Başında d olan 8 harfli 621 kelime var. D harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde d harfi olan kelimeler listesine ya da sonu d harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında d bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DEJENERE

Kelime Kökeni: Fransızca dégénéré

  1. [sıfat] Bakınız soysuz
  2. Bakınız yoz
  3. [kimya, fizik] Bozunmuş
DOKSANAR

  1. [sıfat] Doksan sıfatının üleştirme sayı sıfatı
  2. Her birine doksan, her defasında doksanı bir arada olan
DEĞİMSİZ

  1. [sıfat] Bakınız liyakatsiz
DALANMAK

  1. [nesnesiz] Dalama işine konu olmak
DİKLENİŞ

  1. [isim] Diklenmek işi
DORUKSUZ

  1. [sıfat] Doruğu olmayan
DALÖĞLEN

  1. [zarf] Bakınız dalöğle
    • "Dalöğlen köy içinde hükûmetin ormancısına yakalanacak kadar enayi değilim." (Fakir Baykurt)
DEMLENME

  1. [isim] Demlenmek işi
DARALTMA

  1. [isim] Daraltmak işi
DENEMECİ

  1. [isim] Deneme yazarı
    • "Nerede o eski denemeciler, ağızlarından bal damlayan söyleşiciler?" (Tomris Uyar)
DUMANSIZ

  1. [sıfat] Dumanı olmayan, duman çıkarmayan
    • "Dumansız barut."
DOĞANŞAR

  1. [isim] Sivas iline bağlı ilçelerden biri
DEFETMEK

Kelime Kökeni: Arapça defʿ + Türkçe etmek

  1. [nesnesiz] Bakınız kovmak
    • "Eğer buraya karşı bir tecavüze kalkışırlarsa defedeceğim." (Aka Gündüz)
  2. [-i] Bakınız savmak
    • "Tedhiş kasırgasını üzerlerinden defetmek için hiçbir gösterişi esirgemediler." (Falih Rıfkı Atay)
  3. Bakınız savuşturmak
DİŞLEMEK

  1. [-i] Bir şeyin bir parçasını ısırmak veya koparmak
    • "Ağızlarına attıkları üzüm tanelerini dişleyip ilk yudumları içtikten sonra birbirlerine baktılar." (Tarık Buğra)
DÜŞÜRTME

  1. [isim] Düşürtmek işi
DİRLİKÇİ

  1. [isim, tarih] Dirlik sahibi olan kimse
    • "İlk dirlikçi aza kanaat eden, gözü toprakta olmayan, millet fedaisi bir halk memuru alptır." (Selâhattin Hilav)
DÖŞEMSİZ

  1. [sıfat] Döşemi olmayan
DEMBEDEM

Kelime Kökeni: Farsça dembedem

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız ara sıra
DÜŞLEMEK

  1. [-i] Bir şeyi, bir kimseyi, bir durumu istenilen biçimde tasarlamak, zihinde canlandırmak
    • "Sanırım o gece de alttan alta hep bunu düşlüyordum." (Adalet Ağaoğlu)
DOLANMAK

  1. [-e] Bir şeyin çevresine sarılmak
    • "Kocasının kolu beline bir kobra gibi dolanmış, ince kaburgalarını birbirine geçirecek gibi sıkıyordu." (Halide Edip Adıvar)
  2. [nesnesiz] Bir şeyin çevresinde dönmek, gezmek, dolaşmak
    • "Arkadan dolanıp uzaktan gözetleyecekti çeşmeyi." (Çetin Altan)
  3. [nesnesiz] Bakınız dolaşmak
  4. [-de] Gelişigüzel gezmek
    • "Kızlarının, gelinlerinin evleri arasında dolanıyor, hep evini, komşularını arıyordu." (Necati Cumalı)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü