Başında do olan 8 harfli 82 kelime var. Do ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde do olan kelimeler listesine ya da sonu do ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında do bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
D O Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
DO, OD
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DOĞRUSUZ
-
-
[sıfat]
Doğrusu olmayan
-
[sıfat]
Doğrusu olmayan
- DOLDURUŞ
-
-
[isim]
Doldurma işi veya biçimi
- "Kimler dolduruşa getirdi sizleri, kimlere kandınız?" (Ayşe Kulin)
-
[isim]
Doldurma işi veya biçimi
- DOĞURUCU
-
-
[sıfat]
Yeni düşünceleri ortaya koyan (kimse), üretken, yaratıcı
- "Ziya Gökalp'ın kuvvetli bir hafızası, doğurucu bir muhayyilesi vardı."
-
[sıfat]
Yeni düşünceleri ortaya koyan (kimse), üretken, yaratıcı
- DOKURCUN
-
-
[isim]
Ot veya ekin yığını, tokurcun
-
Dokuztaş oyunu
-
Çizgili şayak kumaş
-
[isim]
Ot veya ekin yığını, tokurcun
- DOYULMAK
-
-
[-e]
Doymak
- "Bu kadar yemekle doyulur mu? Güzel şeylere doyulmaz."
-
[-e]
Doymak
- DOKSANAR
-
-
[sıfat]
Doksan sıfatının üleştirme biçimi, her birine doksan, her defasında doksanı bir arada olan
-
[sıfat]
Doksan sıfatının üleştirme biçimi, her birine doksan, her defasında doksanı bir arada olan
- DOKUTMAK
-
-
[-i]
Dokuma işini yaptırmak
-
[-i]
Dokuma işini yaptırmak
- DOĞRATMA
-
-
[isim]
Doğratmak işi
-
[isim]
Doğratmak işi
- DOLAKSIZ
-
-
[sıfat]
Dolağı olmayan, büzgüsü bulunmayan
- "Adamın sırtında yakasız bir mintanı, bacaklarında da dolaksız bir külot vardı." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Dolağı olmayan, büzgüsü bulunmayan
- DOLAPSIZ
- ...
- DOKURCUK
-
-
[isim]
Desenli veya yollu dokunmuş yün kumaş
-
[isim]
Desenli veya yollu dokunmuş yün kumaş
- DOKUNSAL
-
-
[sıfat]
Dokunum ile ilgili olan
-
[sıfat]
Dokunum ile ilgili olan
- DONANMAK
-
-
[nsz]
Giyinip kuşanmak, süslenmek
-
[-le]
Yayılıp kaplanmak
- "Baharda ağaçlar çiçeklerle donandı."
-
[-le]
Işıklı duruma gelmek, ışıklarla bezenmek
- "Bu gördüğünüz yol şenlik gecesi gibi ardı arası kesilmez sıra sıra otomobillerin fenerleriyle donanırdı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Gerekli nesneler bir araya getirilip süslenmek, gösterişli duruma getirilmek
- "Kırk türlü kuru yemişle donanmış masanın ortasına dikilmiş bir ince, ufak mum vardı." (Aka Gündüz)
-
[nsz]
Giyinip kuşanmak, süslenmek
- DOĞAÜSTÜ
-
-
[sıfat]
Doğa yasalarına uymayan, doğa yasalarıyla açıklanamayan, tabiatüstü
-
[sıfat]
Doğa yasalarına uymayan, doğa yasalarıyla açıklanamayan, tabiatüstü
- DOLMALIK
-
-
[sıfat]
Dolma yapmaya yarar
- "Dolmalık fıstık."
-
[sıfat]
Dolma yapmaya yarar
- DOMİNYON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İngiliz Uluslar Topluluğu'na üye olan bağımsız ülke
- "Avustralya dominyonu. Yeni Zelanda dominyonu."
-
[isim]
İngiliz Uluslar Topluluğu'na üye olan bağımsız ülke
- DOĞRULUŞ
- ...
- DOKSANLI
- ...
- DOMUZLUK
-
-
[isim]
Hainlik, haincesine inatçılık
- "Köylü, bu yalancı dilde bir tuzak, bir domuzluk sezer gibi oldu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Su değirmeninde çarkın bulunduğu ve döndüğü yer
-
[isim]
Hainlik, haincesine inatçılık
- DOYUMEVİ
-
-
[isim]
Gösterişsiz, küçük lokanta
-
[isim]
Gösterişsiz, küçük lokanta