Başında de olan 6 harfli 78 kelime var. DE ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde de olan kelimeler listesine ya da sonu de ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DENEME

  1. [isim] Denemek işi, sınama, deneyim, tecrübe
    • "Bunun deneme olduğunu müdürden başka kimseye söylemediği için ilk deneme fabrikayı birbirine kattı." (Haldun Taner)
  2. [sıfat] Son biçimini bulmamış, taslak durumunda olan
  3. Herhangi bir konuda yeni ve kişisel görüşlerle bezenmiş bir anlatım içinde sunulan düz yazı türü
    • "Öykülerimde, denemelerimde beni yazmaya iten yüreğimin taşmasıdır." (Necati Cumalı)

DERELİ
...
DERKEN

  1. [zarf] Dendiği hâlde
    • "Bitti bitiyor derken hâlâ bitmeyen havaalanı."
  2. Tam o sırada
    • "Yazı yazıyordum, derken misafir geldi."
  3. ... diye düşünürken
    • "Akşamdan önce varacağız derken ancak gece yarısı varabildik."

DERNEK

  1. [isim] Toplantı, düğün
    • "Tıpkı bir düğün, dernek, eğlence biter gibi tatlı tatlı oldu." (Osman Cemal Kaygılı)
    • "Dernek kurmak için kanunun gösterdiği bilgi ve belgelerin ... yetkili merciye verilmesi yeterlidir." (Anayasa)
  2. Belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek için kurulan yasal topluluk, cemiyet
    • "Edebiyat Derneğinde şiir dünyamızın eski, yeni, birçok şöhretleriyle tanıştım." (Yusuf Ziya Ortaç)
  3. Pazar veya panayır kurulan gün, deri (II)

DERECE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe
    • "Hukuk tahsilini Paris'te bitirmiş, birinci derece diploma almıştı." (Ömer Seyfettin)
  2. [edat] Denli, kadar
    • "Beyoğlu'nda bu derece itibar görmemişti." (Ercüment Ekrem Talu)
  3. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri
    • "Sıcakölçerin dereceleri."
  4. Sıcaklıkölçer
  5. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim
  6. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi
    • "Dik açılar doksan derecedir."
  7. Başarı gösterme

DEVRAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Dünya
    • "Ben neyleyim büyükse devran."
  2. Kader, talih
    • "Herkesin başına yazılan gelir, devrandır." (Cem Sultan)
  3. Zaman, çağ
    • "Ben artık eskisi gibi değilim / Devran değişti." (Behçet Necatigil)

DEMİRİ

Kelime Kökeni : Türkçe

  1. [isim] Demir mavisi, gri
  2. [sıfat] Bu renkte olan

DERGAH
...
DEBBOY

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Depo

DEFTER

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Genellikle hafif bir kapak içerisinde, yazı yazmak için bir araya tutturulmuş kâğıt yaprakları
    • "Nikâh memurunun masasında, biraz sonra imzalayacakları defter vardı." (Suat Derviş)
    • "Bir defterler tutardı, bayılırdık." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Ondan vazgeçiniz artık. O buranın defterinden silindi gibi bir şey oldu." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
    • "Sevmek, inanmak, bağlanmak gibi şeyler defterinde yoktu." (Tarık Buğra)

DEMLİK

  1. [isim] İçerisinde çay demlenen emzikli kap

DEPREM

  1. [isim] Yer kabuğunun derin katmanlarının kırılıp yer değiştirmesi veya yanardağların püskürme durumuna geçmesi yüzünden oluşan sarsıntı, yer sarsıntısı, hareket, zelzele

DERİCİ

  1. [isim] Dericilik yapan kimse

DENAET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Alçaklık

DEVRİM

  1. [isim] Belli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişiklik
  2. İhtilal
    • "Fransız devrimi."
  3. İnkılap
  4. Çevrilme, katlanma, bükülme

DELEGE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kendisine yetki verilerek bir yere veya birinin katına gönderilen kimse, elçi, murahhas
    • "Avrupa'da toplanıp, konuşup dağılan milletlerarası konferanslara delege olarak gönderilmiştir." (Halide Edip Adıvar)
  2. Devlet, parti, sendika vb. kuruluşları toplantılarda temsil eden kimse
  3. Bilimsel toplantılara bildiri sunmak üzere katılan kimse, katılımcı

DESTAN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Tarih öncesi tanrı, tanrıça, yarı tanrı ve kahramanlarla ilgili olağanüstü olayları konu alan şiir, epope
    • "Manas, Şehname, İlyada, Kalevala birer destan örneğidir."
  2. Bir kahramanlık hikâyesini veya bir olayı anlatan, koşma biçiminde, ölçüsü on bir hece olan halk şiiri
  3. Çağdaş Türk edebiyatında biçim ve içerik yönünden, geleneksel destanlardan ayrılık gösteren uzun kahramanlık şiiri
    • "Üç Şehitler Destanı. Çanakkale Destanı."

DELMEK

  1. [-i] Delik açmak, delik duruma getirmek
    • "Taşın göze dokunmadığını ve bir parmak aşağıda yanağı deldiğini gördü." (Peyami Safa)
  2. İncitmek, kırmak

DERUNİ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] İçle ilgili, içten
    • "Seven insanda fiziki güzelliklerin deruni taraflarını gören gözler olurmuş." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Özünlü

DERHAL
...
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü