Başında c olan 4 harfli 40 kelime var. C harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde c harfi olan kelimeler listesine ya da sonu c harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında c bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

CİPS

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] İnce, yuvarlak kesilerek kızartılmış patates

CEFA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Büyük sıkıntı, üzgü, eziyet, zulüm
    • "Esirlikte ve cefada, millet ruhunu tavlandıran bir sır olduğuna o akşam inandım." (Ruşen Eşref Ünaydın)
    • "Mektubumda yazmamış mıydım, senin yüzünden ne cefalar çektiğimi?" (Osman Cemal Kaygılı)
    • "Hediye istemezler, fazla kıskanmazlar, cefaya katlanırlar, can sıkmazlar." (Peyami Safa)

CELİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Açık, aşikâr
  2. Parlak, cilalı

CADI

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Geceleri dolaşarak insanlara kötülük ettiğine inanılan hortlak
  2. Kötülük yaparak başkalarına zarar veren kadın
  3. Çok güzel göz

CIVA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Atom numarası 80, atom ağırlığı 200,5, yoğunluğu 13,59 olan, donma noktası -38,8 °C olduğundan, normal sıcaklıkta sıvı olarak bulunan, gümüş renginde bir element (simgesi Hg)

CÜDA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Yurt, baba ocağı gibi çok sevilen şeylerden ayrılmış olan, uzak kalmış olan
    • "Canı, cananı bütün varımı alsın da Hüda, / Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda." (Mehmet Akif Ersoy)

CART

  1. [isim] Sert bir şey yırtılırken çıkan ses
    • "Öldürecek adam öldüreceğim diye cart cart ötmez, sıkı ise gelir öldürür." (Haldun Taner)
  2. Hoşa gitmeyen, dikkat çeken renk

CİMA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İnsanlarda çiftleşme, cinsel ilişki

CİRO

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Bir ticaret senedinin alacaklı tarafından arkasına gereken yazının yazılıp imza edilerek üçüncü bir kişiye devredilmesi
    • "Ettiğim masrafın yüzde elli kârını bulsam Madam Elizabeth'in pansiyonuna ciro edeceğim." (Aka Gündüz)
  2. İş hacmi

CEZA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım
    • "Hırsızlıktan üç ay ceza çekti."
    • "Hasretten lime lime olmuş zavallı kalbinle oynayanlar cezalarını buldular." (Halide Edip Adıvar)
    • "Bu haylazlığının cezasını çeker." (Peyami Safa)
    • "Seni yalana tövbe ettirecek bir cezaya çarptırmalıyım." (Refik Halit Karay)
  2. Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım
    • "... kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz." (Anayasa)

CILK

  1. [sıfat] Bozularak kokmuş (yumurta)
  2. Cıvık
    • "Çok çamurlu, cılk yollarda çoğu kadın olan köylüler, toplanmış bizi seyrediyorlardı." (Halide Edip Adıvar)
  3. İrinlenmiş
    • "Uyuzlunun bilekleri cılk yara içindeydi." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. Sözünün eri olmayan

CAİZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Din, yasa, töre vb. bakımdan işlenmesinde, yapılmasında sakınca olmayan, yapılıp işlenmesine izin verilen
  2. Uygun, yerinde sayılan, yakışık alan
    • "Akşama kalıp iskelenin üstü binbir ayakken gitmek caiz değildi." (Sermet Muhtar Alus)

CAMİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Müslümanların namaz kılmak için toplandıkları yer

CELP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Askerlik ödevini yapmaya çağırma
    • "Bu celpte yüz er geldi."
  2. Çağrı belgesi
    • "Mahkeme celbinin gelmesi gecikti." (Tarık Buğra)
  3. Getirtme, kendi üzerine çekme

CANA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [ünlem] "Ey sevgili" anlamında bir seslenme sözü
    • "Esiriaşkın olmuşum cana!" (Melih Cevdet Anday)

CİFE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Leş
  2. [sıfat] İğrenç
    • "Sonunda öldü, bu cife dünyadan kurtuldu." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

CANİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Cinayet işlemiş olan kimse, kıyacı
    • "Sırtlanlar demir kafeslere, caniler zindanlara kapatılır."
  2. [sıfat] Acımasız, gaddar

CİNS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Tür, çeşit
    • "Portakal, turunç cinsinden bir meyvedir."
  2. Aralarında ortak özellikler bulunan varlıklar topluluğu
    • "Bizim operetlerimiz cinsinden bir sürü halk tiyatroları var." (Haldun Taner)
  3. Soy, kök, asıl
    • "Ben bir Türküm, dinim, cinsim uludur." (Mehmet Emin Yurdakul)
  4. [sıfat] Garip, tuhaf
  5. Pek çok ortak özellikleri bulunan türler topluluğu
  6. [sıfat] Diğerlerine göre üstün nitelikleri olan
    • "Derler ki cins kediler bu çirkinliği gizlemek için tenha yerlerde ölmeye giderlermiş." (Peyami Safa)

CARİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Geçerli olan, yürürlükte olan
    • "Memlekette bu konunun hükmü hâlâ caridir."
  2. Akan

CÖNK

  1. [isim] Büyük yelkenli gemi

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü