Başında bu olan 7 harfli 65 kelime var. BU ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde bu olan kelimeler listesine ya da sonu bu ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BUDATMA

  1. [isim] Budatmak işi

BULAŞIK

  1. [isim] Yiyecek veya içecekle kirletilmiş mutfak eşyası veya kap kacak
    • "Tava indirilir, tepsilere dökülür, tepsiler güneşe konur, yıkanacak bulaşıklar kuyu başına götürülür." (Memduh Şevket Esendal)
  2. İz, etki, kalıntı
    • "Daha balayının bulaşığı geçmedi." (Burhan Felek)
  3. [sıfat] Kirli
    • "Bulaşık kap."
  4. [sıfat] Düzensiz, karışık
    • "Bu karmakarışık ve bulaşık âlemi kendi hâline bırakırdı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  5. [sıfat] Yapışkan, sulu
    • "Bulaşık adam."

BUUTSUZ

  1. [sıfat] Boyutu olmayan

BUĞUEVİ

  1. [isim] Hastalık dolayısıyla mikroplu sayılan eşyanın sıcak buğu ile temizlendiği yer, tephirhane

BURULMA

  1. [isim] Burulmak işi

BUDAKLI

  1. [sıfat] Budağı olan
    • "Başmubassır, budaklı kızılcık dalına meraklı idi." (Falih Rıfkı Atay)

BULAMAÇ

  1. [isim] Sulu, cıvık hamur
  2. Bu koyulukta yapılan çeşitli hamur yemekleri
    • "Tatlı bulamaç."
  3. [sıfat] Karışık, oradan buradan toplanmış
    • "Az çok bulamaç olan romantizm şiirinin daha imbikten geçmiş taraflarına geldim." (Yahya Kemal Beyatlı)

BUDANIŞ

  1. [isim] Budanma işi veya biçimi

BUNALIM

  1. [isim] Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz
    • "Kızcağızın daha önce de bazı bunalımlar geçirmiş olduğu ortaya çıktı." (Erhan Bener)
  2. Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran, kriz
    • "Bunalım anlarında insanın yüreğini, en ürkütücü olasılıklar yoklamaz mı?" (Atilla İlhan)
  3. Uyaranlara karşı duyarlığın, iş yapabilme gücünün, kendine güvenin azalarak karamsarlığın, umutsuzluğun güçlenmesiyle ortaya çıkan ruhsal bozukluk, ruhsal çöküntü, depresyon
    • "Zavallı oğlan bu bunalım anlarında acınacak hâlde oluyordu." (Haldun Taner)
  4. Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire olan fizyolojik değişiklik, kriz
  5. Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması vb. sebeplerle ortaya çıkan ekonomik durum, kriz

BULANMA

  1. [isim] Bulanmak işi

BUDAYIŞ

  1. [isim] Budama işi veya biçimi

BULUTSU

  1. [isim] Uzayda gaz ve toz bulutu, nebülöz

BURUŞMA

  1. [isim] Buruşmak işi

BULUNAK

  1. [isim] Adres

BURUKÇA

  1. [sıfat] Tadı biraz buruk olan

BULANIK

  1. [sıfat] Bulanmış olan, duru olmayan
    • "Koltuğuna oturdu, Haliç'in bulanık sularına daldı." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Bulutlu, kapalı (hava)
  3. Açık seçik görünmeyen, net olmayan
    • "Bulanık görüntü."
  4. Donuk, anlamsız, fersiz (bakış)
    • "Dimdik oturuyor, bulanık ve ıslak gözlerle ona bakıyordu." (Peyami Safa)
  5. Niteliği tam anlaşılmayan
    • "İzmir-Bursa yolculuğundan dönüşümde ben böyle bulanık bir politika havası içinde bulmuştum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

BURLESK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sanat alanında ve özellikle edebiyatta rastlanan, komikliğe dayanan bir tür

BULAMAK

  1. [-i] Bir nesnenin her yanını bir şeye değdirerek üstünü onunla kaplamak, bir nesneyi başka bir maddeye batırmak
    • "Balığı una bulamak."
  2. Kirletmek
    • "Çocuk üstünü başını çamura bulamış."

BUMLAMA

  1. [isim] Bumlamak işi

BURUNTU

  1. [isim] Buru, sancı, bağırsak bozukluğu
    • "Sus! Buruntu geçiriyorum, azıcık kıpırdansam falya." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü