Başında d olan 6 harfli 316 kelime var. D harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde d harfi olan kelimeler listesine ya da sonu d harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında d bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DEPREM

  1. [isim] Yer kabuğunun derin katmanlarının kırılıp yer değiştirmesi veya yanardağların püskürme durumuna geçmesi yüzünden oluşan sarsıntı, yer sarsıntısı, hareket, zelzele

DÜMTEK

  1. [isim] Klasik Türk müziğinde tempo
    • "Ellerini dümtek usulü ile dizlerine vurur." (Ömer Seyfettin)

DEALER
...
DİKGEN

  1. [sıfat] Birbiriyle veya kesim noktasındaki teğetleriyle dik açı yapacak biçimde kesişen
    • "Dikgen doğrular. Dikgen eğriler."

DÖRDÜZ

  1. [sıfat] Dördü bir arada doğan (çocuk)
  2. Dördü bir arada bulunan

DULLUK

  1. [isim] Dul olma durumu

DİLHUN
...
DÖKMEK

  1. [-i] Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak
    • "İhtiyar karısı pırıl pırıl kalaylı maşrapa ile ona su dökecek." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Belli bir yere boşaltmak
    • "Sigara tablasını dökmek."
  3. Akıtmak, düşürmek
    • "Annem bunu sezdiği gün, babamın arkasından döktüğü yaşları unutacak kadar bedbaht olur." (Yusuf Ziya Ortaç)
  4. [-e] Saçmak, serpmek
    • "Tavuklara yem döktü."
  5. Salmak, bırakmak
  6. Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek
    • "Yapraklarını dökmüş iki söğüt ağacı..." (Sait Faik Abasıyanık)
  7. Teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak
  8. Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak
    • "Heykel ilkin çamurdan yapılıyor, sonra kalıbını çıkarıp tunçtan dökecekler." (Haldun Taner)
  9. Sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek
    • "Lokma dökmek. Kadayıf dökmek."
  10. Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak
    • "Sınıra asker dökmek."
  11. [nsz] Çok söylemek
    • "Dil dökmek."
  12. Bir şeyi yok etmek için atmak
    • "Satılmayan hamsileri denize döktüler."
  13. [-e] Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak
    • "Şimdi maşallah açılmaya başladım diye söylenirsin, işi ahbaplığa dökersin, olur gider." (Reşat Nuri Güntekin)
  14. Yakmak, tutuşturmak
    • "Sabah ve akşam kahvaltıları için mangal döktürürdü. Mangal yakmak denmezdi. Mangalı dök, tutuştur denirdi." (Nezih Neyzi)
  15. Kullanmak, harcamak, sarf etmek
    • "Dimağ ve beden cevherlerini döken çocukları hesaplı bir kalori ile beslemek lazımdı." (Cahit Uçuk)
  16. Çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak
    • "Sınıfın yarısını döktüler."
  17. [nsz] Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek
    • "Para dökmek."
  18. Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak
    • "Acaba biraz anlatsan, derdini döksen olmaz mı?"

DOLGAN
...
DÖŞEME

  1. [isim] Döşemek işi
  2. Yapılarda taban üzerine döşenen tahta vb. kaplama
    • "Odanın döşemesine bakıyor, bir türlü bu yabancı yere bir ad koyamıyordu." (Ercüment Ekrem Talu)
  3. Bir yapının döşenmesine yarayan her türlü eşya, mefruşat
  4. Koltuk, kanepe, divan vb.nin kumaş, yay, pamuk vb. bölümleri
    • "Bu patiska döşemeleri beraber ütüleyecektik." (Aka Gündüz)
  5. Taşıtların koltuk, taban, tavan vb. yerleri
  6. Halk edebiyatında ve türkülerden önce söylenen, bazen tekerleme biçiminde olan uyaklı giriş bölümü
    • "Hamama gitmek, yıkanmak, masallara, masal döşemelerine bile girdiği gibi halkımızın yaşama biçimlerine de karışmıştır." (Salâh Birsel)

DİLEME

  1. [isim] Dilemek işi

DÜRÜŞT

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Sert, gücendirici, kırıcı
    • "Ömründe bir defa kimseye dürüşt bir söz söylememişti." (Yahya Kemal Beyatlı)

DİZYEM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sıcakölçerde santigradın onda biri

DOMBRA
...
DENDEN

  1. [isim] Bir çizelgede alt alta gelen aynı söz veya söz gruplarının tekrar yazılmasını önleyerek kolaylık sağlamak amacıyla kullanılan noktalama işaretinin adı (")

DİZDAR

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Kale muhafızı, kale bekçisi
    • "'Bunlar şehir subaşısının adamları, dizdarlarıydı." (Ömer Seyfettin)

DRAHMİ

Kelime Kökeni : Yunanca

  1. [isim] Yunan para birimi

DİŞEME

  1. [isim] Dişemek işi

DANACI

  1. [isim] Dana çobanı

DERİCİ

  1. [isim] Dericilik yapan kimse

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü