Başında dü olan 7 harfli 49 kelime var. Dü ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde dü olan kelimeler listesine ya da sonu dü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında dü bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DÜZENCİ

  1. [sıfat] Bakınız düzenbaz
DÜMENCİ

  1. [isim, denizcilik] Gemilerde dümeni kullanan kimse
  2. [sıfat, argo] Dalavereci olan
  3. [sıfat, argo] En tembel
    • "Bahriye Mektebinden dümenci yani sonuncu olarak çıktım." (Abdülhak Şinasi Hisar)
DÜALİST

Kelime Kökeni: Fransızca dualiste

  1. [sıfat, felsefe] Bakınız ikici
DÜNYALI

  1. [sıfat] Dünyaya ait olan
DÜĞÜMLÜ

  1. [sıfat] Düğümlenmiş olan
  2. Bakınız budaklı
    • "Yüksek çınarların yamru yumru düğümlü dalları henüz yapraklarla örtülmemişti." (Ömer Seyfettin)
  3. [mecaz] Sorunlu, karışık olan
DÜZENCE

  1. [isim] Bakınız disiplin
DÜZMECE

  1. [sıfat] Bakınız sahte
DÜZLEME

  1. [isim] Bakınız tesviye
DÜZELTİ

  1. [isim] Düzeltme işi; tashih
  2. Basılmakta olan bir yayının provaları üzerinde özel düzeltme işaretleriyle yanlışları gösterme; düzeltme, tashih
DÜZENEK

  1. [isim] Belli bir sonuca ulaşmak için karmaşık bir biçimde düzenlenmiş organ veya parçalar birleşimi; tertibat, mekanizma, sistem
DÜNÜRCÜ

  1. [isim] Kız istemeye giden kimse
DÜTTÜRÜ

  1. [isim] Dar ve kısa giysi
  2. [sıfat, mecaz] Açık saçık, tuhaf ve hafif giyimli (kadın)
DÜRTMEK

  1. [-i] Ucu sivri bir şeyle veya elle hafifçe itmek
    • "On dakika kadar dürttükten ve bağırdıktan sonra nihayet biraz ayılabildi." (Etem İzzet Benice)
  2. Bir yere değmek, dokunmak
  3. [mecaz] İstenilen şeyi yaptırmak için birine kışkırtıcı söz söylemek, birini tahrik etmek
  4. [mecaz] Birini uyarmak, ikaz etmek
DÜPEDÜZ

  1. [zarf] Çok düz ve doğru bir biçimde, dümdüz olarak
  2. Yalın, basit, süssüz, sade bir biçimde
    • "Bir lakırtıyı düpedüz söylemek dururken, daha çok beğenilsin diye dolambaçlı yollardan söylediniz mi, çok kere manasız manasız şeyler meydana çıkıyor." (Orhan Veli Kanık)
  3. [mecaz] Başka bir amaç gütmeden; açıkçası
    • "Daha başkaları vardı ki bunlar düpedüz korkuyorlardı." (Tarık Buğra)
DÜZAYAK

  1. [sıfat] İçinde merdiven veya inilip çıkılacak bölüm bulunmayan (ev, yol)
    • "Eşyayı -onlar da pek matah şeyler değildi ya- toparlayarak düzayak bir ev bulduk." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. [isim] Özellikle Orta Anadolu'da oynanan bir halay türü
DÜZYAZI

  1. [isim, edebiyat] Şiir olmayan söz ve yazı; nesir, mensur, inşa
    • "O, düzyazıyı şiirden üstün tutar." (Sait Faik Abasıyanık)
DÜZEYLİ

  1. [sıfat] Düzeyi, değeri olan; seviyeli
DÜNYEVİ

Kelime Kökeni: Arapça dunyevī

  1. [sıfat, felsefe] Bu dünya ile ilgili; dünyasal, uhrevi karşıtı
    • "Bazı dünyevi meseleleri bahane ederek kardeşlerle olan bağı kesmek, yabancılaşmak, uzak durmayı tercih etmek hiçbir şekilde hoş karşılanmayan bir davranıştır." (Mehmed Paksu)
DÜZGÜLÜ

  1. [sıfat] Düzgüye uygun
DÜZELME

  1. [isim] Düzelmek durumu
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü