Başında ca olan 5 harfli 22 kelime var. CA ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ca olan kelimeler listesine ya da sonu ca ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

CACIK

  1. [isim] Yoğurt, ayran içine hıyar veya marul doğranarak yapılan, çoğu kez sarımsaklı, iştah açıcı yiyecek

CAİZE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Şairlerin kasidelerle övdükleri büyükler tarafından kendilerine verilen bahşiş
  2. Yazıda bir sözün olduğu gibi tekrarlandığını göstermek için alt hizasına konulan tırnak biçimindeki noktalama işareti
  3. Yol yiyeceği, azık

CAZCI

  1. [isim] Caz müziği çalan veya besteleyen kimse
    • "Aaa diyorlar, burada bar açılmış, bak cazcı Arap kapıda." (Yusuf Ziya Ortaç)

CARLI

  1. [sıfat] Zarı (III) olan
    • "Köyün sokaklarında elleri carlı, peştamallı köylüleri kovalıyordu." (Ömer Seyfettin)

CAMİT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Cansız
    • "Bir kenara bırakılıvermek, bir camit eşya gibi ayak ucuyla itilmek ne korkunç." (Peyami Safa)
  2. Donmuş

CARTA

  1. [isim] Yellenme

CAMLI

  1. [sıfat] Cam takılmış, cam geçirilmiş, camı olan
    • "Verandayı andıran camlı sofa iyice ısınmıştı." (Refik Halit Karay)

CAZİP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Alımlı
    • "Gizli bir musikinin vezniyle dalgalanan ipekli maddeler gibi cazip, yumuşak ve tatlı idi." (Peyami Safa)

CAMSI

  1. [sıfat] Cam gibi saydam, cama benzer
  2. [isim] Yerin içinden yüze çıkan erimiş sıcak maddelerin, soğuma sırasında billurlaşmayıp biçimsiz olarak katılaşmış durumu

CASUS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ajan
    • "Ortalığı karıştırmak isteyen yabancı kimseler, askerlik casusları burada oturur." (Memduh Şevket Esendal)

CANAN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Gönülden sevilen, gönül verilmiş olan kadın, sevgili
    • "Canı canan dilemiş vermemek olmaz ey dil." (Fuzulî)
  2. Tasavvufta Tanrı
    • "Yunus ver canını Hak yoluna / Can vermeyince canan bulunmaz." (Yunus Emre)

CAYIŞ

  1. [isim] Cayma işi veya biçimi
    • "Yüreğinde, gevşek bir isteksizlik, cayışa benzeyen tatsız bir gerileme vardı." (Cahit Uçuk)

CAMİA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Topluluk, zümre
    • "Gerek Macarca gerek Türkçe Avrupa milletler camiası için aynı derecede yabancı iki dildir." (Haldun Taner)

CAZLI

  1. [sıfat] Cazı olan
    • "Eğer gürültülü, cazlı bir yerde yemeği tercih etmezseniz sizi lokantaya götürecektim." (Refik Halit Karay)

CAHİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Öğrenim görmemiş, okumamış
    • "Bu maskara sosyete bana cahil diye bakar." (Halide Edip Adıvar)
    • "Bu konularda yeni kuşağın yanında her zaman cahil kalmaya mahkûmuz." (Haldun Taner)
  2. Bilgisiz
  3. Belli bir konuda yeterli bilgisi olmayan
    • "Bu doktorun karşısında cahil, aptal oluyorum." (Memduh Şevket Esendal)
  4. Deneysiz, genç, toy (delikanlı veya kız)
    • "Esasta batıl itikatlara inanmış cahil bir kızcağızdı." (Refik Halit Karay)

CADDE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Şehir içinde ana yol
    • "Anafartalar Caddesi."

CAYMA

  1. [isim] Caymak işi

CAMIZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Manda

CALİP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Celp eden, çeken, çekici

CANİP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yan, taraf

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü