Başında bu olan 7 harfli 65 kelime var. Bu ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde bu olan kelimeler listesine ya da sonu bu ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında bu bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BUCAKLI

  1. [sıfat] Bucağı olan

BULANTI

  1. [isim] Midede duyulan ve insana kusacak gibi bir duygu veren durum
    • "Midesindeki bulantı geçmiş, kulakları artık uğuldamıyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Gözlerime, kulaklarıma, beş duyuma birden tiksinti, bulantı veren bu manzaraların ortasında niye duruyordum?" (Aka Gündüz)

BULUNAK

  1. [isim] Adres

BUNALMA

  1. [isim] Bunalmak işi

BULGARİ

Kelime Kökeni : Türkçe

  1. [isim] Dört telli bağlama

BUDATMA

  1. [isim] Budatmak işi

BUHARLI

  1. [sıfat] Buharı olan
  2. Buhar gücü ile çalışan

BURUNTU

  1. [isim] Buru, sancı, bağırsak bozukluğu
    • "Sus! Buruntu geçiriyorum, azıcık kıpırdansam falya." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

BUDANMA

  1. [isim] Budanmak işi

BUYURMA

  1. [isim] Buyurmak işi

BURUKSU

  1. [sıfat] Buruğa benzer, buruk gibi
    • "Bundan kuvvet alarak âdeta bir nevi buruksu saadet içinde yaşamaktayım." (Refik Halit Karay)

BURGATA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Tel ve bitkisel halatların inç olarak çevresini belirten, 2,54 cm'ye eşit olan birim

BURSALI
...
BURUKÇA

  1. [sıfat] Tadı biraz buruk olan

BURCUMA

  1. [isim] Burcumak işi

BULAŞIK

  1. [isim] Yiyecek veya içecekle kirletilmiş mutfak eşyası veya kap kacak
    • "Tava indirilir, tepsilere dökülür, tepsiler güneşe konur, yıkanacak bulaşıklar kuyu başına götürülür." (Memduh Şevket Esendal)
  2. İz, etki, kalıntı
    • "Daha balayının bulaşığı geçmedi." (Burhan Felek)
  3. [sıfat] Kirli
    • "Bulaşık kap."
  4. [sıfat] Düzensiz, karışık
    • "Bu karmakarışık ve bulaşık âlemi kendi hâline bırakırdı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  5. [sıfat] Yapışkan, sulu
    • "Bulaşık adam."

BURADAN

  1. [zarf] Bu yerden

BURUNLU

  1. [sıfat] Herhangi bir biçimde burnu olan
    • "Dördü de birbirine benzeyen zayıf, kanca burunlu çocuklardı." (Haldun Taner)
  2. Çıkıntısı olan
  3. Kendini beğenmiş, kibirli

BUNAYIŞ

  1. [isim] Bunama işi veya biçimi

BULUNUŞ

  1. [isim] Bulunma işi veya biçimi

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü