Başında d olan 7 harfli 515 kelime var. D harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde d harfi olan kelimeler listesine ya da sonu d harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında d bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DEPLASE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] "Yerini değiştirmek" anlamında deplase etmek ve "yeri değişmek" anlamında deplase olmak anlamında geçer

DEŞİLME

  1. [isim] Deşilmek işi

DESTARİ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Sarıkla ilgili
  2. [isim] Sarık yapan kimse

DÜRTMEK

  1. [-i] Ucu sivri bir şeyle veya elle hafifçe itmek
    • "Bir parça uyuşup dalar gibi olmuşsun, derken seni birdenbire dürtüp uyandırıyorlar." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Değmek, dokunmak
  3. İstenilen şeyi yaptırmak için birine kışkırtıcı söz söylemek, tahrik etmek
  4. Uyarmak, ikaz etmek

DEREOTU

  1. [isim] Maydanozgillerden, ince yapraklı, bazı yemeklere konulan güzel kokulu bir bitki (Anethum)

DURADUR
...
DERSLİK

  1. [isim] Sınıf, dershane
  2. [sıfat] Ders saati süresine uygun
    • "Anlatılacak bir derslik konu kaldı."

DEBDEBE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Görkem
    • "Bir Tanzimat konağının şaşırtıcı debdebesi içinden bu küçük eve düşmüştü." (Ahmet Hamdi Tanpınar)

DEDİRME

  1. [isim] Dedirmek işi

DİZİMLİ
...
DUYURMA

  1. [isim] Duyurmak işi

DAĞDAĞA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Gürültü, patırtı, telaş, karmakarışık durum, sıkıntı
    • "Hayat mütemadi ihtiyaçları yerine getirmeye uğraşmaktan ibaret çetin bir dağdağa." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

DÖNEKÇE

  1. [sıfat] Dönek gibi
  2. Döneğe yakışacak biçimde

DÜĞÜNCÜ

  1. [isim] Düğün sahibi, toycu
  2. Düğün çağrıcısı
  3. Düğüne katılan kimse
    • "Düğüncüler akşama kadar güneş altında pişmiş, bıkmış, yanmış oldukları için rakı sofrasına pekçe sokuldular." (Memduh Şevket Esendal)

DÜZLEME

  1. [isim] Düzlemek işi, tesviye

DANIŞMA

  1. [isim] Danışmak işi, müşavere, istişare, müzakere, meşveret
    • "Bu civarda her kim ki başı sıkışır, ona danışmaya gelir." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Danışılan yer, müracaat, enformasyon
    • "Aşağıdaki kapıcı soruyor, danışmadaki şişman kız soruyor." (Atilla İlhan)

DÜZENCE

  1. [isim] Sıkı düzen, disiplin

DAĞBAŞI

  1. [isim] Issız yer
    • "Dağ başında gece yarısı beni kim görmek isteyebilir?" (Memduh Şevket Esendal)
  2. Devletin koyduğu yasaların işletilmediği yer

DUBLEKS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] İçinden merdivenli, iki katlı (ev)

DAĞITIK

  1. Kendinden geçmiş, sarhoş
    • "Polis, dağıtık gazino müşterisini derdest edip götürdü."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü