Başında büyü olan 8 harfli 9 kelime var. Büyü ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde büyü olan kelimeler listesine ya da sonu büyü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında büyü bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BÜYÜKLÜK

  1. [isim] Büyük olma durumu; çap (I), cesamet
    • "Bu büyüklük değil ancak mertçe bir davranıştır." (Nezihe Araz)
  2. Taşıdığı nitelikler bakımından üstün olma; şevket
  3. [mecaz] Büyüklere yaraşır bağışlayıcı davranış
  4. Depremde oluşan enerjinin düzeyini belirten ölçü
BÜYÜLEME

  1. [isim] Büyülemek işi; afsunlama, efsunlama
    • "Bütün bu şeylerin, kendisini ilk defa büyülemesi genç kıza cidden hayret vermekte idi." (Kerime Nadir)
BÜYÜLTME

  1. [isim] Bakınız büyütme
    • "İşin içinde bir büyültme, bir şişirme var." (Haldun Taner)
  2. Fotoğraf ve resimlere boyut kazandırma işlemi; agrandisman
BÜYÜLTEÇ

  1. [isim] Fotoğraf ve resim büyültmeye, büyültüp basmaya yarayan aygıt; agrandisör
    • "Bir ellerinde büyülteç, öbür ellerinde cımbız, bir kötülük, bir aksaklık, bir yetersizlik…" (Tarık Buğra)
BÜYÜKAYI

  1. [isim, gök bilimi] Kuzey yarım kürede yedi parlak yıldızı yardımıyla Kutup Yıldızı'nı bulmada kullanılan takımyıldız; Yedigir, Dübbüekber
BÜYÜKBAŞ

  1. [isim] Eti, sütü ve derisinden yararlanılan sığır, manda vb. hayvanların genel adı; kocabaş
  2. [mecaz] Makam mevki sahibi kimse
    • "Kim bilir yukarılarda hangi büyükbaşları tanıyor?" (Ahmet Ümit)
BÜYÜKANA

  1. [isim] Bakınız nine
    • "Büyükana, buruşuk elleriyle gözlerini kapatıyordu." (Reşat Enis Aygen)
BÜYÜTKEN

  1. [sıfat] Büyümeye yol açan
BÜYÜTMEK

  1. [-i] Büyük duruma getirmek; büyültmek
    • "Onun hicvi, yalnızca görüntüleri büyüten bir büyüteç değil." (Nâzım Hikmet)
  2. Bakınız yetiştirmek
    • "Evet, Özlem, kaçırdın, benim annem hem çalışıp hem tek başına beni büyüttü." (Pınar Yücel Sarı)
  3. [mecaz] Olduğundan fazla görmek veya göstermek
    • "Bir ara yine işi büyüttüğüne, hayale kapıldığına hükmetti." (Refik Halit Karay)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü