"Çocuk, hâlâ dil ağız vermeden yatıyordu."
(Reşat Nuri Güntekin)
"Ninniyi mutlaka söylemesi için ona bir sürü dil döktü."
(Osman Cemal Kaygılı)
"Mütemadiyen gülüp söylüyordum. Hacı Kalfanın ellerini dizlerine vurarak: -Dil otu mu yedin be kızım? diye bir gülmesi var ki..."
(Reşat Nuri Güntekin)