Başında dik olan 8 harfli 21 kelime var. Dik ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde dik olan kelimeler listesine ya da sonu dik ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında dik bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Dik Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

D K İ

3 Harfli Kelimeler

DİK

2 Harfli Kelimeler

İD, Kİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DİKLEŞME

  1. [isim] Dikleşmek işi veya durumu
DİKENLİK

  1. [isim] Dikenli bitkileri çok olan yer
    • "Dünyada kurumayan, dikenlik hâline gelmeyen hiçbir yeşil köşe kalmıyor." (Hüseyin Cahit Yalçın)
DİKTİRME

  1. [isim] Diktirmek işi
DİKENCİK

  1. [isim] Küçük diken
DİKEYLİK

  1. [isim] Dikey olma durumu
DİKLENME

  1. [isim] Diklenmek işi
    • "Ama karısının diklenmesi yüreğine oturdu." (Lâtife Tekin)
DİKKATLİ

  1. [sıfat] Dikkat eden, özen gösteren (kimse)
  2. [zarf] Dikkat ederek
    • "Biz o koltuklara dikkatli otururduk." (Ayla Kutlu)
DİKLENİŞ

  1. [isim] Diklenmek işi
DİKELMEK

  1. [nesnesiz] Bakınız dikleşmek
  2. Ayakta durmak
  3. [-e, mecaz] Bakınız diklenmek
DİKİLMEK

  1. [nesnesiz] Dikme işi yapılmak
    • "Buraya anıt dikilecek. Bahçeye ağaçlar dikildi."
  2. Dik duruma gelmek
  3. Ayakta durmak
    • "Bütün o ağrılı, uzun gecelerimde yatak odasının kapısında dikilir, bana bakardı." (Adalet Ağaoğlu)
  4. Göz belli bir noktaya uzun süre bakmak
    • "Herkesin gözleri hayret ve tecessüsle onun üzerine dikilir." (Ahmet Muhip Dıranas)
  5. Karşı koymak
  6. [fizyoloji] Bazı üreme organları dokularına kan dolmasıyla sert ve dik bir duruma gelmek
DİKELTME

  1. [isim] Dikeltmek işi
DİKİMEVİ

  1. [isim] Giysi ve çamaşır dikilen iş yeri; dikimhane
DİKİZLİK

  1. [isim] Bakınız gözetleme deliği
DİKTATÖR

Kelime Kökeni: Fransızca dictateur

  1. [isim] Bütün siyasi yetkileri kendinde toplamış bulunan kimse
    • "İmparatorluk diktatörü olacağını hayalime bile getirmiyordum." (Falih Rıfkı Atay)
  2. [sıfat] Bütün siyasi yetkileri kendinde toplamış olan
    • "Diktatör liderler genellikle kişileri etkilemede başarılıdır, retorik ustalarıdır ve aşırı öz güvenleri problemlere anlık çözümler bulmalarını sağlar." (İbrahim Sarı)
  3. [sıfat, mecaz] Bakınız zorba
    • "Bu durum özellikle diktatör baba olarak karşımıza çıkıyor ama diktatör anne de gördüm." (Nevzat Keleş)
DİKİŞSİZ

  1. [sıfat] Dikişi olmayan
    • "Dikişsiz yelek."
  2. Yapıştırma yoluyla yapılmış
    • "Dikişsiz ayakkabı."
DİKOTOMİ

Kelime Kökeni: Fransızca dichotomie

  1. [isim, biyoloji] Bakınız ikileşim
DİKENSİZ

  1. [sıfat] Dikeni olmayan
  2. [zarf, mecaz] Sıkıntısız, üzüntüsüz bir biçimde
    • "Her güzel dakika gibi hiç dikensiz geçen bu rüya ve saadet hayatı da bitmek lazım geliyordu." (Hüseyin Cahit Yalçın)
DİKBAŞLI

  1. [sıfat, mecaz] İnatçı, bildiğinden dönmeyen, başkasına boyun eğmeyen (kimse); dikkafalı
  2. Bakınız kurumlu (II)
    • "Dikbaşlı ve sözünü esirgemeyen bir insan olduğundan yükselmemişti." (Yahya Kemal Beyatlı)
DİKSİYON

Kelime Kökeni: Fransızca diction

  1. [isim] Seslerin, sözlerin, vurguların, anlam ve heyecan duraklarını kurallarına uygun olarak söyleme biçimi
    • "Müfredat programlarında kıraat yani diksiyon dersi yok." (Burhan Felek)
  2. Konuşulan dilin incelenmesi ve kullanılması
  3. [tiyatro] Duru, açık vurgulama ve çıkaklara tam uyarak konuşma
DİKTAFON

Kelime Kökeni: Fransızca dictaphone

  1. [isim] Bir tür ses alma cihazı
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü