Başında duy olan 8 harfli 12 kelime var. Duy ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde duy olan kelimeler listesine ya da sonu duy ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında duy bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Duy Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
D U Y
3 Harfli Kelimeler
DUY
2 Harfli Kelimeler
UY
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DUYULMAK
-
-
[nesnesiz]
Duyma işine konu olmak; işitilmek
- "Arada bir küçük dalgaların kâh gülüştükleri, kâh ağlaştıkları duyulur."
-
[nesnesiz]
Duyma işine konu olmak; işitilmek
- DUYUMSUZ
-
-
[sıfat]
Duyumu olmayan
-
[sıfat]
Duyumu olmayan
- DUYUMSAL
-
-
[sıfat, biyoloji]
Duyu organları ile ilgili
- "Duyumsal sinirler. İşitme, duyumsal bir görevdir."
-
Duyuma ait, duyumla ilgili
- "Nihayet toplumsal çöküşün birey üzerinde yarattığı düşünsel, duyumsal karmaşaya geçilir."
-
[sıfat, biyoloji]
Duyu organları ile ilgili
- DUYGUSUZ
-
-
[sıfat]
Duygusu, duyarlığı olmayan; hissiz
- "Alığa döndüm, bir çuval pamuk kadar duygusuzum."
-
Katı yürekli; hissiz
- "Doktorlukta fazla duygulu olmaya yer yoktur ama, duygusuz görünmeye de hiç!"
-
[sıfat]
Duygusu, duyarlığı olmayan; hissiz
- DUYGUSAL
-
-
[sıfat]
Duygularla ilgili, duygulara dayanan; hissî
- "Bu duygusal atmosferden etkileniyorum."
-
Duygunun ağır bastığı, duygunun aşırı etkilediği (eser veya insan)
- "Tüm güzel ve yüce şeylere bayılırım. Doğuştan duygusalımdır ben."
-
[sıfat]
Duygularla ilgili, duygulara dayanan; hissî
- DUYURTMA
-
-
[isim]
Duyurtmak işi
-
[isim]
Duyurtmak işi
- DUYARSIZ
-
-
[sıfat]
Duyarlı olmayan
-
[sıfat]
Duyarlı olmayan
- DUYUÜSTÜ
-
-
[sıfat, felsefe]
Duyularla verilmeyen
-
Algılama yoluyla değil, düşünme ile kavranan
-
[sıfat, felsefe]
Duyularla verilmeyen
- DUYURMAK
-
-
[-e, -i]
Duymasını sağlamak
- "Sesini duyuramadığını anlayarak daha kuvvetle tekrar etti."
-
İlan etmek
- "Zaman zaman tiyatrolar yeni dekorlar yaptıklarında bunu halka övünçle duyururlardı."
-
[mecaz]
Bir duyguyu, olayı sezdirmek
-
[-e, -i]
Duymasını sağlamak
- DUYARLIK
-
-
[isim]
Bakınız duyarlılık
- "Hastalıklı duyarlığıyla geçmiş bir dönemin yazarıydı o!"
-
Zayıf bir etkiye karşı, tepki gösterebilme yeteneği
- "Gözün aşırı duyarlığı."
-
[sinema, televizyon]
Bir duyar katın ışıktan etkilenme yeteneği
-
[isim]
Bakınız duyarlılık
- DUYURUCU
-
-
[sıfat]
Duyuran, haber veren
-
[sıfat]
Duyuran, haber veren
- DUYGUDAŞ
-
-
[isim]
Bir konuda duyguları diğer bir kişiyle aynı olan kimse
-
Üyesi olmadığı hâlde bir partinin, bir kuruluşun görüşlerini benimseyen veya bir görüşü, bir öğretiyi, bir akımı tutan kimse; sempatizan
-
[isim]
Bir konuda duyguları diğer bir kişiyle aynı olan kimse