Başında düz olan 6 harfli 9 kelime var. Düz ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde düz olan kelimeler listesine ya da sonu düz ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında düz bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Düz Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
D Z Ü
3 Harfli Kelimeler
DÜZ
2 Harfli Kelimeler
DÜ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DÜZEME
-
-
[isim]
Düzemek işi
-
[isim]
Düzemek işi
- DÜZGÜN
-
-
[sıfat]
Doğru ve pürüzsüz; muntazam
- "Ayşe çayı demlemiş, düzgün dilimlerle francala kesiyordu."
-
Düzenli, kusursuz olan; biçimli, rabıtalı, muntazam
-
Hiçbir eksiği olmayan
- "Belli ki hâlleri vakitleri çok düzgün değil."
-
[zarf]
Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde
- "Düzgün konuşuyor."
-
[matematik]
Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim)
- "Düzgün çok yüzlü."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız fondöten
-
[sıfat]
Doğru ve pürüzsüz; muntazam
- DÜZLEM
-
-
[sıfat]
Üzerinde girinti ve çıkıntı olmayan
-
[isim, matematik]
Üzerine, kesişen iki doğrunun her noktasının dokunması gereken yüzey; müstevi
-
[isim, mecaz]
Bakınız ortam
- "Böyle bir anlaşma var, hem ulusal hem uluslararası düzlemde sessiz bir anlaşma."
-
[sıfat]
Üzerinde girinti ve çıkıntı olmayan
- DÜZLÜK
-
-
[isim]
Düz olma durumu
-
Bakınız alan
- "Derenin önündeki düzlükten birdenbire bir ses duydum, durdum."
-
[coğrafya]
Deniz yüzeyine göre değişik yüksekliklerde olan az eğimli yer
-
[isim]
Düz olma durumu
- DÜZİKO
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Bakınız düz rakı
- "Kadeh kadeh düzikoyu yuvarlayarak..."
-
[isim]
Bakınız düz rakı
- DÜZİNE
-
Kelime Kökeni: İtalyanca dozzina
-
[isim]
Aynı cinsten on iki parçanın oluşturduğu takım
-
[sıfat, mecaz]
Çok miktarda olan
- "Bundan sonra en kibar adamların bile düzineyle çocuklarını taşımalarına onların gürültüsü, cıvıltısı arasında yaşamalarına şaşmadım."
-
[isim]
Aynı cinsten on iki parçanın oluşturduğu takım
- DÜZKÖY
-
-
[isim]
Trabzon iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Trabzon iline bağlı ilçelerden biri
- DÜZMEK
-
-
[-i]
Bir gereksinimi karşılamak amacıyla birçok şeyi birbirini tamamlayacak biçimde bir araya getirmek
- "Oğlum Sıtkı için son zamanlarda epeyce temiz ev eşyası düzdü diyorlar."
-
Düzene sokmak, düzene koymak, sıralamak, elverişli, uygun bir duruma getirmek
-
[-e]
Şiir, destan, şarkı vb. yaratmak, oluşturmak, meydana getirmek
- "Yeşil caminin avlusundaki sette oturmuş, Nilüfer ovasına şiir düzerken..."
-
[nesnesiz]
Bakınız uydurmak
- "Bir sürü yalan düzmüş."
-
[kaba konuşmada]
Erkek, cinsel ilişkide bulunmak
-
[-i]
Bir gereksinimi karşılamak amacıyla birçok şeyi birbirini tamamlayacak biçimde bir araya getirmek
- DÜZİÇİ
-
-
[isim]
Osmaniye iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Osmaniye iline bağlı ilçelerden biri