Başında c olan 3 harfli 19 kelime var. C harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde c harfi olan kelimeler listesine ya da sonu c harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında c bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- CAM
-
Kelime Kökeni: Farsça cām
-
[isim]
Soda veya potas katılmış silisli kumun ateşte eritilmesiyle yapılan sert, saydam ve çabuk kırılır cisim; sırça
- "Bu nedenle orta şiddette fırlatılan bir taş araba camında sadece örümcek ağına benzer çatlaklara yol açıyor."
-
[sıfat]
Tümü veya bir bölümü bu maddeden yapılmış; sırça
- "Tıraşa başlarken biri büyük, biri küçük iki örtü alırdı, cam dolabından."
-
Bakınız pencere
- "Camın önündeki masaların hemen arkasındaki yere oturup kalıyorum."
-
[eskimiş]
Bakınız kadeh
-
[isim]
Soda veya potas katılmış silisli kumun ateşte eritilmesiyle yapılan sert, saydam ve çabuk kırılır cisim; sırça
- CAN
-
Kelime Kökeni: Farsça cān
-
[isim]
İnsan ve hayvanlarda yaşamayı sağlayan ve ölümle vücuttan ayrılan madde dışı varlık; can kuşu, ruh
- "Canı yok edecek olan yine kendisidir."
-
İnsanın kendi varlığı, özü
- "Bir kedi yavrusunu kurtarmak için ipe sarılıp kuyuya iner, canımı tehlikeye koyardım."
-
Canlı olma durumu
- "Her şeyde bu mevsime mahsus bir can, bir dirilik kendini gösteriyordu."
-
Bakınız kişi
- "Benimle beraber dört canız."
-
İnsanın duygularını taşıyan iç âlemi
- "Çirkin bana kurban, ben de güzele / Can sever güzeli, maldan ziyade"
-
Bektaşilik ve Mevlevilikte tarikat kardeşi
- "Şeyh çıkınca oradaki canlar da sırasıyla yürüyüp kapıya gelince dönüp baş kestikten sonra dışarı çıkarlar."
-
[sıfat]
Sevgi ve yakınlık duygusu ile kendisine bağlanılan
- "Alphonse Daudet ilk gençliğimin can yazarlarından biri idi."
-
[isim]
İnsan ve hayvanlarda yaşamayı sağlayan ve ölümle vücuttan ayrılan madde dışı varlık; can kuşu, ruh
- CET
-
Kelime Kökeni: Arapça cedd
-
[isim]
Bakınız ata
- "Nice yıl, cetlerimiz kökleşerek bir yerde, manevi varlığının resmini çizmiş havaya."
-
[isim]
Bakınız ata
- CEP
-
Kelime Kökeni: Arapça ceyb
-
[isim]
Genellikle bir şey koymaya yarayan, giysinin belli bir yeri açılarak içine yerleştirilen astardan yapılmış parça
- "Bayramın her günü gelirler, ellerini ceplerine sokarak dolaşırlardı."
-
Trafiği kolaylaştırmak, araçların durabilmesine olanak sağlamak için yaya kaldırımları veya şehirler arası yolların kenarlarında bulunan taşıt yanaşma yeri
-
Bakınız cep telefonu
- "Sonra beni cepten aradı, hemen gel dedi."
-
[askerlik]
Savaş alanının bir yerinde düşmanın geriletilmesiyle ortaya çıkan taktik durum; çökertme (I)
-
[spor]
Otomobil yarışlarında arabalarının yarışa başladıkları nokta
-
[isim]
Genellikle bir şey koymaya yarayan, giysinin belli bir yeri açılarak içine yerleştirilen astardan yapılmış parça
- CAZ
-
Kelime Kökeni: İngilizce jazz
-
[isim]
Başlangıçta Kuzey Amerika zencilerine aitken sonraları bütün dünyada benimsenen bir müzik türü
- "Onlar alaturka dinlemek istiyor, siz caz dinlemek istiyormuşsunuz."
-
Bu müziği çalan orkestra
- "Bunun lüks bir lokantası olacak hatta ileride bir caz bile temin edilecekti."
-
[isim]
Başlangıçta Kuzey Amerika zencilerine aitken sonraları bütün dünyada benimsenen bir müzik türü
- CER
-
Kelime Kökeni: Arapça cerr
-
[isim, eskimiş]
Çekerek, sürükleyerek götürme
-
[isim, eskimiş]
Çekerek, sürükleyerek götürme
- COP
-
Kelime Kökeni: Farsça çūb
-
[isim]
Kalın, kısa değnek
-
Polislerin kullandığı genellikle lastikten yapılan sopa
-
[isim]
Kalın, kısa değnek
- CAR
-
-
[isim, ağızlardan]
Tellal ile duyurma
-
Bakınız duyuru
-
Tehlike durumu
-
[isim, ağızlardan]
Tellal ile duyurma
- CEM
-
Kelime Kökeni: Arapça cemʿ
- CIK
-
-
[ünlem, ağızlardan]
"Yok, olmaz" anlamında kullanılan bir söz
- "Saime hanım başını "cık" "cık" diye salladı."
-
[ünlem, ağızlardan]
"Yok, olmaz" anlamında kullanılan bir söz
- CİN
-
Kelime Kökeni: Arapça cinn
-
[isim, din bilimi]
Dinî inanışa göre duyularla kavranamayan, insanlar gibi irade ve anlama yeteneğine sahip, ilahi emirlere uymakla yükümlü tutulan yaratık
- "Nasıl bir adam gelecek, cin midir, peri midir, şu gelecekler kimlerdir diye bekliyoruz, insanoğlu hep bekler."
-
Masallarda göze görünmeyen, türlü biçimlere girebilen, iyilik de kötülük de yapabilen yaratık; ecinni
- "Bu cinler insan etini yiyip kanını içiyor, bağırsaklarını vücutlarına dolandırıyorlardı."
-
[mecaz]
Akıllı, zeki, uyanık kimse
-
[isim, din bilimi]
Dinî inanışa göre duyularla kavranamayan, insanlar gibi irade ve anlama yeteneğine sahip, ilahi emirlere uymakla yükümlü tutulan yaratık
- CUK
-
-
[zarf]
"Tam yerine denk gelmek, uygun gelmek, yakışmak" anlamlarındaki cuk oturmak deyiminde geçen bir söz
- "Ortada bir aşk varsa bu tanımlama duruma cuk oturuyor."
-
[zarf]
"Tam yerine denk gelmek, uygun gelmek, yakışmak" anlamlarındaki cuk oturmak deyiminde geçen bir söz
- CIS
-
-
[ünlem]
Çocukları ateşe ve tehlikeli şeylere karşı uyarırken söylenen bir söz
- "Yeni emeklemeye başlayan çocuğa yanan sobaya veya sıcak ütüye doğru giderken on kere ‘cıs, cıs’ demeniz bir anlam ifade etmez."
-
[ünlem]
Çocukları ateşe ve tehlikeli şeylere karşı uyarırken söylenen bir söz
- CİM
-
-
[isim]
Arap alfabesinin beşinci harfinin adı
-
[isim]
Arap alfabesinin beşinci harfinin adı
- CÜZ
-
Kelime Kökeni: Arapça cuzʾ
-
[isim]
Bir bütünü oluşturan bölümlerden her biri
-
Bakınız fasikül
-
[din bilimi]
Kur'an'ın bölünmüş olduğu otuz parçadan her biri
- "O sene ramazanda Hacı Efendi'nin bacısı Lütfiye Hanım'a da ben cüz okudum."
-
[isim]
Bir bütünü oluşturan bölümlerden her biri
- CUP
-
-
[isim]
Suya düşen bir şeyin çıkardığı ses
-
[isim]
Suya düşen bir şeyin çıkardığı ses
- CIZ
-
-
[isim]
Kızgın yağın içine bir şey atıldığında çıkan ses
-
[isim]
Kızgın yağın içine bir şey atıldığında çıkan ses
- CİP
-
Kelime Kökeni: (İng. Jeep marka adından)
-
[isim]
Hem asfalt hem de arazide kullanılabilen, yüksek, genellikle dörtçeker özelliği olan, motorlu binek aracı
-
[isim]
Hem asfalt hem de arazide kullanılabilen, yüksek, genellikle dörtçeker özelliği olan, motorlu binek aracı
- CAĞ
-
-
[isim, ağızlardan]
Dokuma tezgâhında üzerine ip sarılan yassı makara
-
[isim, ağızlardan]
Dokuma tezgâhında üzerine ip sarılan yassı makara