Başında d olan 8 harfli 563 kelime var. D harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde d harfi olan kelimeler listesine ya da sonu d harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DARILMAK

  1. [nsz] Hoşa gitmeyen bir tutum, davranış veya söz dolayısıyla gücenip görüşmez olmak, gücenmek, küsmek, ilgiyi kesmek
    • "Kalenin üzerine top atmadılar bahanesiyle darılmadı mıydı?" (Ömer Seyfettin)
  2. Gücenmek, kırılmak, alınmak, incinmek
    • "Sinirlenmek, darılmak, kin taşımak ne olduğunu bilmezdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  3. Azarlamak, paylamak

DESTARLI

  1. [sıfat] Sarığı olan, sarıklı
    • "Geriye doğru basık, yalın kat destarlı fesinde her zaman bir çiçek takılıdır." (Salâh Birsel)

DEVLETÇİ

  1. [sıfat] Devletçilik yanlısı
    • "Bunun sebebi ise öteden beri devletçi bir millet olmamızdır." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Devletçiliğe uygun olan

DİKBAŞLI

  1. İnatçı, bildiğinden dönmeyen, büyüklerinin sözünü dinlemeyen, boyun eğmeyen (kimse)
  2. Kurumlu
    • "Dikbaşlı ve sözünü esirgemeyen bir insan olduğundan yükselmemişti." (Yahya Kemal Beyatlı)

DÜRTÜŞME

  1. [isim] Dürtüşmek işi

DÜŞÜNDEŞ

  1. [sıfat] Aynı düşüncede olan, aynı düşünceyi savunan, oydaş, fikirdeş

DAYATMAK

  1. [-i] Dayama işini yaptırmak
  2. [nsz] Kendi istediğini yaptırmakta direnmek
    • "Ertesi gün dayattı, ben onu almam diye." (Haldun Taner)
  3. [-e] Başkasının isteğine karşı koymak
  4. Empoze etmek

DENGELİK

  1. [isim] Denge sağlayan alet

DİDİŞKEN

  1. [sıfat] Didişmekten hoşlanan
    • "Et ayrıca insanı didişken yapar, ihtirasları körükler." (Haldun Taner)

DİRİLMEK

  1. [nsz] Güçlenip canlanmak
    • "Bir bardak suyu içince dirildi."
  2. Bitki solmuş, pörsümüş durumdayken yeniden canlılık kazanmak, diri duruma gelmek
  3. Hasta yeniden sağlığını kazanmak, iyileşmek
  4. Öldüğü sanılan şey canlılık kazanmak
    • "Masal bu, ölüyken dirilmiş, kabirden dışarı atlamış insanların masalı." (Peyami Safa)
  5. Yeniden etkin olmak, geçerli duruma gelmek
    • "Aruz ölçüsü bir gün yeniden dirilecek mi bilmiyorum." (Nurullah ataç)

DOĞURTMA

  1. [isim] Doğurtmak işi veya durumu

DEVİNMEK

  1. [nsz] Vücudu oynatmak veya kıpırdatmak, kımıldanmak, hareket etmek
  2. Bir cismin, bir noktaya göre, yeri veya durumu değişmek, hareket etmek

DOKUNSAL

  1. [sıfat] Dokunum ile ilgili olan

DAĞALASI

  1. [isim] Eti kırmızı bir çeşit küçük alabalık (Salmo alpinus)

DAYANMAK

  1. [-e] Bir yere yaslanmak, kendini dayamak
    • "Odalardan birinde köşeye dayanmış bir adam, sanki sızmış gibi görünüyor." (Memduh Şevket Esendal)
  2. [nsz] Kullanılışı uzun sürmek, dayanıklı olmak
    • "Bu kumaş çok dayandı."
  3. Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek
    • "Bu gemi fırtınaya iyi dayanır."
  4. Birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek, istinat etmek
    • "Laikliği korumak için kanun kuvvetine mi, eğitim ve telkin kuvvetine mi dayanmalıyız?" (Falih Rıfkı Atay)
  5. [nsz] Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek
    • "Merkezde Akhisar'ın, Bergama'nın da henüz dayandığını öğrendiler." (Necati Cumalı)
  6. Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak
  7. [nsz] Güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek
    • "Aradan biraz daha geçince kumandan dayanamadı, söze başladı." (Memduh Şevket Esendal)
  8. Varmak, ulaşmak
    • "Bu haber ortalığa yayılır yayılmaz banknotlarını kapan bankaya dayanıyor." (Yusuf Ziya Ortaç)
  9. Bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak
    • "İki genç, kırarcasına küreklere dayandılar." (Halikarnas Balıkçısı)
  10. Bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak
    • "Bu proje sonunda bize dayanacak."
  11. [nsz] Yetişmek, yeter olmak
  12. Hız vermek
    • "Şoför gaza dayandı."

DÖRDÜNCÜ

  1. [sıfat] Dört sayısının sıra sıfatı, sırada üçüncüden sonra gelen

DEKSTRİN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Nişastanın bölünmesinden elde edilen zamklı bir madde (C6 H10 O5)

DİPLOMAT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Dış politikayla uğraşan ve ülkesini temsil etmekle görevlendirilen kimse
  2. Teksir yapmak için kullanılan bir mumlu kâğıt türü
  3. İlişkilerinde kurnaz, becerikli olan

DÖVÜLMEK

  1. [nsz] Dövme işine konu olmak
    • "Köyün içinde birkaç kat davul sabahtan başladı, gece yarılarına kadar dövüldü." (Memduh Şevket Esendal)

DIZLAMAK

  1. [-i] Dolandırmak, çarpmak, soymak

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü