Başında da olan 7 harfli 87 kelime var. Da ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde da olan kelimeler listesine ya da sonu da ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında da bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A D Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

AD

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DAMITIM

  1. [isim] Damıtma işi

DAĞITIK

  1. Kendinden geçmiş, sarhoş
    • "Polis, dağıtık gazino müşterisini derdest edip götürdü."

DAĞITIM

  1. [isim] Dağıtma işi, tevzi
    • "Kitap dağıtımı."
  2. Bir merkezden çeşitli yerlere gönderme işi
    • "Gaz dağıtımı."

DADAİST
...
DAYATIŞ

  1. [isim] Dayatma işi veya biçimi

DAİREVİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Dairesel

DAMARLI

  1. [sıfat] Damarı olan
    • "Damarlı mermer."
  2. Damarı gözle görülecek kadar kabarmış olan
    • "Damarlı el."

DALÖĞLE

  1. [isim] Tam öğle zamanı

DAYATMA

  1. [isim] Dayatmak işi, empoze etme
    • "Motorlu birlikler bu memleketi, hiçbir dayatmaya uğramaksızın işgal ediverince hayretten donakaldı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

DAĞLAĞI

  1. [isim] Dağlama aracı

DAĞDAĞA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Gürültü, patırtı, telaş, karmakarışık durum, sıkıntı
    • "Hayat mütemadi ihtiyaçları yerine getirmeye uğraşmaktan ibaret çetin bir dağdağa." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

DAYAMAK

  1. [-i] Yaslamak
    • "Sol kolunu yürürken hep kalçasına dayardı." (Ömer Seyfettin)
    • "Karyolalar, koltuklar, kanepelerle dayayıp döşemek lazım." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Bir yerden, bir kimseden yararlanmak, güç almak
    • "Kürekleri iskeleye dayayarak bütün hızıyla itti." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. Korkutmak için hızla, öfkeyle yaklaştırmak, uzatmak
    • "Mektubu gözüne dayadı. Bıçağı göğsüne dayadı."
  4. [-e] Varmak, ulaşmak
  5. Kalitesiz, kötü veya çürük bir malı, gizlice iyi olanların arasına katıp müşteriye satmak
  6. [-e] Vakit geçirmeden, bekletmeden vermek
    • "Tezgâha giden garson, önüme koca bir kadeh rakı dayadı." (Osman Cemal Kaygılı)
  7. [-i] Kapı veya pencereyi ardına kadar açmak

DAĞINIK

  1. [sıfat] Geniş bir alana yayılmış olan
  2. Bir arada olmayan, birbiriyle bağlantısız
  3. Düzeni bozuk, düzensiz, karışık
    • "Kadın yatağın içinde saçları dağınık, dimdik oturuyordu." (Peyami Safa)
  4. Hoş görünmeyen, uyumsuz
    • "Bağırarak konuşmaktan hoşlanmaz, dağınık kıyafetle, kocasına bile görünmez bir kadın." (Memduh Şevket Esendal)
  5. Düşüncelerini toparlayamayan
    • "Şu anda kafam çok dağınık."

DAYAYIŞ

  1. [isim] Dayama işi veya biçimi
    • "Bu kadının başını bahriye neferinin göğsüne öyle dayayışı var ki pek hoşuma gidiyor." (Peyami Safa)

DAĞINTI

  1. [isim] Karışık, gelişigüzel atılmış öteberi

DAĞBAŞI

  1. [isim] Issız yer
    • "Dağ başında gece yarısı beni kim görmek isteyebilir?" (Memduh Şevket Esendal)
  2. Devletin koyduğu yasaların işletilmediği yer

DANSSIZ

  1. [sıfat] Dansı olmayan, dans edilmeyen

DALANMA

  1. [isim] Dalanmak işi

DADAİZM
...
DALLAMA

  1. [isim] Dallamak işi
  2. [sıfat] Aptal, enayi

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü