Başında bu olan 6 harfli 50 kelime var. BU ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde bu olan kelimeler listesine ya da sonu bu ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BUDİZM
...
BURASI

  1. [isim] Bu yer, bura
    • "Burası Şakir Mustafa Bey'in yalısı değil mi, efendim?" (Memduh Şevket Esendal)

BUKAĞI

  1. [isim] Ağır cezalıların ayaklarına takılıp ucuna pranga bağlanan demir halka
    • "Bukağılı Babanın başı ucunda düşman zindanında taşıdığı bukağılar vardı." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Kaçmaması için hayvanların ayağına takılan zincir, demir köstek

BURALI

  1. [isim] Bu memleketli, bu yerin halkından olan kimse
    • "Siz buralıya benzemiyorsunuz." (Peyami Safa)

BURKMA

  1. [isim] Burkmak işi

BUZUKİ

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Bağlamaya benzer, bozuk düzen çalınan bir Yunan çalgısı

BUDALA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Zekâca geri olan (kimse), alık
    • "Biz ondan yaşlı üç akıllı bu budalaya inandık." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Ahmak, bön
    • "Kendisi için bu budalaların arasında bir dakika geçirmek artık bir asır kaybetmeye müsaviydi." (Ömer Seyfettin)
  3. Bir şeye aşırı düşkün
    • "Kibarlık budalası."

BUNMAK

  1. [nsz] Beğenmemek, azımsamak, küçümsemek

BURÇAK

  1. [isim] Baklagillerden, taneleri hayvan yemi olarak kullanılan yıllık bir yem bitkisi (Vicia ervilia)
  2. Bu bitkinin mercimeğe benzeyen ve genellikle hayvan yemi olarak kullanılan tanesi

BURKUK

  1. [sıfat] Burkulmuş olan

BULAMA

  1. [isim] Bulamak işi
  2. Genellikle üzüm şırasının kaynatılması ile yapılan koyu pekmez
    • "Atlar, arabalar, dalkavuklar arasında geçen debdebelerle şimdiki kırk paralık bulama, altmış paralık peynir müşterilerine meram anlatmak arasında ne büyük tezat vardı." (Ömer Seyfettin)

BUHRAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bunalım, bunluk, kriz
    • "Üç gecedir gelmiyor, o kadar buhran içindeyim ki." (Peyami Safa)

BULTAK

  1. [isim] Bir ile üç yaş grubu için oluşturulmuş, üzerinde çeşitli biçimlerin ve uygun parçalarının bulunduğu zekâ oyunu

BUNDAN

  1. bu nedenle
    • "Bu ev geniştir."
    • "Aradan otuz bu kadar yıl geçti."
    • "Bu minval üzere uskumruyu bir hayli yumuşattıktan sonra..." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Cumhuriyetten bu yana."

BULADA

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Büyük piliç

BULGUR

  1. [isim] Kaynatılıp kurutulduktan ve kabuğu çıkarıldıktan sonra kırılan buğday
  2. Sert ve ufak taneler durumunda yağan kar, ebebulguru

BULMAK

  1. [-i] Arayarak veya aramadan bir şeyle, bir kimse ile karşılaşmak
    • "Kafam her an bir konu bulmak için binbir çeşit şeye müracaat ediyor." (Halide Edip Adıvar)
  2. Bir şeyi elde etmek
  3. Kaybedilen bir şeyi yeniden ele geçirmek
    • "Paramı buldum."
  4. Varlığı bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkarmak, keşfetmek
    • "Şu kuvvetin, cevherin sırrını bulmaya çalışıyorum." (Sait Faik Abasıyanık)
  5. İlk kez yeni bir şey yaratmak, icat etmek
  6. İstenilen şeye kavuşmak, nail olmak
    • "Kadınlık namına düşündüğüm şeylerin hiçbirini karımda bulamadım." (Ömer Seyfettin)
  7. Bir yere, bir noktaya erişmek, ulaşmak
    • "Böylece yılın ortasını bulduk." (Refik Halit Karay)
  8. Herhangi bir görüşe, bir yargıya varmak
    • "Ben de bunu akıllıca buldum." (Memduh Şevket Esendal)
  9. Seçmek, uygun saymak
    • "Bazen onlara yeni ve güzel kıyafetler buluyor." (Halide Edip Adıvar)
  10. Sağlamak, temin etmek
    • "Sen otur ye, ben yatarken, kendim bir şeyler bulur, yerim." (Sait Faik Abasıyanık)
  11. [-i] Kabahat, suç, kusur yüklemek
    • "Bana kabahat bulma, ben böyle olacağını vaktiyle söylemiştim."
  12. [nsz] Cezaya uğramak
    • "Eden bulur."
  13. Hatırlamak
    • "Bir türlü bulamadım caminin ismini dersem inanır mısınız?" (Sait Faik Abasıyanık)

BURHAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kanıt
  2. Belgit

BULVAR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Şehir içinde ağaçlı, geniş cadde
    • "İki tarafı ağaçlık bir geniş bulvardan geçiyor, mütemadiyen gidiyorduk." (Refik Halit Karay)

BUNAMA

  1. [isim] İhtiyarlık yüzünden alık duruma gelme, ateh

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü