Başında d olan 7 harfli 515 kelime var. D harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde d harfi olan kelimeler listesine ya da sonu d harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında d bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DÖVMECİ

  1. [isim] Kullanılmadan önce dövülmesi gereken maden filizlerini veya diğer maddeleri döven işçi
  2. Vücuda dövme yapan kimse
DİYABAZ

Kelime Kökeni: Fransızca diabase

  1. [isim, jeoloji] Feldspatlardan bir plajiyoklaz ile ojitten oluşmuş yeşil renkli bir kütle
DUYGUCA

  1. [zarf] Duygu bakımından
DALAMAN

  1. [isim] Muğla iline bağlı ilçelerden biri
DÖNERCİ

  1. [isim] Döner yapıp satan kimse
DÜZEMEK

  1. [-i, kimya] Herhangi bir karışımı istenilen orana göre hazırlamak, karışımın dozunu belirlemek
DÖNEMEÇ

  1. [isim] Bir yolun yön değiştirdiği yer; bük (I), büklüm, büküntü, kıvrım, kıvrıntı, viraj
    • "Saffet Bey ilk dönemeci döner dönmez, yamağın eline cep saatimi tutuşturup şiddetli emir verdim." (Aka Gündüz)
  2. [mecaz] Bir durum, tutum, davranış ve düşüncedeki aşama
DEPLASE

Kelime Kökeni: Fransızca deplasé

  1. [sıfat] "Yerini değiştirmek" anlamındaki deplase etmek, "yeri değişmek." anlamındaki deplase olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
DÜVENCİ

  1. [isim] Harman zamanı düven sürmek için tutulan çocuk
  2. Düven yapan veya satan kişi
    • "Düvenci ustası isterim, duvarcı ustası isterim." (Nezihe Araz)
DİKELME

  1. [isim] Dikelmek işi
DONATIŞ

  1. [isim] Donatmak işi
DALAŞMA

  1. [isim] Dalaşmak işi
DAMITMA

  1. [isim, kimya, fizik] Damıtmak işi; taktir
DİKENLİ

  1. [sıfat] Dikenli olan
    • "Dikenli bir çitle çevrili küçük bir bahçe içinde tek katlı ve iki odalı bir ev." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Dikeni olan bitkilerin bulunduğu (yer)
    • "Bu bakış yosunlu, isli kahve pencerelerinden dikenli tarlalara bakmak değildir." (Nâzım Hikmet)
  3. [mecaz] Zor, çetin, sıkıntı veya üzüntü veren
    • "Yüzü bulutlandı. Gene gömülüyor o dikenli sessizliğine." (Necip Fazıl Kısakürek)
DENEYİŞ

  1. [isim] Denemek işi
    • "Fakat şiir dünyasında, ilk ve fiilî bir deneyiş hâlindeki bu keşfin rütbesi, koca bir millet hayatına eş bir ömür." (Necip Fazıl Kısakürek)
DOSTANE

Kelime Kökeni: Farsça dūstāne

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız dostça
    • "Bu mağazaya girdiğimiz vakit güler yüzlü ve çok dostane kabul edildik." (Yahya Kemal Beyatlı)
DAĞINTI

  1. [isim] Karışık, gelişigüzel atılmış öteberi
DERİŞME

  1. [isim] Derişmek işi
  2. Bakınız yoğunlaşma
DERUHTE

Kelime Kökeni: Farsça der + Arapça ʿuhde

  1. [isim, eskimiş] Bakınız üstlenme
DÖKÜLÜŞ

  1. [isim] Dökülmek işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü