Başında ce olan 5 harfli 42 kelime var. Ce ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ce olan kelimeler listesine ya da sonu ce ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ce bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

CEBEL

  1. [isim] Sahipsiz, boş toprak
  2. Ekilmemiş tarla, ekime elverişli olmayan yer

CELİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Çok büyük, ulu
  2. Çok büyük, ulu (Tanrı)

CEKET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Erkeklerin ve kadınların giydiği, genellikle önden düğmeli, kalçayı örten, kollu üst giysisi

CENUP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Güney

CEMRE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Şubat ayında birer hafta arayla havada, suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi
    • "Bu cemre sözü Arapça kor ateş manasındadır." (Burhan Felek)
    • "Bugün cemre suya düştü."

CEVZA
...
CESUR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Yürekli
  2. Yürekli bir biçimde
    • "Erkeklere karşı ilk tanışmada cesur ve ümit verici davranırdı." (Refik Halit Karay)

CEVVİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Atmosferik

CEBİR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Zor, zorlayış

CENAH

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kuş kanadı
  2. Kol, pazı
  3. Yan, taraf
  4. Kanat
    • "Ben takımımla beraber taburun sağ cenahını himaye için tepelere çıktım." (Ömer Seyfettin)

CELBE

  1. [isim] Avcı çantası

CESET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ölü beden, naaş
    • "Gece sabaha karşı, balıkçılar denizde bir ceset bulmuşlardı." (Atilla İlhan)

CEPÇİ

  1. [isim] Yankesici

CELAL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Büyüklük, ululuk
  2. Öfke, kızgınlık
    • "Kahraman ırkıma bir gül; ne bu şiddet, bu celal?" (Mehmet Akif Ersoy)

CELSE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Oturum
    • "Celse gürültüler arasında tatil edildi." (Haldun Taner)
    • "Evvela Nihat bir nutukla celseyi açtı." (Peyami Safa)

CEPHE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir şeyin veya yapının ön tarafta bulunan bölümü
    • "Başını kaldırarak köşkün karanlık cephesine baktı." (Peyami Safa)
    • "Avusturyalılara karşı Makedonya'da cephe açarak Selanik'e otuz bin asker çıkardılar." (Necati Cumalı)
    • "Çekinmiyor, bizzat imparatora karşı cephe alıyordu." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
  2. Belli bir düşünce, istek çevresinde sağlanan beraberlik
  3. Yan, yön, taraf
    • "Hakikatin binbir cephesi ve başka başka görünüşleri yok mudur?" (Abdülhak Şinasi Hisar)
  4. Üzerinde savaşın sürdüğü bölge
    • "Meydan muharebesi, yüz kilometrelik cephe üzerinde cereyan ediyordu." (Atatürk)
  5. Farklı ısıdaki iki su kütlesi arasındaki sınır
  6. Yerde veya daha yükseklerde sıklık, sıcaklık bakımından iki ayrı hava yığınının karşılaştıkları yer

CEBRİ
...
CEZİR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kök
  2. Alçalma, medar karşıtı

CEZAİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Ceza ile ilgili, cezaya ilişkin, cezaya dayanan
    • "Danışma Meclisinin her türlü karar ve tasarruflarından dolayı haklarında cezai, mali veya hukuki sorumluluk iddiası ileri sürülemez." (Anayasa)

CESİM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Büyük, iri, kocaman
    • "Arzı baştan başa cesim ormanlar kaplamış." (Memduh Şevket Esendal)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü