Başında de olan 4 harfli 25 kelime var. De ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde de olan kelimeler listesine ya da sonu de ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında de bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DENİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse)

DEDE

  1. [isim] Torunu olan erkek, büyük baba, büyük peder
    • "Dedenin kabri yanında bir çukur kazılmış." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Büyük babadan başlayarak geriye doğru atalardan her biri
  3. Mevlevi tarikatında çile doldurmuş olan dervişlere verilen unvan
  4. [ünlem] Yaşlı erkeklere söylenen bir seslenme sözü

DEHA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İnsan zekâsının, insan kişiliğinin erişebileceği en yüksek düzey, dâhilik
    • "Hepimiz Mustafa Kemal'in askerlik dehasına inanırdık." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Dâhi
    • "Dehalar muvaffak olmak için zamanlarını ve şartlarını unutamazlar." (Falih Rıfkı Atay)

DERÇ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Alma, toplama
  2. Kaydetme

DEYİ

  1. [isim] Dil, söz, işaret, mimik vb. anlatım araçlarının bütünü, logos
  2. Hristiyan felsefesinde Tanrı kelamını insanlara ulaştıran oğul, logos

DERK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Anlama, kavrama

DEBİ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir akarsuyun herhangi bir kesiminden saniyede geçen suyun hacmi, akım

DEVA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İlaç, çare
    • "Deva bulmaz bir can kaygısına düşer." (Falih Rıfkı Atay)

DERE

  1. [isim] Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu
  2. Bu akarsuyun yatağı
  3. İki dağ arasındaki uzun çukur
  4. Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol

DEST
...
DEFA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kez, kere
    • "İlk defa bu fikir, bir fikir olmaktan çıktı." (Yahya Kemal Beyatlı)

DENK

  1. [sıfat] Ağırlık bakımından eşit olan
    • "Neleri, nasıl yazacağımıza gelince, yaşadığım günden başlayıp, denk geldikçe geriye dönüşlerle." (Nezihe Meriç)
    • "Bizimkinin evde olmadığı bir zamana denk getirirsem çağıracağım, bakalım gelecek mi?" (Çetin Altan)
    • "Şehrin ortasında bir kurulu düzen var ki dengi dengine işleyip duruyor." (Nezihe Meriç)
  2. 0,80175 g olan ağırlık ölçü birimi
    • "Dolunun her biri, denk gelse bir kafa yarardı." (Tarık Buğra)
  3. Uygun, nitelik yönünden eşit

DEFİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Taraflardan birinin kendisine açılan davada borçtan kurtulmak için başvurduğu her türlü yol

DESİ
...
DELK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ovma, ovuşturma
  2. Sürtünme

DEFO

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kusur, özür, bozukluk

DEME

  1. [isim] Demek işi
    • "Tencere dibin kara hikâyesi, kimin kime ne demeye hakkı var?" (Haldun Taner)
    • "Çağımızı kötülemek, bugün gerçek şair, eskisinden azdır demeye getirmek için mi söylüyorum bunları..." (Nurullah ataç)
    • "İşimiz bitiyor demeye kalmadı, herkes ayağa kalktı."
    • "Ne demek! "Dörde kadar evlenir erkek" demeye kalmadan başladı şirretliğe." (Mehmet Akif Ersoy)
  2. Anlam
    • "Bu söz ne demeye gelir?"
  3. Halk edebiyatında şiir
  4. Genellikle Alevi şairlerin tarikatlarıyla ilgili konuları işleyen şiirlerine, kendilerince verilen ad
  5. Ağıt
  6. Atasözü

DERT

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Üzüntü
    • "Gündüz ya bir yere sokulup uyur ya sessiz sedasız sokaklarda dolaşır. Fakat akşam oldu mu derdi teper." (Halide Edip Adıvar)
    • "Elimden çeker alır, kime dert anlatırım o zaman?" (Aka Gündüz)
    • "Artık açıkça mahallenin başına dert olmaya başlamış." (Yaşar Nabi Nayır)
    • "Nereden buraya gelmiş, âlemin başına dert kesilmişti." (Refik Halit Karay)
  2. Hastalık
    • "Hastayım derdime verem diyorlar." (Faruk Nafiz Çamlıbel)
    • "Benim derdim başımdan aşkın, bir de onunla uğraşamam şimdi." (Ahmet Ümit)
  3. Ağrı
  4. Sorun, kaygı
    • "Ne var ki dert evin satılması ile bitmeyecekti." (Tarık Buğra)
  5. Ur
    • "Boynunda dert çıkmış."

DEMO

  1. [isim] Gösteri

DERZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Duvar taşlarının veya tuğlalarının harçla doldurulup üzerinden mala çekilerek düzeltilen aralığı

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü