Başında do olan 10 harfli 80 kelime var. Do ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde do olan kelimeler listesine ya da sonu do ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında do bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
D O Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
DO, OD
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DOKÜMANTER
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Belgesel
- "Dokümanter film."
-
[sıfat]
Belgesel
- DOLAŞIKLIK
-
-
[isim]
Dolaşık olma durumu
-
[isim]
Dolaşık olma durumu
- DOMUZLAŞMA
-
-
[isim]
Domuzlaşmak işi
-
[isim]
Domuzlaşmak işi
- DOLANDIRMA
-
-
[isim]
Dolandırmak işi
-
[isim]
Dolandırmak işi
- DOLUVERMEK
- ...
- DONAYAZMAK
- ...
- DOĞANCILIK
-
-
[isim]
Doğancının işi veya mesleği
-
[isim]
Doğancının işi veya mesleği
- DONATILMAK
-
-
[nsz]
Donatma işine konu olmak veya donatma işi yapılmak
- "Renk renk şemsiyelerle donatılmış kilometreler boyu alabildiğine bir plaj..." (Çetin Altan)
-
[nsz]
Donatma işine konu olmak veya donatma işi yapılmak
- DONATTIRMA
-
-
[isim]
Donattırmak işi veya durumu
-
[isim]
Donattırmak işi veya durumu
- DOĞALLIKLA
-
-
[zarf]
Doğal olarak, tabii
-
[zarf]
Doğal olarak, tabii
- DOPDOLULUK
- ...
- DOĞANHİSAR
- ...
- DOLUDİZGİN
-
-
[zarf]
Son hızla, çok hızlı bir biçimde
- "Bir gün doludizgin boşanan atlarımızla." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
Tam anlamıyla
- "Doludizgin, bir bekârlığın tam tadını çıkaran, renkli, değişken, hızlı bir yaşam sürüyordum." (Haldun Taner)
- "Kendimi yalnız sanıyor ve talihin arabasında doludizgin gidiyordum." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
-
[zarf]
Son hızla, çok hızlı bir biçimde
- DOKUMAHANE
-
Kelime Kökeni : Türkçe
-
[isim]
Dokuma tezgâhlarının bulunduğu ve çalıştığı yer
- "Üç yüz otomatik dokuma tezgâhının, kulakları sağır eden bir şakırtıyla çalıştığı dokumahane toz içindeydi." (Orhan Kemal)
-
[isim]
Dokuma tezgâhlarının bulunduğu ve çalıştığı yer
- DOGMACILIK
-
-
[isim]
Öne sürülen öğreti ve ilkeleri eleştirmeden doğru olarak benimseyen ve benimsediği varsayımlardan katı bir yöntemle önermeler türeten anlayış, dogmatizm
-
[isim]
Öne sürülen öğreti ve ilkeleri eleştirmeden doğru olarak benimseyen ve benimsediği varsayımlardan katı bir yöntemle önermeler türeten anlayış, dogmatizm
- DOLDURUŞÇU
- ...
- DOYUMSUZCA
- ...
- DOKUNDURUŞ
- ...
- DOKUNULMAK
-
-
[-e]
Dokunma işine konu olmak
- "Koluna şemsiye ucu ile dokunulduğunu hissetmişti." (Mahmut Yesari)
-
[-e]
Dokunma işine konu olmak
- DOĞUVERMEK
- ...