Başında olan 6 harfli 35 kelime var. Dü ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde dü olan kelimeler listesine ya da sonu dü ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında dü bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DÜZGÜN

  1. [sıfat] Doğru ve pürüzsüz, muntazam
    • "Düzgün tahta. Düzgün yol."
  2. Düzenli, kusursuz, insicamlı, rabıtalı, muntazam
  3. İyi
    • "Belli ki hâlleri vakitleri çok düzgün değil." (Memduh Şevket Esendal)
  4. [zarf] Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde
    • "Düzgün konuşuyor."
  5. Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim)
    • "Düzgün çok yüzlü."
  6. [isim] Kadınların, teni pürüzsüz göstermesi, renk vermesi için yüzlerine sürdükleri yarı sıvı veya boyalı krem, fondöten

DÜRÜŞT

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Sert, gücendirici, kırıcı
    • "Ömründe bir defa kimseye dürüşt bir söz söylememişti." (Yahya Kemal Beyatlı)

DÜŞLEM

  1. [isim] Düş yoluyla beliren görüntü
    • "Öykümde, düşlemi uç noktasına vardırıp, bir öykü kişisinden söz etmiştim." (Selim İleri)

DÜŞSÜZ

  1. [sıfat] Düşü olmayan
    • "Geceleri bile düşsüz koyu bir uyku çekerdi." (Haldun Taner)

DÜLDÜL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Mekanik olarak çalışan oyuncak çocuk arabası
  2. At
    • "Şu bizim düldüle bir saman vesikası lütfetseniz keyfime payan olmayacak." (Peyami Safa)
  3. Eski otomobil
  4. Modası geçmiş araç

DÜELLO

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] İki kişi arasında, tanıklar önünde yapılan silahlı vuruşma
  2. İki kişi arasında tanıklar önünde yapılan sözlü atışma
  3. İki siyasi, ekonomik güç arasındaki çatışma

DÜĞMÜK

  1. [isim] Düğüm
    • "Bazı aileler resmî nikâh yanında bir de imam nikâhı kıyıveriyorlarmış. Bunu da bir paketin kınnapla bağlandıktan sonra düğmük üstüne düğmük atılmasına benzetiyorlar." (Çetin Altan)

DÜZİÇİ
...
DÜMBÜK

  1. [isim] Pezevenk

DÜNDEN

  1. [zarf] Bugünden bir önceki günden
    • "Dünden kalma yemek."

DÜKLÜK

  1. [isim] Dük olma durumu
  2. Bir dükün yönetimindeki ülke

DÜZEME

  1. [isim] Düzemek işi

DÜRBÜN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Uzaktaki cisimlerin görüntülerini büyütmeye veya yaklaştırmaya yarayan, objektif ve oküler adlı iki mercekten oluşan optik alet, bakaç
  2. Gözetleme deliği

DÜZİNE

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Aynı cinsten on iki parçanın oluşturduğu takım

DÜMTEK

  1. [isim] Klasik Türk müziğinde tempo
    • "Ellerini dümtek usulü ile dizlerine vurur." (Ömer Seyfettin)

DÜMDÜZ

  1. [sıfat] Çok düz
    • "Mühendislerin keşfine göre, taş ocağı olarak işletilirse yirmi senede dümdüz olabilirmiş." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Sade, basit
    • "Yirmi iki senelik dümdüz bir hayat." (Aka Gündüz)
  3. Bilgisi, görgüsü çok dar bir sınır içinde kalan (kimse)

DÜRTÜŞ

  1. [isim] Dürtme işi veya biçimi

DÜZLÜK

  1. [isim] Düz olma durumu
  2. Geniş, düz yer
    • "Derenin önündeki düzlükten birdenbire bir ses duydum, durdum." (Halide Edip Adıvar)
  3. Deniz yüzeyine göre değişik yüksekliklerde olan az eğimli yer

DÜZMEK

  1. [-i] Bir gereksinimi karşılamak amacıyla birçok şeyi birbirini tamamlayacak biçimde bir araya getirmek
    • "Oğlum Sıtkı için son zamanlarda epeyce temiz ev eşyası düzdü diyorlar." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Düzene sokmak, düzene koymak, sıralamak, elverişli, uygun bir duruma getirmek
    • "İskambil kâğıtlarını düzdü."
  3. [-e] Yaratmak, oluşturmak, meydana getirmek
    • "Yeşil caminin avlusundaki sette oturmuş, Nilüfer ovasına şiir düzerken..." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. [nsz] Uydurmak
    • "Bir sürü yalan düzmüş."
  5. Cinsel ilişkide bulunmak

DÜRMEK

  1. [-i] Bir şeyi kıvırıp silindir biçiminde kendi üzerine sarmak
    • "Kâğıdı dürmek. Halıyı dürmek."
  2. Bir şeyi üst üste katlamak

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü