Başında do olan 6 harfli 29 kelime var. Do ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde do olan kelimeler listesine ya da sonu do ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında do bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

D O Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

DO, OD

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DOYMUŞ

  1. [sıfat] Bir şey yiyerek tok duruma gelmiş
  2. İsteği kalmamış, isteği giderilmiş, tatmin olmuş
  3. Doyma durumuna gelmiş (gaz, sıvı veya elektromıknatıs), meşbu

DOKTOR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Hekim
    • "Çare bulunsun diye az mı ebe kapısı çaldılar, doktor doktor gezdiler?" (Atilla İlhan)
  2. Bir fakülteyi veya bir yüksekokulu bitirdikten sonra belli bir bilim dalında en yükseköğrenim basamağına vardığını, geçirdiği özel sınavla ve başarılı bir eserle gösterenlere verilen akademik unvan

DOLAYI

  1. [sıfat] Çevrede, etrafta bulunan
    • "Atlar koşacak. Pehlivanlar güreşecek. Şehirden, dolayı köylerden çağrılanlar geliyorlar." (Memduh Şevket Esendal)
  2. [zarf] Ötürü
    • "Daha dün bu sözümden dolayı okşuyorlardı." (Refik Halit Karay)

DOYGUN

  1. [sıfat] Her türlü gereksinimini gidermiş, tatmin olmuş, müstağni

DONATI

  1. [isim] Teçhizat

DOMİNO

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Üzerleri noktalarla işaretli dikdörtgen biçiminde yirmi sekiz taşla masa üzerinde oynanan bir oyun
    • "Kahvede vakit tavla, dama ya da domino oynayarak geçer." (Salâh Birsel)
  2. Maskeli balolarda giyilen kukuletalı uzun giysi

DOÇENT

Kelime Kökeni : Almanca

  1. [isim] Üniversitelerde profesörden önceki basamakta bulunan öğretim üyesi

DOĞACI

  1. [isim] Doğacılık yanlısı olan kimse, natürist

DOKSAN

  1. [isim] Seksen dokuzdan sonra gelen sayının adı
  2. Bu sayıyı gösteren 90, XC rakamlarının adı
  3. [sıfat] Dokuz kere on, seksen dokuzdan bir artık

DOYMAZ

  1. [sıfat] Açgözlü
    • "Hani vatandaşlarımız da güç, ele avuca sığmaz, kanmaz, doymaz insanlar olsa bari!" (Falih Rıfkı Atay)

DONMAK

  1. [nsz] Sıvı, soğuğun etkisiyle katı duruma gelmek, buz tutmak
  2. Yaşamını yitirmek, soğuktan ölmek
    • "Donmak üzere olan insanların tatlılığını içimde duymaya başladım." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. Çok üşümek
  4. Bitki soğuktan zarar görmek, yararlanılmaz duruma gelmek
  5. Kimyasal bir etki ile katılaşmak
    • "Çimento ve alçı çabuk donar."
  6. Eriyik durumda bulunan bir metal katı duruma geçmek
  7. Beklenmedik bir durum karşısında birden hareketsiz kalmak
    • "Salonun içinde kimse kımıldayamadı. Hepsi olduğu yerde dondu. Taş kesildi." (Ömer Seyfettin)
  8. Gelişmemek, yeniliklere açık olmamak
    • "Bütün kafaların donmuş, taşlaşmış olmasını istiyorlar." (Çetin Altan)

DONSUZ

  1. [sıfat] Don giymemiş olan
  2. Yoksul
  3. Serseri

DOLMEN

  1. [isim] İkisi dikili, üçüncüsü de bunların üzerine kapak gibi yatırılmış üç büyük taştan oluşturulmuş Taş Devri mezarı

DOĞRAM

  1. [isim] Doğrama sonucu ortaya çıkan parça

DOLAMA

  1. [isim] Dolamak işi
  2. Giysilerin üstüne giyilen, önü açık bir tür üstlük
  3. Poşu
    • "Başıma bir dolama sarıp vardım hocanın durağına." (Turan Oflazoğlu)
  4. Çeşitli eserlerdeki barok ve rokoko üslubunda iç içe süsleme motifi
  5. Tırnak yöresindeki yumuşak bölümlerin, bazen de kemiğin iltihaplanmasından ileri gelen ağrılı şiş

DONAMA

  1. [isim] Süsleme, tezyin

DOYMAK

  1. [nsz] İsteği kalmayıncaya kadar yemek, açlığı kalmamak
    • "Ben biraz zeytin, biraz patates, biraz da yemişle doyarım." (Burhan Felek)
  2. [-e] Bir gereksinimini yeteri kadar karşılamak
    • "Toprak suya doydu."
  3. Yeter bulmak, kanmak, tatmin olmak
    • "Dünyanın parasını kazandı, hâlâ doymadı."

DOPİNG

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Bir spor yarışması sırasında vücuda ek enerji sağlamak için kullanılan uyarıcı ilaç
    • "Günahı boynuna, doping de yapıyormuş." (Haldun Taner)

DOSTÇA

  1. [sıfat] Dosta yakışır, dost gibi
    • "Gerçekten dostça bir sohbet oldu, epeyce uzun sürdü." (Atilla İlhan)
  2. [zarf] Dosta yakışır biçimde, dostane

DOKUMA

  1. [isim] Dokumak işi, mensucat, tekstil
    • "Halı dokuma sanatı. Dokuma sanayisi."
  2. Minder örtüsü, yatak kılıfı vb. için kullanılan ve boyalı pamuk ipliğinden dokunan bez
  3. [sıfat] Kumaş olabilen, kumaş yapılabilen
  4. Tezgâhta dokunarak elde edilen (kumaş)
  5. Yapı, oluşum
    • "Bunun için bu ad yıllara dayanacak, boyası has, dokuması sağlam bir ad olmalı, dedim." (Memduh Şevket Esendal)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü