Başında do olan 8 harfli 82 kelime var. Do ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde do olan kelimeler listesine ya da sonu do ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında do bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Do Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

D O

2 Harfli Kelimeler

DO, OD

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DOKUZLUK

  1. [sıfat] Dokuzu bir arada, dokuz taneden oluşmuş, dokuz tane alabilen
DOLAPSIZ

  1. [sıfat] Dolabı olmayan
  2. Dolaplanmamış (deri, dokuma, metal, taş, halı vb.)
DOĞDURMA

  1. [isim] Doğdurmak işi
DOĞRULUM

  1. [isim, biyoloji] Bakınız yönelim
DOĞRULUK

  1. [isim] Doğru ve dürüst olma durumu, doğru olana yakışır davranış; dürüstlük
    • "Güzel düşün, iyi hisset, yanılma, aldanma / Ne varsa doğrudadır, doğruluk şaşar sanma" (Tevfik Fikret)
  2. [felsefe] Düşüncenin gerçekle uyuşması, yargı ve önermelerin gerçeğe uygun olması
DOĞURTMA

  1. [isim] Doğurtmak işi
DOKUNSAL

  1. [sıfat, biyoloji] Dokunum ile ilgili olan
DOLAYSIZ

  1. [sıfat] Doğrudan doğruya olan; vasıtasız, bilavasıta
    • "Yazarın bize dolaysız biçimde betimlediği başkişi nasıl bir erkek?" (Selim İleri)
  2. [zarf] Araya herhangi bir araç girmeden
    • "Kadının üretime dolaysız katılması, ona ekonomik özgürlüğünü sağlamaktır." (Attilâ İlhan)
DOMUZLAN

  1. [isim, hayvan bilimi] Kın kanatlılardan bir böcek (Brachynus crepitans)
DOĞRAYIŞ

  1. [isim] Doğramak işi
DOĞURGAN

  1. [sıfat] Çok doğuran
  2. [mecaz] Verimli olan
    • "Oğlu Hakan'ın doğduğu yıl meyveye duran dut, en doğurgan dönemindeydi." (Muzaffer Uyguner)
  3. [mecaz] Çok eser veren; velut
    • "Doğurgan bir yazar olmanın genel kültürle bağlantılı ilişkisini yadsıyacak değilim." (Selim İleri)
DOLUŞMAK

  1. [nesnesiz] Bir yerde toplanmak, bir araya gelmek
    • "Arkasındaki bütün ömrünün bedbahtlığı suratına doluştu." (Mithat Cemal Kuntay)
DONDURAÇ

  1. [isim] Bakınız derin dondurucu
DOKUZTAŞ

  1. [isim] Dokuz taşla oynanan ve taşların yerleri ile yürütme yolları çizgilerle gösterilen oyun; dokurcun
DOMALTMA

  1. [isim] Domaltmak işi
DOKUYUCU

  1. [isim] Bakınız dokumacı
DOĞRANIŞ

  1. [isim] Doğranmak işi
DOLMUŞÇU

  1. [isim] Dolmuş işleten kimse
    • "Dolmuşçuların çoğu da babasının, anasının evini satarak bir araba edinmiştir." (Falih Rıfkı Atay)
DOLMALIK

  1. [sıfat] Dolma yapmaya yarar
    • "Dolmalık fıstık."
DOĞRUSUZ

  1. [sıfat] Doğrusu olmayan
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü