Başında d olan 5 harfli 318 kelime var. D harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde d harfi olan kelimeler listesine ya da sonu d harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında d bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DİNCE

  1. [zarf] Dinî bakımdan, dine göre
    • "Kısaca ve dince söylersek cennetlikler cennete, cehennemlikler cehenneme!" (Emine Işınsu)
DİYET

Kelime Kökeni: Arapça diyet

  1. [isim, din bilimi] İslam hukukuna göre, öldürme ve yaralamalarda suçlunun ödemek zorunda olduğu para veya mal; kan akçesi, kan pahası, kan parası, kefaret
    • "Kolunun diyetini ben verdim. Yoksa çolak kalacaktın." (Ömer Seyfettin)
  2. [mecaz] Bir şeyin karşılığı olarak ödenmek zorunda kalınan şey
    • "Şimdiye kadar yaşadığım güzelliklerin diyetini ödemek istiyorum." (Recep Seyhan)
DELTA

Kelime Kökeni: Fransızca delta

  1. [isim] Yunan alfabesinin dördüncü harfi (Δ)
  2. [coğrafya] Bir ırmağın çatallanarak denize veya göle kavuştuğu yerde oluşan üçgen biçimli ova; çatal ağız
    • "Ne var ki köyümüzdeki deltanın kurutulmasından sonra yörenin asıl sahibi olan hayvanlar doğaya saygı göstermeyen insanlara küsüp gitmişler ve bir daha hiç geri gelmemişler..." (Halit Fuat Beşik)
DİYEZ

Kelime Kökeni: Fransızca dièse

  1. [isim, müzik] Bir sesin yarım ton inceltileceğini gösteren nota işareti
  2. [sıfat] Yarım ton inceltilmiş (ses)
DÖKME

  1. [isim] Dökmek işi
    • "Üşenmiyor, her gün üç yüz metre yürüyüp çöpünü dökmeye buraya geliyor." (Elif Şafak)
  2. [sıfat] Bir yerden bir yere dökülen, aktarılan
    • "Dökme su."
  3. [sıfat] Kapların içinde olmayan, yığın biçiminde ortaya dökülmüş olan
    • "Dökme buğday. Dökme portakal. Dökme çimento."
  4. [sıfat] Kalıba dökülmek yoluyla yapılmış
    • "Dökme soba."
  5. [denizcilik] Bakınız dökme yük
DERGİ

  1. [isim] Siyaset, edebiyat, teknik, ekonomi vb. konuları inceleyen ve belirli aralıklarla çıkan süreli yayın; bülten, mecmua
DOYGU

  1. [isim] Yaşamayı sağlayacak besin; rızık
DİLME

  1. [isim] Dilmek işi
  2. Dört köşe uzunlamasına kesilmiş ağaç
    • "Kapı, pencereden başka tavanlık tahta, tabanlık dilme, çatılık direk hazır." (Fakir Baykurt)
DİĞER

Kelime Kökeni: Farsça dīger

  1. [sıfat] Bakınız öteki
    • "Diğer misafirlerimle meşgul olamadım." (Ömer Seyfettin)
  2. Bakınız başka
DÜBEŞ

Kelime Kökeni: Farsça dū + Türkçe beş

  1. [isim] Zarla oynanan oyunlarda, atılan zarlardan her ikisinin de beş benekli yüzünün üste gelmesi
DİNGO

  1. [isim] "Girenin çıkanın belli olmadığı yer" anlamındaki Dingo'nun ahırı sözünde geçer
    • "Ulan burası mahpushane değil, Dingo'nun ahırı." (Ömer Seyfettin)
DORSE

Kelime Kökeni: İngilizce dorsal

  1. [isim] Kara taşıma araçlarındaki kasa
DEPAR

Kelime Kökeni: Fransızca départ

  1. [isim, spor] Bakınız çıkış
    • "Depar çizgisi."
DENİZ

  1. [isim] Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi; bahir, derya
  2. Bu su kütlesinin belirli bir parçası; bahir, derya
    • "Marmara Denizi. Karadeniz."
  3. Aydaki düzlükler
  4. [mecaz] Geniş alan
    • "Tarife kalkma bizi / Ne şuyuz ne de buyuz / Adem denen denizi / Arayan birer suyuz" (Enis Behiç Koryürek)
  5. [mecaz] Bol, çok, yoğun olarak bulunan
DESEN

Kelime Kökeni: Fransızca dessin

  1. [isim] Tahta, çini, kumaş, kâğıt vb. yüzeylerin üzerine yapılan çizim
  2. Tahta, çini, kumaş, kâğıt vb. yüzeylerin üzerinde varlıkları, nesneleri belirli çizgilerle gösterme, tasvir etme
  3. Görsel bir etki yaratmak amacıyla yapılmış çizgi resimlerin hepsi
  4. Desen yapma sanatı
    • "O, desen öğreniyor."
DİZGİ

  1. [isim] Basım için harfleri, kelimeleri, satırları, sayfalar oluşturacak biçimde düzenleme; tertip
DİLİM

  1. [isim] Bir bütünden kesilmiş veya ayrılmış ince, yassı parça
    • "Ekmek satan yer yokmuş, bir dilim kek alabilmek üzere bir pastacıya giriyorum." (Adalet Ağaoğlu)
  2. Radyatör parçalarından her biri
  3. Belli ölçülere göre oluşmuş bölüm
  4. [edebiyat] Masal, efsane, bilmece vb. bir metnin, bir eserin aslından az çok ayrılan değişik biçimli olanı; epizot
DİNME

  1. [isim] Dinmek işi
    • "Güneşin açması, yağmurun dinmesi, fırtınanın durulması beklenebilir." (Nâzım Hikmet)
DÖVEÇ

  1. [isim, ağızlardan] Ağaçtan yapılmış havan
    • "Sarımsak döveci."
DEŞİK

  1. [sıfat] Deşilmiş olan
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü