Başında dik olan 8 harfli 21 kelime var. Dik ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde dik olan kelimeler listesine ya da sonu dik ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında dik bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Dik Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
D K İ
3 Harfli Kelimeler
DİK
2 Harfli Kelimeler
İD, Kİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DİKLEŞME
-
-
[isim]
Dikleşmek işi veya durumu
-
[isim]
Dikleşmek işi veya durumu
- DİKENLİK
-
-
[isim]
Dikenli bitkileri çok olan yer
- "Dünyada kurumayan, dikenlik hâline gelmeyen hiçbir yeşil köşe kalmıyor."
-
[isim]
Dikenli bitkileri çok olan yer
- DİKTİRME
-
-
[isim]
Diktirmek işi
-
[isim]
Diktirmek işi
- DİKENCİK
-
-
[isim]
Küçük diken
-
[isim]
Küçük diken
- DİKEYLİK
-
-
[isim]
Dikey olma durumu
-
[isim]
Dikey olma durumu
- DİKLENME
-
-
[isim]
Diklenmek işi
- "Ama karısının diklenmesi yüreğine oturdu."
-
[isim]
Diklenmek işi
- DİKKATLİ
-
-
[sıfat]
Dikkat eden, özen gösteren (kimse)
-
[zarf]
Dikkat ederek
- "Biz o koltuklara dikkatli otururduk."
-
[sıfat]
Dikkat eden, özen gösteren (kimse)
- DİKLENİŞ
-
-
[isim]
Diklenmek işi
-
[isim]
Diklenmek işi
- DİKELMEK
-
- DİKİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Dikme işi yapılmak
- "Buraya anıt dikilecek. Bahçeye ağaçlar dikildi."
-
Dik duruma gelmek
-
Ayakta durmak
- "Bütün o ağrılı, uzun gecelerimde yatak odasının kapısında dikilir, bana bakardı."
-
Göz belli bir noktaya uzun süre bakmak
- "Herkesin gözleri hayret ve tecessüsle onun üzerine dikilir."
-
Karşı koymak
-
[fizyoloji]
Bazı üreme organları dokularına kan dolmasıyla sert ve dik bir duruma gelmek
-
[nesnesiz]
Dikme işi yapılmak
- DİKELTME
-
-
[isim]
Dikeltmek işi
-
[isim]
Dikeltmek işi
- DİKİMEVİ
-
-
[isim]
Giysi ve çamaşır dikilen iş yeri; dikimhane
-
[isim]
Giysi ve çamaşır dikilen iş yeri; dikimhane
- DİKİZLİK
-
-
[isim]
Bakınız gözetleme deliği
-
[isim]
Bakınız gözetleme deliği
- DİKTATÖR
-
Kelime Kökeni: Fransızca dictateur
-
[isim]
Bütün siyasi yetkileri kendinde toplamış bulunan kimse
- "İmparatorluk diktatörü olacağını hayalime bile getirmiyordum."
-
[sıfat]
Bütün siyasi yetkileri kendinde toplamış olan
- "Diktatör liderler genellikle kişileri etkilemede başarılıdır, retorik ustalarıdır ve aşırı öz güvenleri problemlere anlık çözümler bulmalarını sağlar."
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız zorba
- "Bu durum özellikle diktatör baba olarak karşımıza çıkıyor ama diktatör anne de gördüm."
-
[isim]
Bütün siyasi yetkileri kendinde toplamış bulunan kimse
- DİKİŞSİZ
-
-
[sıfat]
Dikişi olmayan
- "Dikişsiz yelek."
-
Yapıştırma yoluyla yapılmış
- "Dikişsiz ayakkabı."
-
[sıfat]
Dikişi olmayan
- DİKOTOMİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca dichotomie
-
[isim, biyoloji]
Bakınız ikileşim
-
[isim, biyoloji]
Bakınız ikileşim
- DİKENSİZ
-
-
[sıfat]
Dikeni olmayan
-
[zarf, mecaz]
Sıkıntısız, üzüntüsüz bir biçimde
- "Her güzel dakika gibi hiç dikensiz geçen bu rüya ve saadet hayatı da bitmek lazım geliyordu."
-
[sıfat]
Dikeni olmayan
- DİKBAŞLI
-
-
[sıfat, mecaz]
İnatçı, bildiğinden dönmeyen, başkasına boyun eğmeyen (kimse); dikkafalı
-
Bakınız kurumlu (II)
- "Dikbaşlı ve sözünü esirgemeyen bir insan olduğundan yükselmemişti."
-
[sıfat, mecaz]
İnatçı, bildiğinden dönmeyen, başkasına boyun eğmeyen (kimse); dikkafalı
- DİKSİYON
-
Kelime Kökeni: Fransızca diction
-
[isim]
Seslerin, sözlerin, vurguların, anlam ve heyecan duraklarını kurallarına uygun olarak söyleme biçimi
- "Müfredat programlarında kıraat yani diksiyon dersi yok."
-
Konuşulan dilin incelenmesi ve kullanılması
-
[tiyatro]
Duru, açık vurgulama ve çıkaklara tam uyarak konuşma
-
[isim]
Seslerin, sözlerin, vurguların, anlam ve heyecan duraklarını kurallarına uygun olarak söyleme biçimi
- DİKTAFON
-
Kelime Kökeni: Fransızca dictaphone
-
[isim]
Bir tür ses alma cihazı
-
[isim]
Bir tür ses alma cihazı