Başında c olan 5 harfli 129 kelime var. C harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde c harfi olan kelimeler listesine ya da sonu c harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında c bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

CİCİM

  1. birine sevgiyle yaklaşıldığında kullanılan söz
    • "Cicim! Sen ne kadar dışarlıklı olmuşsun." (Reşat Nuri Güntekin)
CENİN

Kelime Kökeni: Arapça cenīn

  1. [isim, anatomi] Oğulcuğun gelişimini büyük ölçüde tamamladığı, bütün organ taslaklarının oluştuğu üçüncü aydan doğuma kadarki durumu; dölüt, fetüs
CİNSİ

Kelime Kökeni: Arapça cinsī

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız cinsel
    • "Şehrin bir mahallesinde bir kişinin evine güzel gençlerin gelmesi, oraya cinsî sapık ve ahlaksızların hücum etmelerine yol açabiliyordu." (İbrahim Sarı)
CİNCİ

  1. [sıfat] Cin çağırma, onlarla konuşma vb. iddialarla geçimini sağlayan (kimse)
    • "Yanlış adım atmamalıydı, atarsa yanlış dua okuyan acemi cincilere dönerdi." (Kerim Korcan)
CEVVİ

Kelime Kökeni: Arapça cevvī

  1. [sıfat, eskimiş, gök bilimi] Bakınız atmosferik
CÜLUS

Kelime Kökeni: Arapça culūs

  1. [isim] Hükümdarlık tahtına çıkma, tahta oturma
CUŞİŞ

Kelime Kökeni: Farsça cūşiş

  1. [isim, eskimiş] Bakınız coşkunluk
    • "Yürüdükçe gönlündeki cuşiş artıyor." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
CANİP

Kelime Kökeni: Arapça cānib

  1. [isim, eskimiş] Bakınız taraf
CUNTA

Kelime Kökeni: İspanyolca junta

  1. [isim] Bir ülkede yönetime silah zoruyla el koyan kimselerden oluşan kurul
CANLI

  1. [sıfat] Yaşamakta olan, yaşayan; diri
    • "Bütün canlıların kendilerini yarı baygın, uykulu, hareketsiz bir tembelliğe bıraktıkları saatler başlamıştı." (Necati Cumalı)
  2. Yerinde duramayan, hayat dolu olan; hareketli, zihayat, dinamik
    • "Yeni ufuklar arıyor, insanlarla daha geniş, canlı ilişkiler kurmak istiyordum." (Adalet Ağaoğlu)
  3. Güçlü, etkili olan
  4. Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk); ateş parçası
  5. [isim] Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan
  6. [isim] Bakınız canlı yayın
  7. [zarf] Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde
    • "Umut iyidir. İnsanı canlı ve güçlü tutar." (Ayla Kutlu)
CEBRİ

Kelime Kökeni: Arapça cebrī

  1. [sıfat, eskimiş] Zorla yapılan
    • "Cebrî muamele."
  2. Zor kullanılarak yaptırılan
  3. Bakınız zorlama
CÜBBE

Kelime Kökeni: Arapça cubbe

  1. [isim] Hukukçuların, üniversite öğretim üyelerinin, din adamlarının, mezuniyet törenlerinde öğrencilerin elbise üstüne giydikleri uzun, yanları geniş, düğmesiz giysi
    • "Artık cübbenin altına kolalı gömlek giyiyor." (Mithat Cemal Kuntay)
CEBEL

  1. [isim, ağızlardan] Sahipsiz, boş toprak
  2. Ekilmemiş tarla, ekime elverişli olmayan yer
CEZBE

Kelime Kökeni: Arapça ceẕbe

  1. [isim, eskimiş] Bir duygu veya bir inanışın etkisiyle aşırı ölçüde coşup kendinden geçme durumu
    • "İsmet Paşa'yı birer serdengeçti cezbesiyle savunanlar arasında ben de vardım." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
CÜRET

Kelime Kökeni: Arapça curʾet

  1. [isim] Kendini bilmezlik
    • "Bu ne cüret, benimle böyle nasıl konuşursunuz?"
  2. Düşüncesizce, saygıyı aşan davranış
    • "Bu cüretini asla unutmayacağım."
  3. Bakınız cesaret
    • "Geceleri evinin bahçesinde buluşacak kadar cüreti arttırmışlar." (Reşat Nuri Güntekin)
CİMRİ

  1. [sıfat] Elindeki parayı harcamaya kıyamayan; demirhindi, eli sıkı, ekti, hasis, kısmık, kibritçi, mıhsıçtı, nekes, pinti, varyemez
    • "Örneğin cimri biri sadece malını sakınmaz, sevgisini göstermede de cimri olur." (Esra Ezmeci)
CEPÇİ

  1. [isim, argo] Bakınız yankesici
    • "Biraz sonra çalışmaya başlar çepçi; yanaşır birine, şıp diye alır cüzdanını, atar zulaya. İlk durakta da iner." (Erdal Öz)
CESUR

Kelime Kökeni: Arapça cesūr

  1. [sıfat] Bakınız cesaretli
    • "Bu, yeterince cesur olamadığımın bir göstergesi olabilir." (İhsan Oktay Anar)
  2. [zarf] Cesaretli bir biçimde
    • "Erkeklere karşı ilk tanışmada cesur ve ümit verici davranırdı." (Refik Halit Karay)
CANİK

  1. [isim] Samsun iline bağlı ilçelerden biri
CAHİL

Kelime Kökeni: Arapça cāhil

  1. [sıfat] Öğrenim görmemiş, okumamış
    • "Bu maskara sosyete bana cahil diye bakar." (Halide Edip Adıvar)
  2. Bakınız bilgisiz
    • "Sansürcülerin çoğu cahil, tiyatrodan anlamaz kişilerdi." (Metin And)
  3. [ağızlardan] Deneyimsiz, toy olan (delikanlı veya kız)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü