Başında duy olan 8 harfli 12 kelime var. Duy ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde duy olan kelimeler listesine ya da sonu duy ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında duy bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Duy Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

D U Y

3 Harfli Kelimeler

DUY

2 Harfli Kelimeler

UY

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DUYULMAK

  1. [nesnesiz] Duyma işine konu olmak; işitilmek
    • "Arada bir küçük dalgaların kâh gülüştükleri, kâh ağlaştıkları duyulur." (Abdülhak Şinasi Hisar)
DUYUMSUZ

  1. [sıfat] Duyumu olmayan
DUYUMSAL

  1. [sıfat, biyoloji] Duyu organları ile ilgili
    • "Duyumsal sinirler. İşitme, duyumsal bir görevdir."
  2. Duyuma ait, duyumla ilgili
    • "Nihayet toplumsal çöküşün birey üzerinde yarattığı düşünsel, duyumsal karmaşaya geçilir." (Selim İleri)
DUYGUSUZ

  1. [sıfat] Duygusu, duyarlığı olmayan; hissiz
    • "Alığa döndüm, bir çuval pamuk kadar duygusuzum." (Aka Gündüz)
  2. Katı yürekli; hissiz
    • "Doktorlukta fazla duygulu olmaya yer yoktur ama, duygusuz görünmeye de hiç!" (Necip Fazıl Kısakürek)
DUYGUSAL

  1. [sıfat] Duygularla ilgili, duygulara dayanan; hissî
    • "Bu duygusal atmosferden etkileniyorum." (Ahmet Ümit)
  2. Duygunun ağır bastığı, duygunun aşırı etkilediği (eser veya insan)
    • "Tüm güzel ve yüce şeylere bayılırım. Doğuştan duygusalımdır ben." (Nâzım Hikmet)
DUYURTMA

  1. [isim] Duyurtmak işi
DUYARSIZ

  1. [sıfat] Duyarlı olmayan
DUYUÜSTÜ

  1. [sıfat, felsefe] Duyularla verilmeyen
  2. Algılama yoluyla değil, düşünme ile kavranan
DUYURMAK

  1. [-e, -i] Duymasını sağlamak
    • "Sesini duyuramadığını anlayarak daha kuvvetle tekrar etti." (Peyami Safa)
  2. İlan etmek
    • "Zaman zaman tiyatrolar yeni dekorlar yaptıklarında bunu halka övünçle duyururlardı." (Metin And)
  3. [mecaz] Bir duyguyu, olayı sezdirmek
DUYARLIK

  1. [isim] Bakınız duyarlılık
    • "Hastalıklı duyarlığıyla geçmiş bir dönemin yazarıydı o!" (Necati Cumalı)
  2. Zayıf bir etkiye karşı, tepki gösterebilme yeteneği
    • "Gözün aşırı duyarlığı."
  3. [sinema, televizyon] Bir duyar katın ışıktan etkilenme yeteneği
DUYURUCU

  1. [sıfat] Duyuran, haber veren
DUYGUDAŞ

  1. [isim] Bir konuda duyguları diğer bir kişiyle aynı olan kimse
  2. Üyesi olmadığı hâlde bir partinin, bir kuruluşun görüşlerini benimseyen veya bir görüşü, bir öğretiyi, bir akımı tutan kimse; sempatizan
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü