Başında bo olan 7 harfli 74 kelime var. Bo ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde bo olan kelimeler listesine ya da sonu bo ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında bo bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BOMBACI
-
-
[isim]
Bomba kullanan veya yapan kimse
-
[isim]
Bomba kullanan veya yapan kimse
- BOĞAZLI
-
-
[sıfat]
Boğazı olan
- "Boğazlı testi."
-
Çok yemek yiyen, yemek isteği çok olan, iştahlı
- "... Mustafa da boğazlı adam. Can boğazdan gelir, diyor, yiyor." (Memduh Şevket Esendal)
-
[sıfat]
Boğazı olan
- BOYUNLU
-
-
[sıfat]
Boynu olan
- "Bu çocuk soluk yüzlü, ince boyunlu bir delikanlı idi." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Boynu olan
- BOYASIZ
-
-
[sıfat]
Boya sürülmemiş
- "Yalnız kapı ile dolabın yüzleri tel ve fil dişi kakma ve boyasızdır." (Salâh Birsel)
-
Renksiz
-
Yüzünü boyamamış olan, makyajsız (kadın)
- "Şu kadını düzgünsüz, boyasız bir hâlde yakından bir görsem." (Osman Cemal Kaygılı)
-
[sıfat]
Boya sürülmemiş
- BOĞUŞMA
-
-
[isim]
Boğuşmak işi
- "Ne çare ki boğuşma esnasında o da birkaç yerinden yaralanmış." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Boğuşmak işi
- BOZARIŞ
-
-
[isim]
Bozarma işi veya biçimi
-
[isim]
Bozarma işi veya biçimi
- BOZUNUM
-
-
[isim]
Birleşik bir maddenin daha yalın bileşiklere veya bileşenlere tek yönlü olarak ayrılması, dejenerasyon
-
Işınetkin bir çekirdeğin ışınım salarak değişikliğe uğraması olayı, dejenerasyon
-
[isim]
Birleşik bir maddenin daha yalın bileşiklere veya bileşenlere tek yönlü olarak ayrılması, dejenerasyon
- BOZKURT
-
-
[isim]
Birçok Türk destanında yer alan kutsal hayvan
-
[isim]
Birçok Türk destanında yer alan kutsal hayvan
- BOZUNMA
-
-
[isim]
Bozunmak işi
-
[isim]
Bozunmak işi
- BOŞAMAK
-
-
[-i]
Kanunlara göre iki eş, aile ilişkisini kesmek
- "Kaptan Bey bu yaştan sonra kırkyıllık karısını boşayıp genç bir kadın aldı." (Haldun Taner)
-
[-i]
Kanunlara göre iki eş, aile ilişkisini kesmek
- BOĞUMLU
-
-
[sıfat]
Boğumu olan
-
[sıfat]
Boğumu olan
- BOZUNTU
-
-
[isim]
Bozulmuş bir şeyin kalan bölümleri, döküntü
- "Bozuntuya vermedim, yürüdüm, yanına gittim." (Ömer Seyfettin)
-
Kendinde bulunması gereken nitelikleri taşımayan kimse veya şey
- "Taklit mal çıkaran fabrikalar, Hollywood bozuntusu şehirler istemeyiz." (Orhan Seyfi Orhon)
-
Şaşkınlığa düşme
-
[isim]
Bozulmuş bir şeyin kalan bölümleri, döküntü
- BOZMACI
-
-
[isim]
Eski şeyleri alıp bozarak parça parça satan kimse
-
[isim]
Eski şeyleri alıp bozarak parça parça satan kimse
- BOŞALIM
-
-
[isim]
Boşalma işi
-
[isim]
Boşalma işi
- BOŞALTI
-
-
[isim]
Boşaltım
-
[isim]
Boşaltım
- BOYABAT
- ...
- BORSACI
-
-
[isim]
Değerli kâğıt, para ve tahvil üzerine borsa oyunu yapan kimse
-
[isim]
Değerli kâğıt, para ve tahvil üzerine borsa oyunu yapan kimse
- BOYUTLU
-
-
[sıfat]
Boyutu olan
- "Onu bütün öbür yazarlara kıyasla, bunca derin boyutlu yapan, ne kültürü ne de bilgisi idi." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Boyutu olan
- BOZTEPE
- ...
- BOŞALIŞ
-
-
[isim]
Boşalma işi veya biçimi
-
[isim]
Boşalma işi veya biçimi