Başında de olan 6 harfli 78 kelime var. DE ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde de olan kelimeler listesine ya da sonu de ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DENDEN

  1. [isim] Bir çizelgede alt alta gelen aynı söz veya söz gruplarının tekrar yazılmasını önleyerek kolaylık sağlamak amacıyla kullanılan noktalama işaretinin adı (")

DELEGE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kendisine yetki verilerek bir yere veya birinin katına gönderilen kimse, elçi, murahhas
    • "Avrupa'da toplanıp, konuşup dağılan milletlerarası konferanslara delege olarak gönderilmiştir." (Halide Edip Adıvar)
  2. Devlet, parti, sendika vb. kuruluşları toplantılarda temsil eden kimse
  3. Bilimsel toplantılara bildiri sunmak üzere katılan kimse, katılımcı

DEVASA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Dev gibi, çok büyük
    • "Kınalı, bir mil uzakta, kocaman hafif ışıklı bir böcek, devasa böcek hâlinde yatıyordu." (Sait Faik Abasıyanık)

DEFİNE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Toprak altına gömülerek saklanmış para veya değerli şeyler, gömü

DEFİLE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Giyecekleri tanıtmak amacıyla mankenlerin yaptıkları gösteri, giyim gösterisi
    • "Bir moda salonunda defileye bakıyormuşçasına baştan ayağa kadar süzdüğünü fark ettim." (Refik Halit Karay)

DEVRİM

  1. [isim] Belli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişiklik
  2. İhtilal
    • "Fransız devrimi."
  3. İnkılap
  4. Çevrilme, katlanma, bükülme

DENMEK

  1. [nsz] Ad verilmek
    • "Kadının köylü kılığına girmiş bir şehir kızı denecek kadar nazlı çehresi, endamı ve duruşu var." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Söylenmek, sözü edilmek

DESSAS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Düzenci

DEVREN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Devir (II) yoluyla, devrederek
    • "Devren satılık bakkal dükkânı."

DELGEÇ

  1. [isim] Mukavva, kâğıt, kayış, maden vb.nde delik açmaya yarayan araç, delecek, zımba

DECCAL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. Yalancı, fesat, dedikoducu (kimse)

DESTEK

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda
    • "Dernekler ... siyasi partilerden destek göremez ve onlara destek olamazlar." (Anayasa)
  2. Üzerine bir şey oturtmaya, tutturmaya, koymaya yarar araç, hamil
    • "Şamdan, sehpa, sacayak birer destektir."
  3. Maddi ve manevi yardımcı, dayanak
    • "Kızardı, söylenirdi ama gene de tek desteği oydu hayatta." (Orhan Hançerlioğlu)
  4. Bir birlik için sağlanan yardım veya koruma
  5. Bir vektörü taşıyan sonsuz doğru

DEHŞET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir tehlike veya korkunç bir şey karşısında duyulan ürküntü, yılgı
    • "Olduğum yerde korkudan ve dehşetten donmuştum." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Oyun, okuyanı hiçbir tarih kitabının etkilemeyeceği kadar kuvvetle Fransız İhtilali'nin amansız, dehşet saçan günleriyle karşı karşıya bırakır." (Necati Cumalı)
    • "Korkunç jestlerle yaptığı kara bulut tasvirleri bizi yeniden dehşete düşürdü." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Ev sahibi dehşete kapılmış gibiydi." (Tarık Buğra)
  2. [sıfat] Olağanüstü
    • "Sen büyüdükçe dehşet bir şey oluyorsun." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. [ünlem] Olağanüstü şeyler karşısında şaşma anlatan bir söz
    • "Dehşet, bu ne güzellik!"

DEPOCU

  1. [isim] Depoya bakan kimse

DEFTER

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Genellikle hafif bir kapak içerisinde, yazı yazmak için bir araya tutturulmuş kâğıt yaprakları
    • "Nikâh memurunun masasında, biraz sonra imzalayacakları defter vardı." (Suat Derviş)
    • "Bir defterler tutardı, bayılırdık." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Ondan vazgeçiniz artık. O buranın defterinden silindi gibi bir şey oldu." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
    • "Sevmek, inanmak, bağlanmak gibi şeyler defterinde yoktu." (Tarık Buğra)

DERHAL
...
DERİLİ

  1. [sıfat] Derisi olan
  2. Deri ile kaplanmış olan

DEVELİ
...
DERLEM

  1. [isim] Koleksiyon
  2. Bir incelemede kullanılmak üzere bir araya getirilmiş metinlerin bütünü

DERİCİ

  1. [isim] Dericilik yapan kimse

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü