Başında c olan 4 harfli 40 kelime var. C harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde c harfi olan kelimeler listesine ya da sonu c harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında c bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

CENK

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Kahramanca mücadele, çarpışma, savaş
    • "Kale burçlarında cenge çağrı davulları vuruldu." (Nezihe Araz)
    • "İçimdeki bu ifriti öldürmek, sükûnumu bulmak için kendimle cenk ettim." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  2. Büyük çaba, uğraş, kavga, çekişme
    • "Her dakikam bir ayrı cenk ile geçiyor." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

CİPS

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] İnce, yuvarlak kesilerek kızartılmış patates

CIVA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Atom numarası 80, atom ağırlığı 200,5, yoğunluğu 13,59 olan, donma noktası -38,8 °C olduğundan, normal sıcaklıkta sıvı olarak bulunan, gümüş renginde bir element (simgesi Hg)

CELP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Askerlik ödevini yapmaya çağırma
    • "Bu celpte yüz er geldi."
  2. Çağrı belgesi
    • "Mahkeme celbinin gelmesi gecikti." (Tarık Buğra)
  3. Getirtme, kendi üzerine çekme

CÜZİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Az, azıcık, pek az
  2. Tikel

CURA

  1. [isim] Mızrap ile çalınan iki veya üç teli olan halk sazı
  2. Bir çeşit küçük atmaca
  3. [sıfat] Ufak tefek, gelişmemiş

CEMİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Bütün, hep

CİNS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Tür, çeşit
    • "Portakal, turunç cinsinden bir meyvedir."
  2. Aralarında ortak özellikler bulunan varlıklar topluluğu
    • "Bizim operetlerimiz cinsinden bir sürü halk tiyatroları var." (Haldun Taner)
  3. Soy, kök, asıl
    • "Ben bir Türküm, dinim, cinsim uludur." (Mehmet Emin Yurdakul)
  4. [sıfat] Garip, tuhaf
  5. Pek çok ortak özellikleri bulunan türler topluluğu
  6. [sıfat] Diğerlerine göre üstün nitelikleri olan
    • "Derler ki cins kediler bu çirkinliği gizlemek için tenha yerlerde ölmeye giderlermiş." (Peyami Safa)

CİCİ

  1. [sıfat] Sevimli, cana yakın, hoş, güzel, hoşa giden
    • "Ümit! Ah benim cici kardeşim." (Atilla İlhan)

CELİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Açık, aşikâr
  2. Parlak, cilalı

CIRT

  1. [isim] Kâğıt, kumaş vb. yırtılırken çıkan ses

CİMA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İnsanlarda çiftleşme, cinsel ilişki

CAKA

  1. [isim] Gösteriş, çalım, kabadayılık, fiyaka
    • "Onların dördünde de bir kral havası, bir padişah cakası vardır." (Haldun Taner)
    • "Askerliğin palavra ile olmadığını anladı ama hâlâ caka satıyor." (Halide Edip Adıvar)
    • "Baktım ki caka yapıyor, vesikayı el âleme göstere göstere eviriyor, çeviriyor." (Peyami Safa)
    • "Dünyaları yakarım diyen, o cakasından geçilmeyen genç adamdan geriye bir enkaz kalmıştı." (Ahmet Ümit)

CABA

  1. [isim] Bir şey ödemeden, para vermeden alınan şey, bedava
    • "Bu mâni benden sana caba olsun." (Salâh Birsel)
  2. [zarf] Fazla olarak, fazladan, üstelik
    • "Kilometre başına bilmem ne kadar litre benzin dağıtılmış, yağ da caba!" (Sait Faik Abasıyanık)

CAMİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Müslümanların namaz kılmak için toplandıkları yer

CİRO

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Bir ticaret senedinin alacaklı tarafından arkasına gereken yazının yazılıp imza edilerek üçüncü bir kişiye devredilmesi
    • "Ettiğim masrafın yüzde elli kârını bulsam Madam Elizabeth'in pansiyonuna ciro edeceğim." (Aka Gündüz)
  2. İş hacmi

CARİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Geçerli olan, yürürlükte olan
    • "Memlekette bu konunun hükmü hâlâ caridir."
  2. Akan

CİLA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir şeyi parlatmak için kullanılan kimyasal bileşik
    • "Çocukluk günlerin hatırası zihinlerine cila vermişti." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Parlaklık
  3. Gereksiz süs, gösteriş

CİLT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ten
  2. Formaları, yaprakları birbirine dikerek veya yapıştırarak kitap, defter, dergi vb.ne geçirilen deri, bez veya kâğıtla kaplı kapak
    • "Nakışlara, ciltlere, minyatürlere hayran kaldı." (Ömer Seyfettin)
  3. Bir eserin ayrı ayrı basılan bölümlerinden her biri
    • "İstanbul Ansiklopedisi'nin ilk dokuz cildinde bunların altmış yedi tanesi yer alır." (Salâh Birsel)

CADI

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Geceleri dolaşarak insanlara kötülük ettiğine inanılan hortlak
  2. Kötülük yaparak başkalarına zarar veren kadın
  3. Çok güzel göz

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü