Başında da olan 5 harfli 45 kelime var. Da ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde da olan kelimeler listesine ya da sonu da ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında da bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A D Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

AD

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DATÇA
...
DAĞLI

  1. [sıfat] Dağlık bölge halkından olan
  2. Dağa ait
  3. Kaba saba, görgüsüz
    • "Batıl itikatlara inanmış, dağlı, cahil bir kızcağızdı." (Refik Halit Karay)

DALLI

  1. [sıfat] Dalları olan
  2. Üzerinde dal ve çiçek deseni bulunan (kumaş)

DAMAT

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Evlenmekte olan bir erkeğe, evlenme töreni sırasında verilen ad, güveyi
    • "Öyle bir aileye damat girmek isterim." (Haldun Taner)
  2. Bir kızın ailesinden olan büyüklere göre kızın kocası, güveyi
  3. Padişah soyundan kız almış olan kimse

DALGA

  1. [isim] Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genellikle rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket
    • "Rıhtıma vuran dalgaların temposu da içimdeki ölçüye uyuyor." (Haldun Taner)
    • "Dersini çalış, dalga geçme."
  2. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem
    • "Sıcak dalgası. Aerobik dalgası."
    • "İki delikanlı dalga geçip otururlarken kapı yeniden sürüldü." (Memduh Şevket Esendal)
  3. Bir yüzeydeki kıvrım
    • "Geniş dalgalarla uzanıp giden ovaların yüzünde ne bir köy görünüyor ne de ufacık olsun bir ağaç." (Memduh Şevket Esendal)
  4. Saçların kıvrım genişliği
  5. Gizli iş, dalavere
    • "Film çevirme dalgasıyla para kazanıyorlardı." (Sait Faik Abasıyanık)
  6. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu
  7. Dalgınlık
  8. Geçici sevgili
  9. Geçici aşk ilişkisi
  10. Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi
    • "Kısık sesinin her dalgası içimi korkunç bir acıyla tırmalıyor." (Halide Edip Adıvar)

DALSI

  1. [sıfat] Dalı andıran, dala benzeyen
  2. Görevi, biçimi ve durumu yaprağa benzeyen yassı (dal)

DARBE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Vuruş, çarpış
    • "Başına şiddetli bir darbe indirerek hayvanı sersemletti." (Osman Cemal Kaygılı)
    • "Abdülhamit, Midhat Paşa'nın katli ile fikir denilen kuvvete ağır bir darbe vurmuş..." (Halide Edip Adıvar)
    • "Seniha'nın kaçışı üzerine en müthiş darbeyi yiyen kalp, Celis'in kalbi oldu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Bir ülkede baskı kurarak, zor kullanarak veya demokratik yollardan yararlanarak hükûmeti istifa ettirme veya rejimi değiştirecek biçimde yönetimi devirme işi
    • "Partisinin hükûmet darbesi yapacağına dair haber aldığını söylediğini, açık açık belirtmişti." (Çetin Altan)
  3. Birini kötü duruma düşüren, sarsan olay
    • "Bu, nereden ve kimden geldiği belli olmayan darbe son kalkınma ümitlerini de silip süpürmüştü." (Ercüment Ekrem Talu)

DAĞCI

  1. [isim] Dağa tırmanma sporu yapan kimse, alpinist

DAMGA

  1. [isim] Bir şeyin üzerine bir nişan, bir işaret basmaya yarayan araç
    • "Şiirlerini bir araya toplayan bir kitap yüzünden kızıl bir damga yemiş." (Yusuf Ziya Ortaç)
    • "Fakat gel gör ki insana aşüfte yahut hırsız damgasını vurmak için bu kâfi değildir." (Halide Edip Adıvar)
  2. Bu araçla basılan nişan, işaret
    • "Belli semtler, yüzyıllar boyu, oraların sakinlerine belli bir damga vurmuş gibidirler." (Haldun Taner)
  3. Bir kimsenin adını kötüye çıkaran, yüz kızartıcı durum
    • "Orada da haksız damgalar altında kalırsan ne olacak?" (Aka Gündüz)
  4. Bir şeyin kime, hangi çağa ait olduğunu gösteren belirgin iz, işaret, nitelik

DAVET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Çağrı, çağırma
    • "Bir bakanmışım gibi beni kürsüye davet etti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Fakat kâbus içinde bunalmış bir kimse gibi bir türlü bu davete icabet edemez." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Yemekli toplantı
    • "Nevin'in her aklına estikçe yaptığı davetlerden biriydi." (Peyami Safa)
    • "Kimin kimi istifaya davet edeceğini pek yakında gösterecekti." (Reşat Nuri Güntekin)

DARAL
...
DAMLI

  1. [sıfat] Damı olan

DALYA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [ünlem] Bir şey sayılırken birim olarak alınan sayıya gelindiğinde söylenen uyarma sözü
    • "Dalya yüz! Dalya iki yüz!"
  2. Çocuk oyunlarında önceden belirlenen bir aşamaya gelme anında söylenen söz

DARCA

  1. [sıfat] Biraz dar, pek geniş olmayan

DAVYA

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Dişçi kerpeteni

DAMAK

  1. [isim] Ağız boşluğunun tavanı, tabanı
    • "Şerbetin tadı damaklarına, serinliği midelerine yayılınca..." (Refik Halit Karay)

DASİT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kuvarslı diyorit birleşiminde olan bir sızıntı kütlesi

DAMAL
...
DAKKA
...
DAMLA

  1. [isim] Yuvarlak biçimde, çok küçük miktarda sıvı
    • "Elime bir damla yağmur düştü." (Halide Edip Adıvar)
  2. Damlalıkla kullanılan ilaç
    • "Burun damlası. Göz damlası."
  3. Kalbe inen inme, felç
    • "Damladan ölmüş."
  4. Çok az miktar
    • "Keyfin damlası karıştığı zaman, hak hak olmaktan, adalet adalet olmaktan çıkar." (Falih Rıfkı Atay)
  5. [sıfat] Damla biçiminde olan (ziynet)
    • "Damla elmas."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü