölçme; tesviye
- DÜZENLEME
-
-
[isim]
Düzenlemek işi; tertip, organizasyon
- "En saçma görünen batıl inançlar dahi insanın bir duygusunu, bir davranışını düzenleme gayesini güder."
-
Belirli bir düzene göre bir araya getirilmiş olan nesne; aranjman
- "Çiçek aranjmanı."
-
Düzene koyma; yapılanma, kodifikasyon, regülasyon
-
[hukuk]
Yayımlanan mevzuatın derlenip toplanması ve mevzuatta yapılan değişikliklerin ilgili ana mevzuata işlenmesi; kodifikasyon
-
[müzik]
Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde yapılan değişiklik; aranjman
-
[isim]
Düzenlemek işi; tertip, organizasyon
- DÜZGÜNSÜZ
-
-
[sıfat]
Yüzüne düzgün sürmemiş olan
- "Şu kadını düzgünsüz, boyasız bir hâlde yakından bir görsem."
-
[sıfat]
Yüzüne düzgün sürmemiş olan
- DÜZGÜNLÜK
-
-
[isim]
Düzgün olma durumu
-
[isim]
Düzgün olma durumu
- DÜZDÜRMEK
-
-
[-i]
Düzme işini yaptırmak
-
[-i]
Düzme işini yaptırmak
- DÜZLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Düz duruma getirilmek
-
[nesnesiz]
Düz duruma getirilmek
- DÜZEBİLME
-
-
[isim]
Düzebilmek işi
-
[isim]
Düzebilmek işi
- DÜZELTMEN
-
-
[isim]
Basılmak üzere dizilmekte olan bir eserin provalarını düzeltme ile görevli kimse; düzeltici, musahhih
- "Bölüm düzeltmenler -eskiler musahhih derdi- ve yazarlar tarafından düzeltilip bana döndüğünde bu atasözünün düzeltilmediğini görünce iyi niyetle çalışma odasına gidip yazar ekibini sözlü olarak ikna etmeye çalıştım."
-
[isim]
Basılmak üzere dizilmekte olan bir eserin provalarını düzeltme ile görevli kimse; düzeltici, musahhih
- DÜZELTMEK
-
-
[-i]
Düzgün duruma getirmek
- "Kirli eşyalarımı paketlere sardım, bavulumu düzelttim."
-
Bozukluğunu gidermek, onarmak
-
Yanlıştan kurtarmak
- "Öğleden sonra nüfus kâğıdını getir, kaydını düzeltelim."
-
[-i]
Düzgün duruma getirmek
- DÜZLEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Düz duruma gelmek; düzelmek
-
[nesnesiz]
Düz duruma gelmek; düzelmek