Başında d olan 8 harfli 621 kelime var. D harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde d harfi olan kelimeler listesine ya da sonu d harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında d bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DANIŞMAN
-
-
[isim]
Bilgi ve düşüncesi alınmak için kendisine danışılan görevli kimse, müşavir
-
[isim]
Bilgi ve düşüncesi alınmak için kendisine danışılan görevli kimse, müşavir
- DUVAKSIZ
-
-
[sıfat]
Duvağı olmayan
-
[sıfat]
Duvağı olmayan
- DEMİRSİZ
-
-
[sıfat]
Demiri bulunmayan, içinde demir olmayan
-
[sıfat]
Demiri bulunmayan, içinde demir olmayan
- DALKAVUK
-
-
[isim]
Kendisine çıkar sağlayacak olanlara aşırı bir saygı ve hayranlık göstererek yaranmak isteyen kimse, şaklaban, yağcı, yalaka, yağdanlık, yalpak
- "Bunları yaparken hiçbir zaman kendini dalkavuk vaziyetine düşürmez." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Saraylarda devlet büyüklerini nükteli sözlerle eğlendiren kimse
-
[isim]
Kendisine çıkar sağlayacak olanlara aşırı bir saygı ve hayranlık göstererek yaranmak isteyen kimse, şaklaban, yağcı, yalaka, yağdanlık, yalpak
- DEFLEYİŞ
-
-
[isim]
Defeyleme işi veya biçimi
-
[isim]
Defeyleme işi veya biçimi
- DEFNETME
-
-
[isim]
Defnetmek işi, gömme
- "Ailesi onu doğduğu Üsküdar'a defnetmeye hazırlanıyordu." (Haldun Taner)
-
[isim]
Defnetmek işi, gömme
- DEVİTMEK
-
-
[-i]
Hareket durumuna getirmek
-
[-i]
Hareket durumuna getirmek
- DOĞUMSAL
-
-
[sıfat]
Doğumdan, soydan gelen
- "Doğumsal kalp hastalıkları."
-
[sıfat]
Doğumdan, soydan gelen
- DURAKLIK
-
-
[isim]
Durak olma durumu
-
Durgunluk
- "Birkaç saniye bir şaşkınlık duraklığı geçirdikten sonra odaya çıktı." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[isim]
Durak olma durumu
- DELİRMEK
-
-
[nsz]
Deli olmak, aklını yitirmek, çıldırmak
- "İkramiye kazananların delirdiklerini işitirdi." (Peyami Safa)
-
[nsz]
Deli olmak, aklını yitirmek, çıldırmak
- DEVİTKEN
-
-
[sıfat]
Herhangi bir hareketi sağlayan, muharrik
-
[sıfat]
Herhangi bir hareketi sağlayan, muharrik
- DEVŞİRİŞ
-
-
[isim]
Devşirme işi veya biçimi
-
[isim]
Devşirme işi veya biçimi
- DIŞLANIŞ
-
-
[isim]
Dışlanma işi veya biçimi
-
[isim]
Dışlanma işi veya biçimi
- DAMACANA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Su vb. sıvıları taşımaya yarayan, dar ağızlı, şişkin karınlı, genellikle hasır veya plastik sepet içinde korunan büyük şişe
-
[isim]
Su vb. sıvıları taşımaya yarayan, dar ağızlı, şişkin karınlı, genellikle hasır veya plastik sepet içinde korunan büyük şişe
- DAVETKAR
- ...
- DEADLİNE
- ...
- DOGMATİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Deney bilgisini, deneye dayanan kanıtları hiçe sayarak kanılarını inanç öğretilerinden çıkaran (düşünce biçimi), inaksal
-
[isim]
Felsefe ve din dogmalarının mantıksal ve sıralı bir yolla ortaya konuluşu
-
[sıfat]
Deney bilgisini, deneye dayanan kanıtları hiçe sayarak kanılarını inanç öğretilerinden çıkaran (düşünce biçimi), inaksal
- DÜZENSİZ
-
-
[sıfat]
Düzeni olmayan veya düzeni bozuk, karışık, tertipsiz, intizamsız, gayrimuntazam
- "Düzensiz nüfus artışı sadece yoksulluğu artırmaya yarıyor." (Haldun Taner)
-
Sistemsiz
-
[sıfat]
Düzeni olmayan veya düzeni bozuk, karışık, tertipsiz, intizamsız, gayrimuntazam
- DEĞİŞMEK
-
-
[nsz]
Başka bir biçim veya duruma girmek, tahavvül etmek
- "Ben gelirken yarım saat içinde hava değişmiş, kara yel kudurmuştu." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Onu kimseye değişmem."
-
Yerine başka şey veya kimse gelmek
- "Eskiler arasında duvardaki saatli maarif takvimleri de değişmiş oluyordu." (Necati Cumalı)
-
Karşılıklı alıp vermek, mübadele etmek
- "Onunla saatlerimizi değiştik."
-
[-i]
Değiştirmek
- "Üstümü değiştim."
-
[nsz]
Başka bir biçim veya duruma girmek, tahavvül etmek
- DEĞNEKÇİ
-
-
[isim]
Motorlu taşıtların çalıştığı yerlerde yolcuların binişi ve taşıtların sıra düzenini sağlayan kimse, kâhya
-
Parklarda düzeni sağlamaya çalışan kimse
-
Şehir düzeni ile ilgili görevli
-
[isim]
Motorlu taşıtların çalıştığı yerlerde yolcuların binişi ve taşıtların sıra düzenini sağlayan kimse, kâhya