Başında doğr olan 32 kelime var. Doğr ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde doğr olan kelimeler listesine ya da sonu doğr ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında doğr bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

DOĞRAMACILIK

11 Harfli Kelimeler

DOĞRULANMAK

10 Harfli Kelimeler

DOĞRUCULUK, DOĞRULAMAK, DOĞRULANMA, DOĞRULTMAÇ, DOĞRULTMAK, DOĞRULTMAN

9 Harfli Kelimeler

DOĞRAMACI, DOĞRANMAK, DOĞRATMAK, DOĞRULAMA, DOĞRULMAK, DOĞRULTMA

8 Harfli Kelimeler

DOĞRAMAK, DOĞRANMA, DOĞRATMA, DOĞRAYIŞ, DOĞRUDAN, DOĞRULMA, DOĞRULTU, DOĞRULUK, DOĞRULUM, DOĞRUSAL, DOĞRUSUZ

7 Harfli Kelimeler

DOĞRAMA, DOĞRUCA, DOĞRUCU, DOĞRULU, DOĞRUSU

6 Harfli Kelimeler

DOĞRAM

5 Harfli Kelimeler

DOĞRU


Kelime bulma makinesi

D O R Ğ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

DO, OD

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DOĞRAMACILIK

  1. [isim] Doğramacı olma durumu veya doğramacının sanatı

DOĞRULANMAK

  1. [nsz] Doğrulama işine konu olmak veya doğrulama işi yapılmak

DOĞRULAMAK

  1. [-i] Bir şeyin doğru olduğunu ortaya koymak, desteklemek, teyit etmek, tasdik etmek
    • "Olup bitenler ve başka kaynaklardan alınan haberler Ali Yusuf'u daima doğruluyordu." (Tarık Buğra)
  2. Bir önermenin doğruluğunu veya yanlışlığını belirlemek amacıyla olayları inceleyip araştırmak

DOĞRULTMAN

  1. [isim] Bir nokta veya bir çizginin hareketine yön vererek bu hareketi yöneten şey
  2. Çizgi oluşturan noktanın veya yüzey oluşturan çizginin yönelmesi gereken doğrultuyu gösteren çizgi veya düzlem

DOĞRULTMAÇ

  1. [isim] İki yönlü bir dalgalı akımı, bir yönlü doğru akıma çevirmeye yarayan aygıt, redresör

DOĞRUCULUK

  1. [isim] Doğrucu olma durumu
    • "Gönüllü doğruculuğun o kadarı tatlı anılar edinme şanslarını büyük çapta kısıtlar." (Refik Erduran)
  2. Bir insanın söz ve hareketleriyle kanaat ve inançlarının, düşünüşünün uyuşması

DOĞRULANMA

  1. [isim] Doğrulanmak işi

DOĞRULTMAK

  1. [-i] Doğrulmasını sağlamak, doğru duruma getirmek
    • "Aralarında bellerini doğrultamayacak kadar yaşlıları da vardı." (Tarık Buğra)
  2. Düzeltmek
    • "Yanlışları doğrultmak."
  3. Yöneltmek
  4. Yön bulmak
    • "Karşıki tepeye bakarak yolu doğrultup geldim."
  5. Para sağlamak, kazanmak
    • "Bütçemizi doğrultur, pansiyoner olmaktan vazgeçeriz." (Atilla İlhan)

DOĞRULMAK

  1. [nsz] Eğik veya eğri bir şey, düz bir duruma gelmek
  2. Oturan veya yatan bir kimse toparlanmak, dik bir duruma gelmek
    • "Uzandığım yerden hafifçe doğrularak onları çizmeye başlıyorum." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. [-e] Yönelmek
    • "Çocuk hızlı, paytak adımlarla parkın kapısına doğruldu." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. Yeniden güçlenmek, kalkınmak
  5. Para sağlanmak, kazanılmak
    • "Nasıl, gündelik doğruldu mu?"

DOĞRAMACI

  1. [isim] Ahşap doğrama yapan kimse

DOĞRULTMA

  1. [isim] Doğrultmak işi

DOĞRATMAK

  1. [-i] Doğrama işini yaptırmak

DOĞRULAMA

  1. [isim] Doğrulamak işi, teyit, tasdik, konfirmasyon
  2. Bir varsayımın doğruluğunu denetlemek için deney ve mantıksal tanıtlama yoluyla yapılan işlemlerin bütünü

DOĞRANMAK

  1. [nsz] Kesilmek, parça parça edilmek
    • "Bu leğenlere haşlanmış et ve ekmek doğranmıştı." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Kesilir gibi ağrımak
    • "Kollarım doğranıyor."

DOĞRULTU

  1. [isim] Yön, istikamet
    • "Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda ... devletin gözetim ve denetimi altında yapılır." (Anayasa)
  2. Tutulan, izlenen yol
  3. Paralel olmayan iki sonsuz doğruyu birbirinden ayırt ettiren durum
    • "Düz gittiği veya geldiği düşünülen bir okun uzayda kalan izi, okun doğrultusunu gösterir."
  4. Belli bir sonsuz doğrunun belirttiği tek yol, istikamet

DOĞRULUM

  1. [isim] Yönelim

DOĞRATMA

  1. [isim] Doğratmak işi

DOĞRANMA

  1. [isim] Doğranmak işi

DOĞRULMA

  1. [isim] Doğrulmak işi

DOĞRUSAL

  1. [sıfat] Bir doğru ile ilgili olan
  2. Bir doğruyu izleyen
  3. Bir doğrunun denklemi birinci dereceden olduğu için birinci derece ifadelerine genel olarak verilen sıfat
    • "Doğrusal denklemler."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü