Başında bu olan 8 harfli 73 kelime var. Bu ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde bu olan kelimeler listesine ya da sonu bu ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında bu bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BULUTSUZ

  1. [sıfat] Bulutu bulunmayan, açık, berrak
    • "Burası seması bulutsuz, güneşi berrak bir yeşil saha idi." (Hüseyin Cahit Yalçın)

BULVARLI

  1. [sıfat] Bulvarı olan

BUZLUĞAN

  1. [isim] Üzerinde buz eksik olmayan yüksek dağ tepesi

BUNGALOV

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Hindistan'da tek katlı, genellikle tahtadan yapılmış, veranda ile çevrili ev
    • "Onun hafıza ve hatırasında artık Seylan yaylasındaki kırmızı bungalov yok." (Refik Halit Karay)
  2. Genellikle tahtadan yapılmış, tek katlı ev

BUYRULTU

  1. [isim] Sadrazam, vezir, beylerbeyi vb. yüksek devlet görevlileri tarafından yazılan buyruk

BUCAKSIZ

  1. [sıfat] Bucağı olmayan

BUNCAĞIZ

  1. [sıfat] Bu kadar, bu kadarcık
  2. Bu zavallı, bu küçücük
    • "Buncağızlar henüz ilk aşk aşamasında." (Haldun Taner)

BUĞZETME

  1. [isim] Buğzetmek durumu

BULANCAK

  1. [isim] Genellikle bulanık akan su

BUYURMAK

  1. [-i] Bir şeyin yapılmasını veya yapılmamasını kesin olarak söylemek, emretmek
    • "Ahlak sadece kötülük etmekten çekinmek değildir, başkalarının edecekleri kötülükleri de önlemeye çalışmayı buyurur." (Nurullah ataç)
    • "Soldaki bahçeli kahveye buyur ettim." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Söylemek, demek, düşüncesini bildirmek
    • "Bir şey mi buyurdunuz?"
    • "Çok doğru buyuruyorsunuz." (Falih Rıfkı Atay)
  3. [-e] Gelmek, gitmek, geçmek, girmek
    • "Salona buyurmaz mısınız?" (Mithat Cemal Kuntay)
  4. [-i] Almak
    • "Buyurunuz kahvenizi!" (Mehmet Emin Yurdakul)
  5. [yardımcı fiil] Etmek, eylemek
    • "Size karşı derin hürmeti vardı, lütuf buyurur sorarsanız yalnızlığını hissetmez." (Refik Halit Karay)

BULGURSU

  1. [sıfat] Bulguru andıran, bulgura benzeyen, bulgur gibi, bulgurumsu

BURUKLUK

  1. [isim] Buruk olma durumu, kekrelik
    • "Ayvanın burukluğu."
  2. Küskünlük, gücenmişlik

BUZULSUZ

  1. [sıfat] Buzulu olmayan

BULUNMAZ

  1. [sıfat] Eşsiz, nadir, kıymetli
    • "Konuşmamız boyunca bunun benim için bulunmaz fırsat olduğunu yineleyip durdu." (Ahmet Ümit)

BUĞDAYSI

  1. [sıfat] Buğdayı andıran, buğdaya benzeyen, buğday gibi
    • "Tenin buğdaysı, boyun bir başak kadardı." (Ahmet Muhip Dranas)

BUZÇÖZER

  1. [isim] Buzu çözen, donmayı önleyen alet

BURULMAK

  1. [nsz] Ekseni çevresinde döndürülmek
  2. Sancımak, ağrımak
    • "Bağırsaklarım buruluyor."
  3. [-e] Alınarak küskünlük göstermek, gücenmek
    • "Yavere burulduğumu sezdirmeden başka bir laf açtım." (Refik Halit Karay)

BUYURGAN

  1. [sıfat] Sık sık buyruk veren, buyruk verir gibi konuşan
    • "Karısının buyurgan bilgiçliğine, yukardan ilgisine katlanabilmesi, artık son derece güç." (Atilla İlhan)
  2. Kesin hüküm bildiren
    • "Tümceyi sonlandıran buyurgan nokta yerine, sorulara açık, bitimsiz üç noktayı yeğlediklerini belirtmişti." (Tomris Uyar)

BUYURUCU

  1. [isim] Buyruk, emir veren kimse

BUZLANIŞ
...
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü