Başında bo olan 8 harfli 78 kelime var. Bo ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde bo olan kelimeler listesine ya da sonu bo ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında bo bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BOLVADİN
- ...
- BONCUKLU
-
-
[sıfat]
Boncuğu olan, boncukla süslenmiş
- "Boncuklu kapıyı şıkırdatarak eczaneye girdi..." (Atilla İlhan)
-
[sıfat]
Boncuğu olan, boncukla süslenmiş
- BOLŞEVİK
- ...
- BOĞMAKLI
-
-
[sıfat]
Boğmakları olan
-
[sıfat]
Boğmakları olan
- BOYLATMA
-
-
[isim]
Boylatmak işi
-
[isim]
Boylatmak işi
- BOYLULUK
-
-
[isim]
Uzun boylu olma durumu
-
[isim]
Uzun boylu olma durumu
- BOYNUZSU
-
-
[sıfat]
Boynuzu andıran, boynuza benzeyen, boynuz gibi, boynuzumsu
-
[sıfat]
Boynuzu andıran, boynuza benzeyen, boynuz gibi, boynuzumsu
- BOĞUNÇLU
- ...
- BOĞUŞMAK
-
-
[nsz]
Birbirinin boğazına sarılmak, dövüşmek
-
Mücadele etmek
- "Kumar, talihle alt alta, üst üste boğuşmaktır." (Mehmet Seyda)
-
Çabalamak, altından kalkmaya çalışmak, uğraşmak
-
[nsz]
Birbirinin boğazına sarılmak, dövüşmek
- BOŞALTIM
-
-
[isim]
Boşaltma işi
-
Sistemlerin çalışabilmesi için sürekli olarak gereken boşaltma işlemleri
-
Sindirimden sonra bağırsaklarda kalan posanın, idrar torbasındaki idrarın ve ter, tükürük, sümük vb. salgıların vücuttan dışarı atılması, ifrağ
-
[isim]
Boşaltma işi
- BOYAHANE
-
Kelime Kökeni : Türkçe
-
[isim]
Boya işleri yapılan yer
-
[isim]
Boya işleri yapılan yer
- BOYNUZLU
-
-
[sıfat]
Boynuzu olan (hayvan)
-
Karısının veya kadın yakınlarından birinin iffetsizliğine göz yuman (erkek)
- "Böyle kocalara her dilde boynuzlu derler." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[isim]
Troleybüs
-
[sıfat]
Boynuzu olan (hayvan)
- BOŞBOĞAZ
-
-
[sıfat]
Saklanması gereken şeyleri söyleyiveren, sır saklayamayan, geveze
- "O kadar boşboğaz çocuk arasında da vakayı bir sır olarak saklamak güçtü." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[isim]
Yerli yersiz konuşan kimse
-
[sıfat]
Saklanması gereken şeyleri söyleyiveren, sır saklayamayan, geveze
- BOCURGAT
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Ağır yükleri çekmek için manivela ile döndürülen ve döndürüldükçe çekilecek şeyin bağlı bulunduğu urganı kendi üzerine saran çıkrık
-
[isim]
Ağır yükleri çekmek için manivela ile döndürülen ve döndürüldükçe çekilecek şeyin bağlı bulunduğu urganı kendi üzerine saran çıkrık
- BOCALAMA
-
-
[isim]
Bocalamak işi
-
[isim]
Bocalamak işi
- BOŞALTIŞ
-
-
[isim]
Boşaltma işi veya biçimi
-
[isim]
Boşaltma işi veya biçimi
- BOZARMAK
-
-
[nsz]
Boz renge girmek
- "Eski bozarmış çarşaf yatağın ortasında toplanmıştı." (Ayla Kutlu)
-
Renk değiştirmek, rengi atmak
-
[nsz]
Boz renge girmek
- BONBONCU
-
-
[isim]
Bonbon yapan veya satan kimse
-
[isim]
Bonbon yapan veya satan kimse
- BOŞLAMAK
-
-
[-i]
Bırakmak
-
İlgi göstermemek, ihmal etmek
- "Sanayileşme furyası, tüketim yarışı içinde gözünü ihtiras bürüyen insan doğayı boşladı." (Haldun Taner)
-
[-i]
Bırakmak
- BOYANMAK
-
-
[nsz]
Boyama işi yapılmak
- "Yeni boyanıp temizlenmiş bir ev gibi havası ferahlık veriyordu." (Refik Halit Karay)
-
Kendi kendini boyamak, yüzüne boya sürmek, makyaj yapmak
- "İki hanım yaşları geçkince olmasına bakmayarak sürmüşler, boyanmışlar, omuzlarına tilkilerini almış, kurulmuşlar." (Memduh Şevket Esendal)
-
Boya veya renkli bir şey sürülmek
-
[nsz]
Boyama işi yapılmak