Başında d olan 5 harfli 318 kelime var. D harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde d harfi olan kelimeler listesine ya da sonu d harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında d bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DİNCE
-
-
[zarf]
Dinî bakımdan, dine göre
- "Kısaca ve dince söylersek cennetlikler cennete, cehennemlikler cehenneme!"
-
[zarf]
Dinî bakımdan, dine göre
- DİYET
-
Kelime Kökeni: Arapça diyet
-
[isim, din bilimi]
İslam hukukuna göre, öldürme ve yaralamalarda suçlunun ödemek zorunda olduğu para veya mal; kan akçesi, kan pahası, kan parası, kefaret
- "Kolunun diyetini ben verdim. Yoksa çolak kalacaktın."
-
[mecaz]
Bir şeyin karşılığı olarak ödenmek zorunda kalınan şey
- "Şimdiye kadar yaşadığım güzelliklerin diyetini ödemek istiyorum."
-
[isim, din bilimi]
İslam hukukuna göre, öldürme ve yaralamalarda suçlunun ödemek zorunda olduğu para veya mal; kan akçesi, kan pahası, kan parası, kefaret
- DELTA
-
Kelime Kökeni: Fransızca delta
-
[isim]
Yunan alfabesinin dördüncü harfi (Δ)
-
[coğrafya]
Bir ırmağın çatallanarak denize veya göle kavuştuğu yerde oluşan üçgen biçimli ova; çatal ağız
- "Ne var ki köyümüzdeki deltanın kurutulmasından sonra yörenin asıl sahibi olan hayvanlar doğaya saygı göstermeyen insanlara küsüp gitmişler ve bir daha hiç geri gelmemişler..."
-
[isim]
Yunan alfabesinin dördüncü harfi (Δ)
- DİYEZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca dièse
-
[isim, müzik]
Bir sesin yarım ton inceltileceğini gösteren nota işareti
-
[sıfat]
Yarım ton inceltilmiş (ses)
-
[isim, müzik]
Bir sesin yarım ton inceltileceğini gösteren nota işareti
- DÖKME
-
-
[isim]
Dökmek işi
- "Üşenmiyor, her gün üç yüz metre yürüyüp çöpünü dökmeye buraya geliyor."
-
[sıfat]
Bir yerden bir yere dökülen, aktarılan
- "Dökme su."
-
[sıfat]
Kapların içinde olmayan, yığın biçiminde ortaya dökülmüş olan
- "Dökme buğday. Dökme portakal. Dökme çimento."
-
[sıfat]
Kalıba dökülmek yoluyla yapılmış
- "Dökme soba."
-
[denizcilik]
Bakınız dökme yük
-
[isim]
Dökmek işi
- DERGİ
-
-
[isim]
Siyaset, edebiyat, teknik, ekonomi vb. konuları inceleyen ve belirli aralıklarla çıkan süreli yayın; bülten, mecmua
-
[isim]
Siyaset, edebiyat, teknik, ekonomi vb. konuları inceleyen ve belirli aralıklarla çıkan süreli yayın; bülten, mecmua
- DOYGU
-
-
[isim]
Yaşamayı sağlayacak besin; rızık
-
[isim]
Yaşamayı sağlayacak besin; rızık
- DİLME
-
-
[isim]
Dilmek işi
-
Dört köşe uzunlamasına kesilmiş ağaç
- "Kapı, pencereden başka tavanlık tahta, tabanlık dilme, çatılık direk hazır."
-
[isim]
Dilmek işi
- DİĞER
-
Kelime Kökeni: Farsça dīger
- DÜBEŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça dū + Türkçe beş
-
[isim]
Zarla oynanan oyunlarda, atılan zarlardan her ikisinin de beş benekli yüzünün üste gelmesi
-
[isim]
Zarla oynanan oyunlarda, atılan zarlardan her ikisinin de beş benekli yüzünün üste gelmesi
- DİNGO
-
-
[isim]
"Girenin çıkanın belli olmadığı yer" anlamındaki Dingo'nun ahırı sözünde geçer
- "Ulan burası mahpushane değil, Dingo'nun ahırı."
-
[isim]
"Girenin çıkanın belli olmadığı yer" anlamındaki Dingo'nun ahırı sözünde geçer
- DORSE
-
Kelime Kökeni: İngilizce dorsal
-
[isim]
Kara taşıma araçlarındaki kasa
-
[isim]
Kara taşıma araçlarındaki kasa
- DEPAR
-
Kelime Kökeni: Fransızca départ
-
[isim, spor]
Bakınız çıkış
- "Depar çizgisi."
-
[isim, spor]
Bakınız çıkış
- DENİZ
-
-
[isim]
Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi; bahir, derya
-
Bu su kütlesinin belirli bir parçası; bahir, derya
- "Marmara Denizi. Karadeniz."
-
Aydaki düzlükler
-
[mecaz]
Geniş alan
- "Tarife kalkma bizi / Ne şuyuz ne de buyuz / Adem denen denizi / Arayan birer suyuz"
-
[mecaz]
Bol, çok, yoğun olarak bulunan
-
[isim]
Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi; bahir, derya
- DESEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca dessin
-
[isim]
Tahta, çini, kumaş, kâğıt vb. yüzeylerin üzerine yapılan çizim
-
Tahta, çini, kumaş, kâğıt vb. yüzeylerin üzerinde varlıkları, nesneleri belirli çizgilerle gösterme, tasvir etme
-
Görsel bir etki yaratmak amacıyla yapılmış çizgi resimlerin hepsi
-
Desen yapma sanatı
- "O, desen öğreniyor."
-
[isim]
Tahta, çini, kumaş, kâğıt vb. yüzeylerin üzerine yapılan çizim
- DİZGİ
-
-
[isim]
Basım için harfleri, kelimeleri, satırları, sayfalar oluşturacak biçimde düzenleme; tertip
-
[isim]
Basım için harfleri, kelimeleri, satırları, sayfalar oluşturacak biçimde düzenleme; tertip
- DİLİM
-
-
[isim]
Bir bütünden kesilmiş veya ayrılmış ince, yassı parça
- "Ekmek satan yer yokmuş, bir dilim kek alabilmek üzere bir pastacıya giriyorum."
-
Radyatör parçalarından her biri
-
Belli ölçülere göre oluşmuş bölüm
-
[edebiyat]
Masal, efsane, bilmece vb. bir metnin, bir eserin aslından az çok ayrılan değişik biçimli olanı; epizot
-
[isim]
Bir bütünden kesilmiş veya ayrılmış ince, yassı parça
- DİNME
-
-
[isim]
Dinmek işi
- "Güneşin açması, yağmurun dinmesi, fırtınanın durulması beklenebilir."
-
[isim]
Dinmek işi
- DÖVEÇ
-
-
[isim, ağızlardan]
Ağaçtan yapılmış havan
- "Sarımsak döveci."
-
[isim, ağızlardan]
Ağaçtan yapılmış havan
- DEŞİK
-
-
[sıfat]
Deşilmiş olan
-
[sıfat]
Deşilmiş olan