Başında de olan 8 harfli 178 kelime var. De ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde de olan kelimeler listesine ya da sonu de ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında de bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DELİRMEK
-
-
[nsz]
Deli olmak, aklını yitirmek, çıldırmak
- "İkramiye kazananların delirdiklerini işitirdi." (Peyami Safa)
-
[nsz]
Deli olmak, aklını yitirmek, çıldırmak
- DENİZATI
-
-
[isim]
Başı at başına benzeyen, suda dik duran, kuyruk yüzgeci olmayan, 10-15 cm boyunda bir deniz hayvanı (Hippocampus hippocampus)
-
[isim]
Başı at başına benzeyen, suda dik duran, kuyruk yüzgeci olmayan, 10-15 cm boyunda bir deniz hayvanı (Hippocampus hippocampus)
- DERVİŞÇE
-
-
[zarf]
Dervişe yakışır biçimde, dervişane
-
[zarf]
Dervişe yakışır biçimde, dervişane
- DELDİRME
-
-
[isim]
Deldirmek işi
-
[isim]
Deldirmek işi
- DEMİRSİZ
-
-
[sıfat]
Demiri bulunmayan, içinde demir olmayan
-
[sıfat]
Demiri bulunmayan, içinde demir olmayan
- DEMLENME
-
-
[isim]
Demlenmek işi
-
[isim]
Demlenmek işi
- DERSBAŞI
- ...
- DEPRENME
-
-
[isim]
Deprenmek işi
-
[isim]
Deprenmek işi
- DEDİKODU
-
-
[isim]
Başkalarını çekiştirmek ve kınamak üzere yapılan konuşma, kılükal
- "Kız aleyhine hiçbir aykırı dedikodu çıkmadı." (Aka Gündüz)
- "Ayaküstü bir şeyler atıştırır, kulis dedikoduları yaparlar." (Salâh Birsel)
- "Munise'nin süsü günlerce Zeyniler köyüne dedikodu sermayesi olmuş." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Başkalarını çekiştirmek ve kınamak üzere yapılan konuşma, kılükal
- DENETMEN
-
-
[isim]
Bir kuruluştaki işlerin kanun ve tüzüklere uygun olarak yürütülüp yürütülmediğini denetleyen kimse, müfettiş
-
[isim]
Bir kuruluştaki işlerin kanun ve tüzüklere uygun olarak yürütülüp yürütülmediğini denetleyen kimse, müfettiş
- DESİSTER
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir sterin onda biri
-
[isim]
Bir sterin onda biri
- DEVLETÇE
- ...
- DEFNETME
-
-
[isim]
Defnetmek işi, gömme
- "Ailesi onu doğduğu Üsküdar'a defnetmeye hazırlanıyordu." (Haldun Taner)
-
[isim]
Defnetmek işi, gömme
- DERECELİ
-
-
[sıfat]
Derecesi olan
- "Balkonda orta dereceli memurlar, zabitler, kadınlar..." (Memduh Şevket Esendal)
-
Derecelere ayrılmış, kademeli
- "Tek dereceli seçim."
-
[sıfat]
Derecesi olan
- DENETMEK
-
-
[-i]
Denemesini sağlamak
-
[-i]
Denemesini sağlamak
- DESTURUN
-
-
[ünlem]
İğrenç veya ayıp bir söz söylemek zorunda kalındığında "affedersiniz" anlamında kullanılan bir söz
-
[ünlem]
İğrenç veya ayıp bir söz söylemek zorunda kalındığında "affedersiniz" anlamında kullanılan bir söz
- DEFLATÖR
- ...
- DEVLETLİ
-
-
[sıfat]
Mutluluk ve refah içinde olan (kimse)
-
[isim]
Osmanlı İmparatorluğu'nda paşa, vezir vb. devlet adamlarına verilen unvan
-
[sıfat]
Mutluluk ve refah içinde olan (kimse)
- DEĞİMSİZ
-
-
[sıfat]
Liyakati olmayan, liyakatsiz
-
[sıfat]
Liyakati olmayan, liyakatsiz
- DEKANLIK
-
-
[isim]
Dekan olma durumu
-
Dekanın görevi
-
Dekanın makamı
-
[isim]
Dekan olma durumu