Başında d olan 8 harfli 621 kelime var. D harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde d harfi olan kelimeler listesine ya da sonu d harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında d bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DALGASIZ
-
-
[sıfat]
Dalgası olmayan
-
[sıfat]
Dalgası olmayan
- DİDAKTİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Öğretici
- "Didaktik bir eser."
-
[isim]
Öğretim yöntemlerini ele alan bilgi, öğretim bilgisi
-
[sıfat]
Öğretici
- DİNCİLİK
-
-
[isim]
Dincinin işi
-
[isim]
Dincinin işi
- DİSKOTEK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Plak, ses bandı koleksiyonu
-
Çalınan plak, bant vb. eşliğinde dans edilen kulüp, disko
-
[isim]
Plak, ses bandı koleksiyonu
- DIŞLANMA
-
-
[isim]
Dışlanmak işi veya durumu
-
[isim]
Dışlanmak işi veya durumu
- DİŞLEMEK
-
-
[-i]
Bir şeyin bir parçasını ısırmak veya koparmak
- "Bu elmayı kim dişledi?"
-
Çiğnemek
- "Ağızlarına attıkları üzüm tanelerini dişleyip ilk yudumları içtikten sonra birbirlerine baktılar." (Tarık Buğra)
-
[-i]
Bir şeyin bir parçasını ısırmak veya koparmak
- DÖNÜŞMEK
-
-
[-e]
Bir biçimden, bir durumdan başka bir biçime veya duruma geçmek, tahavvül etmek
- "Gülüşü içli bir duyarlığa dönüştü yüzünde." (Necati Cumalı)
-
[-e]
Bir biçimden, bir durumdan başka bir biçime veya duruma geçmek, tahavvül etmek
- DÜŞÜKLÜK
-
-
[isim]
Düşük olma durumu
-
Kurallara uymama durumu
-
Adilik, bayağılık, seviyesizlik
-
[isim]
Düşük olma durumu
- DAVRANIM
-
-
[isim]
Davranış
-
[isim]
Davranış
- DERMASON
- ...
- DOĞAÇTAN
-
-
[zarf]
Doğaçlama
-
[zarf]
Doğaçlama
- DOĞURGAN
-
-
[sıfat]
Çok doğuran
-
Çok eser veren, velut
- "Doğurgan bir yazar olmanın genel kültürle bağlantılı ilişkisini yadsıyacak değilim." (Selim İleri)
-
[sıfat]
Çok doğuran
- DOKUZTAŞ
-
-
[isim]
Dokuz taşla oynanan ve taşların yerleri ile yürütme yolları çizgilerle gösterilen oyun, dokurcun
-
[isim]
Dokuz taşla oynanan ve taşların yerleri ile yürütme yolları çizgilerle gösterilen oyun, dokurcun
- DELİŞMEN
-
-
[sıfat]
Zıpır
- "Arabacı yirmi beş yaşlarında delişmen, dili biraz kekeme bir oğlan." (Memduh Şevket Esendal)
-
Güçlü, hareketli, sağlam yapılı
- "Çok heyecanlı, uyanık, sözünü sakınmaz, biraz da delişmen bir insan olduğu için Deli Murat derler." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Çılgın, hercai
- "Gönüllerini tutuşturan delişmen duygularını donduran buz gibi bir havayla dönmüşlerdi." (Muzaffer Uyguner)
-
[sıfat]
Zıpır
- DEPREŞME
-
-
[isim]
Depreşmek durumu
-
[isim]
Depreşmek durumu
- DUYGUSUZ
-
-
[sıfat]
Duygusu, duyarlığı olmayan, hissiz
- "Alığa döndüm, bir çuval pamuk kadar duygusuzum." (Aka Gündüz)
-
Katı yürekli, umursamaz, hissiz
- "Sakin hatta donuk, bütün durumlarda duygusuz görünür o..." (Tarık Buğra)
-
[sıfat]
Duygusu, duyarlığı olmayan, hissiz
- DESİSTER
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir sterin onda biri
-
[isim]
Bir sterin onda biri
- DOGMATİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Deney bilgisini, deneye dayanan kanıtları hiçe sayarak kanılarını inanç öğretilerinden çıkaran (düşünce biçimi), inaksal
-
[isim]
Felsefe ve din dogmalarının mantıksal ve sıralı bir yolla ortaya konuluşu
-
[sıfat]
Deney bilgisini, deneye dayanan kanıtları hiçe sayarak kanılarını inanç öğretilerinden çıkaran (düşünce biçimi), inaksal
- DOĞUŞTAN
-
-
Yaradılıştan
- "İnsan doğuştan medenidir, cemiyet içinde yaşamak için yaratılmıştır." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Kişinin doğduğu andan beri var olan, doğuşla birlikte gelen, fıtri
-
Yaradılıştan
- DONANMAK
-
-
[nsz]
Giyinip kuşanmak, süslenmek
-
[-le]
Yayılıp kaplanmak
- "Baharda ağaçlar çiçeklerle donandı."
-
[-le]
Işıklı duruma gelmek, ışıklarla bezenmek
- "Bu gördüğünüz yol şenlik gecesi gibi ardı arası kesilmez sıra sıra otomobillerin fenerleriyle donanırdı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Gerekli nesneler bir araya getirilip süslenmek, gösterişli duruma getirilmek
- "Kırk türlü kuru yemişle donanmış masanın ortasına dikilmiş bir ince, ufak mum vardı." (Aka Gündüz)
-
[nsz]
Giyinip kuşanmak, süslenmek