Başında c olan 5 harfli 129 kelime var. C harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde c harfi olan kelimeler listesine ya da sonu c harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında c bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

CÜRET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yüreklilik, ataklık, cesaret
    • "Geceleri evinin bahçesinde buluşacak kadar cüreti arttırmışlar." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Düşüncesizce, saygıyı aşan davranış, cesaret

CİCİM

  1. bir sevgi sözü
    • "Ümit! Ah benim cici kardeşim." (Atilla İlhan)
  2. bir seslenme sözü
    • "Cicim! Sen ne kadar dışarlıklı olmuşsun." (Reşat Nuri Güntekin)

CİLVE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Hoşa gitmek için yapılan davranış, kırıtma, naz
    • "Romantik devirlerde bu nevi cilvelere aşk mâni olurdu, şimdi de kültür." (Peyami Safa)
    • "Değil mi ki cilveler yapıyorsun, kalkıp da bize erdemlilikten söz etme!" (Atilla İlhan)
  2. Görünme, ortaya çıkma, tecelli
    • "Denizin çok cilvelerini tattık, diyordu." (Reşat Nuri Güntekin)

CİRİM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Hacim
    • "Ateş olsa cirmi kadar yer yakar."
  2. Miktar, tutar, bölüm
    • "Şunun şurasında alacağımız bir lira. Adam başına ne düşer ki? Hiç vermese ne olur yani? Aramızda cirmini paylaşırız gider." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)

CENAP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Saygı, onur ve büyüklük anlamıyla kullanılan bir söz
    • "Prens cenapları için oturacak yer arıyoruz." (Ömer Seyfettin)

CEDRE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Guatr

CİZYE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İslam ülkelerinde Müslüman olmayanlardan alınan bir çeşit vergi

CİĞER

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Akciğerlerle karaciğerin ortak adı
    • "Oturmuş kumar oynar / Ah ciğerimin köşesi." (Halk türküsü)
    • "Mademki ... her baktığı insanın ciğerini dahi okuyordu, nasıl olup da etrafını saran mideci dalkavukların ikiyüzlülüğünü anlayamıyordu?" (Haldun Taner)
    • "Ben böylelerinin ciğerinin içini bilirim, dedi. Bu kız hanım ölürse belki beni alır diye ümitlendi." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Hayvanlarda akciğer, yürek ve karaciğerin oluşturduğu takım
  3. Yürek, iç

CELEP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Koyun, keçi, sığır vb. kesilecek hayvanların ticaretini yapan kimse
    • "Sen kasap mısın, koyun tüccarı mı, celeplerle senin ne işin var?" (Osman Cemal Kaygılı)
  2. İç oğlanı

CİDAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Duvar
  2. Zar

CİHAN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Evren
    • "Yunus gibi yüzü kara, cihana gelmiş var mıdır?" (Yunus Emre)
  2. Dünya
    • "Yurtta sulh, cihanda sulh." (Atatürk)

CIVIL
...
CAYMA

  1. [isim] Caymak işi

CÜNÜP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Dinin buyurduğu biçimde henüz yıkanmadığı için temiz sayılmayan (kimse), cenabet

CEPHE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir şeyin veya yapının ön tarafta bulunan bölümü
    • "Başını kaldırarak köşkün karanlık cephesine baktı." (Peyami Safa)
    • "Avusturyalılara karşı Makedonya'da cephe açarak Selanik'e otuz bin asker çıkardılar." (Necati Cumalı)
    • "Çekinmiyor, bizzat imparatora karşı cephe alıyordu." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
  2. Belli bir düşünce, istek çevresinde sağlanan beraberlik
  3. Yan, yön, taraf
    • "Hakikatin binbir cephesi ve başka başka görünüşleri yok mudur?" (Abdülhak Şinasi Hisar)
  4. Üzerinde savaşın sürdüğü bölge
    • "Meydan muharebesi, yüz kilometrelik cephe üzerinde cereyan ediyordu." (Atatürk)
  5. Farklı ısıdaki iki su kütlesi arasındaki sınır
  6. Yerde veya daha yükseklerde sıklık, sıcaklık bakımından iki ayrı hava yığınının karşılaştıkları yer

CALİP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Celp eden, çeken, çekici

CİNLİ

  1. [sıfat] İçinde cinlerin olduğuna inanılan
    • "Annem bu apartmana cinli, perili diye ayak basmaz." (Halide Edip Adıvar)
  2. Öfkeli, sinirli (kimse)

CİVAN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Yakışıklı genç erkek veya genç kadın
    • "Henüz on yedi yaşında pembe, beyaz, saf, masum bir civandı." (Ömer Seyfettin)
  2. [sıfat] Genç ve yakışıklı
    • "Handan gibi civan bir kız verir de içilmez mi?" (Memduh Şevket Esendal)

CEVVİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Atmosferik

CEKET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Erkeklerin ve kadınların giydiği, genellikle önden düğmeli, kalçayı örten, kollu üst giysisi

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü