Başında c olan 3 harfli 19 kelime var. C harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde c harfi olan kelimeler listesine ya da sonu c harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında c bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

CAM

Kelime Kökeni: Farsça cām

  1. [isim] Soda veya potas katılmış silisli kumun ateşte eritilmesiyle yapılan sert, saydam ve çabuk kırılır cisim; sırça
    • "Bu nedenle orta şiddette fırlatılan bir taş araba camında sadece örümcek ağına benzer çatlaklara yol açıyor." (Deniz Dinçer)
  2. [sıfat] Tümü veya bir bölümü bu maddeden yapılmış; sırça
    • "Tıraşa başlarken biri büyük, biri küçük iki örtü alırdı, cam dolabından." (Necati Cumalı)
  3. Bakınız pencere
    • "Camın önündeki masaların hemen arkasındaki yere oturup kalıyorum." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. [eskimiş] Bakınız kadeh
CAN

Kelime Kökeni: Farsça cān

  1. [isim] İnsan ve hayvanlarda yaşamayı sağlayan ve ölümle vücuttan ayrılan madde dışı varlık; can kuşu, ruh
    • "Canı yok edecek olan yine kendisidir." (Nezahat Özcan)
  2. İnsanın kendi varlığı, özü
    • "Bir kedi yavrusunu kurtarmak için ipe sarılıp kuyuya iner, canımı tehlikeye koyardım." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. Canlı olma durumu
    • "Her şeyde bu mevsime mahsus bir can, bir dirilik kendini gösteriyordu." (Memduh Şevket Esendal)
  4. Bakınız kişi
    • "Benimle beraber dört canız." (Falih Rıfkı Atay)
  5. İnsanın duygularını taşıyan iç âlemi
    • "Çirkin bana kurban, ben de güzele / Can sever güzeli, maldan ziyade"
  6. Bektaşilik ve Mevlevilikte tarikat kardeşi
    • "Şeyh çıkınca oradaki canlar da sırasıyla yürüyüp kapıya gelince dönüp baş kestikten sonra dışarı çıkarlar." (Asaf Halet Çelebi)
  7. [sıfat] Sevgi ve yakınlık duygusu ile kendisine bağlanılan
    • "Alphonse Daudet ilk gençliğimin can yazarlarından biri idi." (Tarık Buğra)
CET

Kelime Kökeni: Arapça cedd

  1. [isim] Bakınız ata
    • "Nice yıl, cetlerimiz kökleşerek bir yerde, manevi varlığının resmini çizmiş havaya." (Yahya Kemal Beyatlı)
CEP

Kelime Kökeni: Arapça ceyb

  1. [isim] Genellikle bir şey koymaya yarayan, giysinin belli bir yeri açılarak içine yerleştirilen astardan yapılmış parça
    • "Bayramın her günü gelirler, ellerini ceplerine sokarak dolaşırlardı." (Ayla Kutlu)
  2. Trafiği kolaylaştırmak, araçların durabilmesine olanak sağlamak için yaya kaldırımları veya şehirler arası yolların kenarlarında bulunan taşıt yanaşma yeri
  3. Bakınız cep telefonu
    • "Sonra beni cepten aradı, hemen gel dedi." (Metin Savaş)
  4. [askerlik] Savaş alanının bir yerinde düşmanın geriletilmesiyle ortaya çıkan taktik durum; çökertme (I)
  5. [spor] Otomobil yarışlarında arabalarının yarışa başladıkları nokta
CAZ

Kelime Kökeni: İngilizce jazz

  1. [isim] Başlangıçta Kuzey Amerika zencilerine aitken sonraları bütün dünyada benimsenen bir müzik türü
    • "Onlar alaturka dinlemek istiyor, siz caz dinlemek istiyormuşsunuz." (Çetin Altan)
  2. Bu müziği çalan orkestra
    • "Bunun lüks bir lokantası olacak hatta ileride bir caz bile temin edilecekti." (Reşat Nuri Güntekin)
CER

Kelime Kökeni: Arapça cerr

  1. [isim, eskimiş] Çekerek, sürükleyerek götürme
COP

Kelime Kökeni: Farsça çūb

  1. [isim] Kalın, kısa değnek
  2. Polislerin kullandığı genellikle lastikten yapılan sopa
CAR

  1. [isim, ağızlardan] Tellal ile duyurma
  2. Bakınız duyuru
  3. Tehlike durumu
CEM

Kelime Kökeni: Arapça cemʿ

  1. [isim] Bir araya getirme
    • "Haymana'da ayrıca kuvvet cemine teşebbüs ettiler." (Atatürk)
  2. [eskimiş, dil bilgisi] Bakınız çokluk
  3. [eskimiş, matematik] Bakınız toplama
CIK

  1. [ünlem, ağızlardan] "Yok, olmaz" anlamında kullanılan bir söz
    • "Saime hanım başını "cık" "cık" diye salladı." (Ayşe Nil)
CİN

Kelime Kökeni: Arapça cinn

  1. [isim, din bilimi] Dinî inanışa göre duyularla kavranamayan, insanlar gibi irade ve anlama yeteneğine sahip, ilahi emirlere uymakla yükümlü tutulan yaratık
    • "Nasıl bir adam gelecek, cin midir, peri midir, şu gelecekler kimlerdir diye bekliyoruz, insanoğlu hep bekler." (Yaşar Kemal)
  2. Masallarda göze görünmeyen, türlü biçimlere girebilen, iyilik de kötülük de yapabilen yaratık; ecinni
    • "Bu cinler insan etini yiyip kanını içiyor, bağırsaklarını vücutlarına dolandırıyorlardı." (Murat Uraz)
  3. [mecaz] Akıllı, zeki, uyanık kimse
CUK

  1. [zarf] "Tam yerine denk gelmek, uygun gelmek, yakışmak" anlamlarındaki cuk oturmak deyiminde geçen bir söz
    • "Ortada bir aşk varsa bu tanımlama duruma cuk oturuyor." (Ferhan Şensoy)
CIS

  1. [ünlem] Çocukları ateşe ve tehlikeli şeylere karşı uyarırken söylenen bir söz
    • "Yeni emeklemeye başlayan çocuğa yanan sobaya veya sıcak ütüye doğru giderken on kere ‘cıs, cıs’ demeniz bir anlam ifade etmez." (Ali Çankırılı)
CİM

  1. [isim] Arap alfabesinin beşinci harfinin adı
CÜZ

Kelime Kökeni: Arapça cuzʾ

  1. [isim] Bir bütünü oluşturan bölümlerden her biri
  2. Bakınız fasikül
  3. [din bilimi] Kur'an'ın bölünmüş olduğu otuz parçadan her biri
    • "O sene ramazanda Hacı Efendi'nin bacısı Lütfiye Hanım'a da ben cüz okudum." (Süleyman Ateş)
CUP

  1. [isim] Suya düşen bir şeyin çıkardığı ses
CIZ

  1. [isim] Kızgın yağın içine bir şey atıldığında çıkan ses
CİP

Kelime Kökeni: (İng. Jeep marka adından)

  1. [isim] Hem asfalt hem de arazide kullanılabilen, yüksek, genellikle dörtçeker özelliği olan, motorlu binek aracı
CAĞ

  1. [isim, ağızlardan] Dokuma tezgâhında üzerine ip sarılan yassı makara
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü