Başında do olan 8 harfli 82 kelime var. Do ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde do olan kelimeler listesine ya da sonu do ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında do bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

D O Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

DO, OD

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DOYUMSUZ

  1. [sıfat] Tatmin olmayan
  2. Sonu gelmeyen, sınırsız
    • "Erhan'ı doyumsuz bir sevgi ile kucakladılar." (Etem İzzet Benice)
  3. Bıkılmayan

DOĞRUDAN

  1. [sıfat] Aracısız
    • "Doğrudan pazarlık."
  2. [zarf] Aracısız olarak, herhangi bir aracı kullanmadan
    • "Devreye girmeselerdi seninle doğrudan görüşmek niyetindeydim." (Ahmet Ümit)

DOLAYSIZ

  1. [sıfat] Doğrudan doğruya olan, vasıtasız, bilavasıta
    • "Yazarın bize dolaysız biçimde betimlediği başkişi nasıl bir erkek?" (Selim İleri)
  2. [zarf] Araya herhangi bir araç girmeden
    • "Kadının üretime dolaysız katılması, ona ekonomik özgürlüğünü sağlamaktır." (Atilla İlhan)

DOĞANŞAR
...
DOLUNMAK
...
DOKSANAR

  1. [sıfat] Doksan sıfatının üleştirme biçimi, her birine doksan, her defasında doksanı bir arada olan

DOMİNYON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] İngiliz Uluslar Topluluğu'na üye olan bağımsız ülke
    • "Avustralya dominyonu. Yeni Zelanda dominyonu."

DONANMAK

  1. [nsz] Giyinip kuşanmak, süslenmek
  2. [-le] Yayılıp kaplanmak
    • "Baharda ağaçlar çiçeklerle donandı."
  3. [-le] Işıklı duruma gelmek, ışıklarla bezenmek
    • "Bu gördüğünüz yol şenlik gecesi gibi ardı arası kesilmez sıra sıra otomobillerin fenerleriyle donanırdı." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. Gerekli nesneler bir araya getirilip süslenmek, gösterişli duruma getirilmek
    • "Kırk türlü kuru yemişle donanmış masanın ortasına dikilmiş bir ince, ufak mum vardı." (Aka Gündüz)

DOKSANLI
...
DOLDURUŞ

  1. [isim] Doldurma işi veya biçimi
    • "Kimler dolduruşa getirdi sizleri, kimlere kandınız?" (Ayşe Kulin)

DOLANMAK

  1. [-e] Bir şeyin çevresine sarılmak
    • "Kocasının kolu beline bir kobra gibi dolanmış, ince kaburgalarını birbirine geçirecek gibi sıkıyordu." (Halide Edip Adıvar)
    • "Dolap beygirinin en büyük şansı gözlerinin bağlı olmasıdır; böylece aynı çember içinde dolanıp durduğunun farkında olmaz." (Ahmet Ümit)
  2. [nsz] Bir şeyin çevresinde dönmek, gezmek, dolaşmak
    • "Arkadan dolanıp uzaktan gözetleyecekti çeşmeyi." (Çetin Altan)
  3. [nsz] Karışmak, dolaşmak
  4. [-de] Gelişigüzel gezmek
    • "Kızlarının, gelinlerinin evleri arasında dolanıyor, hep evini, komşularını arıyordu." (Necati Cumalı)

DOĞUMSAL

  1. [sıfat] Doğumdan, soydan gelen
    • "Doğumsal kalp hastalıkları."

DOĞUMEVİ

  1. [isim] Doğum yapılan sağlık kuruluşu

DOLUKMAK

  1. [nsz] Göz yaşarmak, ağlayacak duruma gelmek

DOĞRAYIŞ

  1. [isim] Doğrama işi veya biçimi

DOĞRUSAL

  1. [sıfat] Bir doğru ile ilgili olan
  2. Bir doğruyu izleyen
  3. Bir doğrunun denklemi birinci dereceden olduğu için birinci derece ifadelerine genel olarak verilen sıfat
    • "Doğrusal denklemler."

DOĞURGAN

  1. [sıfat] Çok doğuran
  2. Çok eser veren, velut
    • "Doğurgan bir yazar olmanın genel kültürle bağlantılı ilişkisini yadsıyacak değilim." (Selim İleri)

DOLAPSIZ
...
DOKUMALI

  1. [sıfat] Dokuması olan
  2. Dokunmuş
    • "Ayağındaki seyrek dokumalı çorabından utanarak beni önüne doğru itip arkamdan yürüdü." (Falih Rıfkı Atay)

DOMUZLUK

  1. [isim] Hainlik, haincesine inatçılık
    • "Köylü, bu yalancı dilde bir tuzak, bir domuzluk sezer gibi oldu." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Su değirmeninde çarkın bulunduğu ve döndüğü yer

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü