Başında c olan 4 harfli 40 kelime var. C harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde c harfi olan kelimeler listesine ya da sonu c harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında c bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

CÜZİ

Kelime Kökeni: Arapça cuzʾī

  1. [sıfat] Çok az
  2. [felsefe] Bakınız tikel
CAİZ

Kelime Kökeni: Arapça cāʾiz

  1. [sıfat] Din, yasa, töre vb. bakımdan işlenmesinde, yapılmasında sakınca olmayan, yapılıp işlenmesine izin verilen
  2. Uygun, yerinde sayılan, yakışık alan
    • "Akşama kalıp iskelenin üstü binbir ayakken gitmek caiz değildi." (Sermet Muhtar Alus)
CABA

  1. [isim] Bir şey ödemeden, para vermeden alınan şey
    • "Bu mâni benden sana caba olsun." (Salâh Birsel)
  2. [zarf] Ek olarak
    • "Kilometre başına bilmem ne kadar litre benzin dağıtılmış, yağ da caba!" (Sait Faik Abasıyanık)
CANA

Kelime Kökeni: Farsça cānā

  1. [ünlem, eskimiş] "Ey sevgili" anlamında kullanılan bir seslenme sözü
    • "Esiriaşkın olmuşum cana!" (Melih Cevdet Anday)
CIRT

  1. [isim] Kâğıt, kumaş vb. yırtılırken çıkan ses
    • "Kolluğu cırt diye söktü kolumdan, katlayarak çantaya yerleştirdi." (Sibel K. Türker)
CANİ

Kelime Kökeni: Arapça cānī

  1. [isim] Cinayet işlemiş olan kimse; kıyacı, kıyıcı (III)
    • "Bugün medeniyet ve insaniyetin düşmanları olan canileri, sabıkalıları o arıyor, o takip ediyor, o buluyor." (Ömer Seyfettin)
  2. [sıfat, mecaz] Acımasız, gaddar olan
CIDA
...
CARİ

Kelime Kökeni: Arapça cārī

  1. [sıfat] Geçerli olan, yürürlükteki
    • "Fransa’da liberal sistem caridir, diğer yerlerde otorite sistemi caridir." (Vasfi Raşid Sevig)
  2. Akan, akmakta olan
    • "Kısıklı’da, Büyük Çamlıca eteğinde ve Tophanelioğlu'nda bulunan beş menbadan gelerek Sultantepesi’ndeki çeşmelerine caridir." (Ahmet Kal’a)
CİCİ

  1. [sıfat] Sevimli, cana yakın, hoş, güzel, hoşa giden
    • "Ümit! Ah benim cici kardeşim." (Attilâ İlhan)
CİRO

Kelime Kökeni: İtalyanca giro

  1. [isim, ticaret] Bir ticaret senedinin alacaklı tarafından arkasına gereken yazının yazılıp imza edilerek üçüncü bir kişiye devredilmesi
  2. Ticari kuruluşlarda bir yıl içinde yapılan işlemlerin toplam değeri; iş hacmi
CİMA

Kelime Kökeni: Arapça cimāʿ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız cinsel ilişki
    • "Kim ki düşünde cima yapa, tezelden evlene." (Ferit Edgü)
CİNS

Kelime Kökeni: Arapça cins

  1. [isim] Bakınız tür
    • "Lalelerin cinsleri günden güne çoğalıyor, soğanları akıl almayacak fiyatlarla satılıyordu." (Asaf Halet Çelebi)
  2. Bakınız soy
    • "Ben bir Türk'üm, dinim, cinsim uludur." (Mehmet Emin Yurdakul)
  3. [sıfat] Diğerlerine göre üstün nitelikleri olan
    • "Ak, kırmızı ibikli cins tavuklar vardı gözünün önünde." (Oktay Rifat)
  4. [sıfat, argo] Garip, tuhaf olan
    • "Yaşar haklıydı, ‘Ne cins adamsın be!’ demişti. ‘Ne yapacağın hiç belli değil." (Cemil Kavukçu)
  5. [biyoloji] Pek çok ortak özelliği bulunan türler topluluğu
CURA

  1. [isim] İki, üç, dört, beş veya altı telli olabilen, alt teli “la”, üst teli “re” sesine ayarlanmış, mızrapla veya parmakla vurularak çalınan, bağlama ailesinin en küçük çalgısı
    • "Nurhak’taki köyden aşiretiyle birlikte Elbistan ve Kayseri’ye doğru yola çıkan Karacaoğlan, aşiret içinde cura çalmaz, koşma söylemez olur." (Nail Tan)
  2. [ağızlardan] Doğan cinsinden küçük, yırtıcı ve bağırgan bir kuş
  3. [sıfat, ağızlardan] Ufak tefek, gelişmemiş
CİPS

Kelime Kökeni: İngilizce chips

  1. [isim] Patates, mısır vb.nden yapılan gevrek atıştırmalık
    • "Elinde koca bir cips torbasıyla bana gülümsüyordu." (Zülfü Livaneli)
CİLT

Kelime Kökeni: Arapça cild

  1. [isim] Bakınız ten
    • "Cildi pürüzsüzdü, incecik derisinde altın tozanlar belli belirsiz dalgalanmaktaydı." (Selim İleri)
  2. Formaları, yaprakları birbirine dikerek veya yapıştırarak kitap, defter, dergi vb.ne geçirilen deri, bez veya kâğıtla kaplı kapak; kap (I)
    • "Nakışlara, ciltlere, minyatürlere hayran kaldı." (Ömer Seyfettin)
  3. Bir eserin ayrı ayrı basılan bölümlerinden her biri
    • "İstanbul Ansiklopedisi'nin ilk dokuz cildinde bunların altmış yedi tanesi yer alır." (Salâh Birsel)
CÖNK

Kelime Kökeni: (Malezya dilinden)

  1. [isim] Büyük yelkenli gemi
    • "Yükünü almış bir cönkte yok yoktur, her şey bulunur." (Himmet Kayhan)
CİFE

Kelime Kökeni: Arapça cīfe

  1. [isim, eskimiş] Bakınız leş
    • "Ahlak bunlarda bir cifeyi örten kefen gibi pek basit, yüzeyde kalan bir elbisedir." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. [sıfat, mecaz] Bakınız iğrenç
    • "Sonunda öldü, bu cife dünyadan kurtuldu." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
CİLA

Kelime Kökeni: Arapça cilāʾ

  1. [isim] Bir şeyi parlatmak için kullanılan kimyasal bileşik
    • "Üzerine özenle dizilmiş boya kutuları, parlatma bezleri, ayakkabı cilası ve fırça yerlere saçıldı." (Ayhan Çelik)
  2. Bir kişinin veya bir şeyin dış görünüşündeki parlaklık
  3. [mecaz] Bir şeydeki aldatıcı, göz boyayıcı durum
  4. [mecaz] Gereksiz süs veya gösteriş
  5. [argo] Sert içkiden sonra içilen hafif içki
CIVA

Kelime Kökeni: Farsça cīve

  1. [isim, kimya] Atom numarası 80, atom ağırlığı 200,5, yoğunluğu 13,59 olan, donma noktası -38,8 °C olduğundan, normal sıcaklıkta sıvı olarak bulunan, gümüş renginde bir element (simgesi Hg)
    • "Kapıların birinden köpek havlamaları duyuluyor, diğerinden ise cıva kokan bir duman sızıyordu." (İhsan Oktay Anar)
CELP

Kelime Kökeni: Arapça celb

  1. [isim, askerlik] Askerlik görevini yapmaya çağırma
    • "Bu celpte yüz er geldi."
  2. [hukuk] Bakınız çağrı belgesi
    • "Mahkeme celbinin gelmesi gecikti." (Tarık Buğra)
  3. [eskimiş] Getirtme, kendi üzerine çekme
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü