Başında dağ olan 7 harfli 13 kelime var. Dağ ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde dağ olan kelimeler listesine ya da sonu dağ ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında dağ bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Dağ Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A D Ğ
3 Harfli Kelimeler
DAĞ
2 Harfli Kelimeler
AD, AĞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DAĞLAMA
-
-
[isim]
Dağlamak işi
-
[isim]
Dağlamak işi
- DAĞILMA
-
-
[isim]
Dağılmak işi; infisah, inhilal
- "Annemle babamın dökülüp dağılmaya hazırlanan karyolaları da buradaydı."
-
[askerlik]
Sınırlı bölgelere toplanmış birlik, gereç ve kuruluşların düşman saldırısına karşı daha iyi korunmalarını sağlamak amacıyla birbirlerinden uzaklaştırılmaları
-
[askerlik]
Bir hedefe aynı silahla atılan mermilerin, barut haklarının ve başka şartların değişmesi yüzünden ayrı ayrı noktalara vurması
-
[isim]
Dağılmak işi; infisah, inhilal
- DAĞLAĞI
-
-
[isim]
Dağlama aracı
-
[isim]
Dağlama aracı
- DAĞILIM
-
-
[isim]
Dağılarak birbirinden ayrılma
-
Bakınız paylaşım
- "Miras dağılımında üvey annesiyle aralarında anlaşmazlık çıkmış."
-
[toplum bilimi]
Bir toplumda, bir kümede incelenen bir veya birçok özelliğin zamana, yere, seçilen herhangi bir değişkene göre hesaplanan sayısal ve oransal dağılışı
- "İlişkilerdeki rol dağılımını sürekli karıştırdığımdan, benim de temizlikçilerle başım hep derde girmiştir."
-
[ekonomi]
Mal üretiminde, katkıda bulunanlara, üretilen mallardan herhangi bir ölçüde verilmesi, dağıtılması
-
[kimya]
Birleşiminde kütle içinde tamamen eşit olarak dağılmış gerçek veya koloidal eriyik biçiminde başka bir madde bulunan katı, sıvı veya gaz durumundaki bütün cisimler
-
[isim]
Dağılarak birbirinden ayrılma
- DAĞBAŞI
-
-
[isim, mecaz]
Yasaların veya toplum kurallarının uygulanamadığı yer
- "Burası dağbaşı değil bırakın utanmayı."
-
[isim, mecaz]
Yasaların veya toplum kurallarının uygulanamadığı yer
- DAĞILIŞ
-
-
[isim]
Dağılmak işi
- "Bu durumun bir dağılış olduğunu düşünmüyorum."
-
[isim]
Dağılmak işi
- DAĞINIK
-
-
[sıfat]
Geniş bir alana yayılmış olan
-
Bir arada olmayan, birbiriyle bağlantısız
-
Düzeni bozuk, düzensiz, karışık olan; alaz taraz
- "Kadın yatağın içinde saçları dağınık, dimdik oturuyordu."
-
Hoş görünmeyen, uyumsuz olan
- "Bağırarak konuşmaktan hoşlanmaz, dağınık kıyafetle, kocasına bile görünmez bir kadın."
-
[mecaz]
Düşüncelerini toparlayamayan
- "Şu anda kafam çok dağınık."
-
[sıfat]
Geniş bir alana yayılmış olan
- DAĞITMA
-
-
[isim]
Dağıtmak işi; tefviz, tevzi
- "Çok geceler gözlerimi ovalaya ovalaya uykumu dağıtmaya çalışır, kendimi güç tutarak verilen işleri yapmaya uğraşırdım."
-
[isim]
Dağıtmak işi; tefviz, tevzi
- DAĞINTI
-
-
[isim]
Karışık, gelişigüzel atılmış öteberi
-
[isim]
Karışık, gelişigüzel atılmış öteberi
- DAĞITIK
-
-
[sıfat]
Kendinden geçmiş, sarhoş olan
- "Polis, dağıtık gazino müşterisini derdest edip götürdü."
-
[sıfat]
Kendinden geçmiş, sarhoş olan
- DAĞDAĞA
-
Kelime Kökeni: Arapça daġdaġa
-
[isim]
Gürültü, patırtı, telaş, karmakarışık durum
- "Hayat, mütemadi ihtiyaçları yerine getirmeye uğraşmaktan ibaret çetin bir dağdağa."
-
[isim]
Gürültü, patırtı, telaş, karmakarışık durum
- DAĞITIM
-
-
[isim]
Dağıtmak işi
- "Bunlar, matbaada basılan ve dağıtımı yapılan dergilerdi artık."
-
Bir merkezden çeşitli yerlere gönderme işi
- "Gaz dağıtımı."
-
[isim]
Dağıtmak işi
- DAĞITIŞ
-
-
[isim]
Dağıtmak işi
- "Büyük acılar gerçi benliğimi dağıtıyor fakat öyle bir dağıtış ki güya bir meyvenin bütün eti kabuğu düşüyor da ortada yalnız çekirdeği kalıyor."
-
[isim]
Dağıtmak işi