Başında bu olan 8 harfli 73 kelime var. Bu ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde bu olan kelimeler listesine ya da sonu bu ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında bu bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BUGÜNLÜK

  1. [zarf] Bugün için
    • "Fakat bugünlük, bu masal havası içinde onunla beraber yaşamalıyız." (Sait Faik Abasıyanık)

BULAŞICI

  1. [sıfat] Birinden başkasına geçen, bulaşan, sâri

BURGUSUZ

  1. [sıfat] Burgusu olmayan
  2. Burgulanmamış olan

BULVARLI

  1. [sıfat] Bulvarı olan

BULUTÇUK

  1. [isim] Küçük bulut
    • "Cam kırıklarına benzer, kesici, acıtıcı bulutçukların kayıp kayıp gittikleri bir gökyüzü." (Atilla İlhan)

BUMERANG

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Kıvrık bir sopaya benzeyen ve fırlatıldığında geri dönen, ağaçtan yapılma bir av aracı
    • "Fırlat at uzağa / Döner gelir bumerang." (Behçet Necatigil)

BULANMAK

  1. [-e] Bulama işine konu olmak, her yanı bir şeyle kaplanmak
    • "Parfüme bulanmış bir ter, boyalı suratlarından buharlaşıyor." (Atilla İlhan)
  2. [nsz] Duruluğunu yitirmek
    • "Havuz bulandı."
  3. [nsz] Parlaklığını ve açıklığını yitirmek
    • "Hava bulandı."
  4. [nsz] Mide bulantısı olmak
  5. [nsz] Karışmak
    • "Köylünün bu habere zihni bulandı." (Aka Gündüz)

BUZULSUZ

  1. [sıfat] Buzulu olmayan

BURUŞMAK

  1. [nsz] Düzgünlüğü bozulmak, üzerinde kırışık ve katlamalar olmak
    • "Daralmış, buruşmuş sof ceketi, uzamış sakalıyla işportacı Yahudilere dönmüş." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Ağızda kekrelik duymak
  3. Tiksinmek, hoşlanmamak
    • "Gördüklerimden yalnız yüzüm değil, içim de buruşuyor." (Aka Gündüz)

BUZÇÖZER

  1. [isim] Buzu çözen, donmayı önleyen alet

BURKULUŞ
...
BUHRANLI

  1. [sıfat] Bunalımlı
    • "Durum buhranlı ve çok tehlikeliydi." (Falih Rıfkı Atay)

BULGUSAL

  1. [sıfat] Bulguyla ilgili, bulguya ait

BUZCULUK

  1. [isim] Buzcunun işi veya mesleği

BUZKIRAN

  1. [isim] Donmuş deniz, göl veya ırmaklarda ulaşımı öteki gemilere kolaylaştırmakta kullanılan, buzları kırarak yol açmak için yapılmış gemi

BULAŞMAK

  1. [nsz] Bir nesne, üzerine sürülen bir şey yüzünden kirlenmek
    • "Tabak bulaştı."
  2. [-e] İstenilmeyen bir madde bir şeye sürülmek
    • "Yüzüne gözüne yer yer kepek bulaşmıştı." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. [-e] Hastalık geçmek, sirayet etmek
    • "Çocuğa suçiçeği bulaşmış."
  4. [-e] Çatmak, sataşmak, tedirgin etmek
    • "Atiye'nin ters ters yüzüne bakmasına aldırmadan yerde bir dirseğinin üstüne uzanmış keyifle yatan Seyit'e bulaştı." (Lâtife Tekin)
  5. [-e] İstemeden veya rastlantı sonucu bir işe karışmak
    • "Seninle hiç alakası olmayan bu işe bulaşmak istemiyorsun." (Ahmet Ümit)

BULDURMA

  1. [isim] Buldurmak işi

BUHURLUK

  1. [isim] İçinde tütsü için kullanılan maddeler yakılan kap

BUMLAMAK

  1. [nsz] Taşıt lastiği patlamak

BULUTSUZ

  1. [sıfat] Bulutu bulunmayan, açık, berrak
    • "Burası seması bulutsuz, güneşi berrak bir yeşil saha idi." (Hüseyin Cahit Yalçın)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü