Başında d olan 5 harfli 318 kelime var. D harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde d harfi olan kelimeler listesine ya da sonu d harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında d bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DİZİŞ
-
-
[isim]
Dizme işi veya biçimi
-
[isim]
Dizme işi veya biçimi
- DİZME
-
-
[isim]
Dizmek işi
-
[isim]
Dizmek işi
- DOLAR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Amerika Birleşik Devletleri, Kanada vb. devletlerin para birimi
-
[isim]
Amerika Birleşik Devletleri, Kanada vb. devletlerin para birimi
- DİZGİ
-
-
[isim]
Basım için harfleri, kelimeleri, satırları, sayfalar oluşturacak biçimde düzenleme, tertip
-
[isim]
Basım için harfleri, kelimeleri, satırları, sayfalar oluşturacak biçimde düzenleme, tertip
- DÜNYA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Güneşe yakınlık bakımından üçüncü gezegen, yer, yerküre, yer yuvarı, yer yuvarlağı, acun
- "Fakat kendi tabiri üzerine dünya başına yıkılmış zannetti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
- "... bütün dünya bir araya gelse fikrimi değiştiremez." (Ömer Seyfettin)
- "Seni dünya gözüyle bir daha görmeyi nasip edene şükrolsun." (Yahya Kemal)
- "Eve döneyim desen Feneryolu istasyonuna dünya kadar yol var." (Sermet Muhtar Alus)
-
Dış, çevre, ortam
- "Biz dünyadan ayrı yaşarken dünya epey değişmiş." (Hüseyin Cahit Yalçın)
-
İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu
- "Batı dünyası. Doğu dünyası."
-
Meslek veya iş birliği içinde bulunma, camia
- "Ressamlar dünyasında onun yeri ayrıdır."
-
[zamir]
Elgün, herkes
-
Duygu, düşünce ve hayal âlemi
- "Köprüye kadar kendi dünyaları içinde ne tatlı, ne özlü konuşurlardı." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[isim]
Güneşe yakınlık bakımından üçüncü gezegen, yer, yerküre, yer yuvarı, yer yuvarlağı, acun
- DURUK
-
-
[sıfat]
Hareketi olmayan, belirli bir süre değişmeyen, statik, dinamik karşıtı
-
Kuvvetlerin dengelenmesiyle ilgili olan
-
[isim]
Hareket etmeyen nesnelerin üzerindeki kuvvet dengeleri ile uğraşan bilim dalı, statik
-
[isim]
Dalgalı akımlı elektrik motor veya üreteçlerinde hareketsiz bölüm, stator
-
[sıfat]
Hareketi olmayan, belirli bir süre değişmeyen, statik, dinamik karşıtı
- DANIŞ
-
-
[isim]
Önemli bir konuda birkaç kişinin bir arada konuşması, müşavere
-
[isim]
Önemli bir konuda birkaç kişinin bir arada konuşması, müşavere
- DEBİL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Bedensel ve zihinsel bakımdan güçsüz
-
[sıfat]
Bedensel ve zihinsel bakımdan güçsüz
- DOLAY
-
-
[isim]
Bir yeri saran başka yerlerin bütünü, çevre, havali, etraf
- "Yaratma heyecanı içinde yorulma denen şey onun dolayına uğramazdı." (Haldun Taner)
-
[isim]
Bir yeri saran başka yerlerin bütünü, çevre, havali, etraf
- DOMUR
-
-
[isim]
Kabarcık
-
Tomurcuk
-
[isim]
Kabarcık
- DÖNÜŞ
-
-
[isim]
Dönme işi veya biçimi
- "Artık serbestim, koynumda terhis kâğıdımla dönüş yolundayım." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Oyuncunun bir ayağını yerden kesmeden yaptığı dönme hareketi
-
[isim]
Dönme işi veya biçimi
- DÜŞÇÜ
-
-
[sıfat]
Hayalperest
- "Ancak onun gibi düşçü olanların yapabileceği bir atılımla gönüllü yazılmasını minnet ve şükranla karşıladı." (Atilla İlhan)
-
[sıfat]
Hayalperest
- DENİM
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Kot vb. yapımında kullanılan bir tür pamuklu kumaş
-
[isim]
Kot vb. yapımında kullanılan bir tür pamuklu kumaş
- DUTÇU
- ...
- DALLI
-
-
[sıfat]
Dalları olan
-
Üzerinde dal ve çiçek deseni bulunan (kumaş)
-
[sıfat]
Dalları olan
- DEBBE
-
-
[isim]
Kulplu ve ağzı kapaklı bakırdan su kabı, güğüm
-
[isim]
Kulplu ve ağzı kapaklı bakırdan su kabı, güğüm
- DENYO
-
-
[sıfat]
Dengesiz, delibozuk
-
Sersem, budala
-
[isim]
Emanet, rehin, tutu
-
[sıfat]
Dengesiz, delibozuk
- DİKEL
-
-
[isim]
Meni
-
[isim]
Meni
- DİLLİ
-
-
[sıfat]
Dili olan
-
Konuşkan, sürekli ve tatlı konuşan
- "Daha çok küçük, dört yaşında bile yok. Öyle dilli ki kimseye, laf bırakmıyordu." (Oktay Rifat)
-
Dedikoducu, ileri geri konuşan
- "Benim işim yok senin o dilli kardeşlerinin arasında." (Necati Cumalı)
-
[sıfat]
Dili olan
- DUALI
-
-
[sıfat]
Dua okuyan, dua eden
-
[sıfat]
Dua okuyan, dua eden