Başında dağ olan 8 harfli 13 kelime var. Dağ ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde dağ olan kelimeler listesine ya da sonu dağ ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında dağ bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Dağ Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A D Ğ

3 Harfli Kelimeler

DAĞ

2 Harfli Kelimeler

AD, AĞ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DAĞLAMAK

  1. [-i] Kızgın bir demirle hayvan derisine damga vurmak
  2. Akan kanı dindirmek veya hasta bölümleri ortadan kaldırmak için vücudun bir yerini kızdırılmış bir metal araçla yakmak
    • "Kızgın maşa demirini al da kollarını dağla dese dağlayacakmışım." (Osman Cemal Kaygılı)
  3. [mecaz] Çok sıcak, soğuk veya acı bir şey yakmak
    • "Soğuk yüzünü dağladı. Biber ağzını dağladı."
  4. [mecaz] Acısı yüreğine işlemek
DAĞARCIK

  1. [isim] Meşin torba
  2. [müzik] Bir müzik topluluğunun veya sanatçının hazırlamış olduğu parçalar; repertuvar
  3. [ruh bilimi] Bakınız bellek
    • "Dağarcıklarındaki üç beş yüz kelimeye yeni duydukları sekiz onu da eklenince bu iş pekâlâ oluyordu." (Tarık Buğra)
DAĞITMAK

  1. [-i] Toplu durumda bulunanları birbirinden uzaklaştırmak veya ayırmak
    • "Düşman ordusunu çil yavrusu gibi dağıtırlardı." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. [-i, nesnesiz] Belli bir orana göre bölüştürmek; tevzi etmek
    • "Cebinden cüzdanını çıkarıp çocukları için harçlık dağıttı." (Lâtife Tekin)
  3. Herhangi bir şeyi ayrı ayrı kimselere vermek
    • "Selamlar dağıtarak telaşsız ve yorgun bana doğru yürüyordu." (Refik Halit Karay)
  4. Bir şeyin veya bir yerin düzenini bozmak
    • "Odayı dağıtmak. Kâğıtları dağıtmak."
  5. [nesnesiz] Bakınız ulaştırmak
  6. [mecaz] Yenilgiye uğratmak
  7. [mecaz] Bir topluluğun varlığına son vermek; feshetmek
    • "Kooperatifi dağıttılar."
  8. [mecaz] Kurulu bir düzeni bozmak
  9. [mecaz] Etkisini, gücünü azaltmak, gidermek
  10. [nesnesiz, mecaz] Ne yaptığını bilmeyecek kadar içip kendinden geçmek
  11. [nesnesiz, argo] Değişik sebeplerle kendini koyuvermek, beklenmedik davranışlarda bulunmak
DAĞLILIK

  1. [isim] Dağlı olma durumu
    • "Bu duygu yalnız pratik bir zaruret karşılaması düşüncesinden ziyade atavizm yolu ile kendilerine geçen dağlılık ananesinin ilhamından doğmuştu." (Hasan Reşit Tankut)
DAĞALASI
...
DAĞLANIŞ

  1. [isim] Dağlanmak işi
    • "Bu yanış, bu dağlanış anlatılmaz dostlarım." (İ. Galip Arcan)
DAĞLANMA

  1. [isim] Dağlanmak işi
DAĞLAYIŞ

  1. [isim] Dağlamak işi
DAĞILMAK

  1. [nesnesiz] Toplu durumdayken ayrılıp birbirinden uzaklaşmak
    • "Zaten arkadaşlarımın her biri bir yana dağılmıştı," (Ahmet Ümit)
  2. Değer ve birimler belli etkenlerle, oranlı olarak bölünmek
  3. Parçalanarak yayılmak, ufalanmak
    • "Kentin eski merkezindeki evler kendiliğinden yıkılıyor, bahçe duvarları dökülüp dağılıyordu." (Ayla Kutlu)
  4. Karışık duruma gelmek, düzeni bozulmak
    • "Siyah saçları hare hare suyun yüzüne dağıldı." (Cahit Uçuk)
  5. [mecaz] Birliği, beraberliği bozulmak
    • "Golü yiyince takım dağıldı. Babanın ölümünden sonra aile dağıldı."
  6. [mecaz] Bir topluluğun, kuruluşun varlığı son bulmak; fesholunmak, münfesih olmak
  7. [mecaz] Yavaş yavaş kaybolmak, yok olmak
DAĞLATIŞ

  1. [isim] Dağlatmak işi
DAĞCILIK

  1. [isim, spor] Dağa tırmanma sporu; alpinizm
    • "Bugün dağa, yalnız kendine ve dağcılığına güvenen gözü pek dağcılar geliyor." (Mustafa Bilgili)
DAĞLATMA

  1. [isim] Dağlatmak işi
DAĞITICI

  1. [isim] Mektup, gazete vb. şeyleri dolaşarak dağıtan kimse; müvezzi
  2. Bir malın önceden belirlenmiş bölgelere gönderilmesini sağlayan kişi veya kuruluş; distribütör
  3. [teknik] Motorlarda yüksek gerilimli akımı çalışma sırasına göre bujilere yayıp gönderen aygıt; distribütör
  4. [sıfat] Elektrik, sinyal, ses vb.ni birden fazla hedefe ayrı ayrı ileten
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü