Başında bütün olan 10 harfli 10 kelime var. Bütün ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde bütün olan kelimeler listesine ya da sonu bütün ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında bütün bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Bütün Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
B N T Ü Ü
5 Harfli Kelimeler
BÜTÜN
3 Harfli Kelimeler
TÜN, ÜTÜ
2 Harfli Kelimeler
NÜ, ÜN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BÜTÜNCÜLÜK
-
-
[isim, felsefe]
Bir bütünün parçalarının toplamından daha fazlasını ifade ettiğini düşünen, bir dizgenin açıklanmasında bütüne parçalarından daha büyük önem yükleyen, parçalarına karşı bütünün önceliğini vurgulayan her türden öğreti; holizm
-
[isim, felsefe]
Bir bütünün parçalarının toplamından daha fazlasını ifade ettiğini düşünen, bir dizgenin açıklanmasında bütüne parçalarından daha büyük önem yükleyen, parçalarına karşı bütünün önceliğini vurgulayan her türden öğreti; holizm
- BÜTÜNLEŞME
-
-
[isim]
Bütünleşmek işi; entegrasyon
-
[isim]
Bütünleşmek işi; entegrasyon
- BÜTÜNLEYEN
-
-
[sıfat]
Bütün durumuna getiren; bütünleyici, tümleyici
- "Bu beş bölüm, benim yaşamımı bütünleyen düşüncelerim ve duygularım."
-
[sıfat]
Bütün durumuna getiren; bütünleyici, tümleyici
- BÜTÜNLEYİŞ
-
-
[isim]
Bütünlemek işi; tümleyiş
-
[isim]
Bütünlemek işi; tümleyiş
- BÜTÜNLEŞİK
-
-
[sıfat]
Birbiriyle bağlantılı duruma getiren; tümleşik
-
[sıfat]
Birbiriyle bağlantılı duruma getiren; tümleşik
- BÜTÜNLÜKLÜ
-
-
[sıfat]
Derli toplu, kapsayıcı olan
- "Bu durum da resmî istatistiklerin bütünlüklü bir yapıya sahip olmadığının net bir göstergesi niteliğindedir."
-
Çok yönlü, donanımlı olan
- "Bütünlüklü sanatkâr adlandırmasıyla anabileceğim insanlar hem muhayyileye hem gerçek olana dair derinlikli ve sahici bir faaliyet ortaya koyar."
-
[sıfat]
Derli toplu, kapsayıcı olan
- BÜTÜNLETME
-
-
[isim]
Bütünletmek işi; tümletme
-
[isim]
Bütünletmek işi; tümletme
- BÜTÜNLENİŞ
-
-
[isim]
Bütünlenmek işi; tümleniş
- "Üstelik her türün kendi yapısına özgü duyuş, seçiş, kuruluş, işleniş, bütünleniş vb. özellikleri de sanatsal bir ayrımlaşmayı haklı kılar."
-
[isim]
Bütünlenmek işi; tümleniş
- BÜTÜNLENME
-
-
[isim]
Bütünlenmek işi; tümlenme
-
[isim]
Bütünlenmek işi; tümlenme
- BÜTÜNLEMEK
-
-
[-i]
Eksiksiz duruma getirmek; tamamlamak, tümlemek, ikmal etmek
- "Her şeyini tamamladı, bütünledi böyle."
-
Ufak, bozuk paraları büyük para durumuna getirmek
-
[-i]
Eksiksiz duruma getirmek; tamamlamak, tümlemek, ikmal etmek