Başında bil olan 8 harfli 29 kelime var. Bil ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde bil olan kelimeler listesine ya da sonu bil ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında bil bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

B L İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

İL

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BİLİNMEZ

  1. [sıfat] Bilinmeyen

BİLDİRME

  1. [isim] Bildirmek işi, beyan

BİLLURLU

  1. [sıfat] İçinde billur bulunan
    • "Billurlu kaya."
  2. Bol ışıklı, pırıl pırıl parlayan (yer)
    • "Peri saraylarını andıran süslü ve billurlu gazinolar..." (Ömer Seyfettin)

BİLLURSU

  1. [sıfat] Billuru andıran, billura benzeyen, billur gibi, billurumsu, kristaloit
    • "Billursu taş."
  2. [isim] Diyalize uğrayarak çözümlenen madde, koloit karşıtı

BİLCÜMLE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Bütün, hep
    • "Memurlarımıza, halkla temas eden bilcümle elemanlara, anlaşılır, yumuşak ve devlet memuruna yakışır bir Türkçe konuşmasını öğretsek..." (Burhan Felek)

BİLEYİCİ

  1. [isim] Kesici aletleri bilemeyi iş edinmiş olan kimse

BİLİNMEK

  1. [nsz] Bilme işine konu olmak, anlaşılmak, öğrenilmek
    • "Bir haftadır civarda dolaştığı biliniyor, yakalanamıyordu." (Sait Faik Abasıyanık)

BİLDİRİŞ

  1. [isim] Bildirme işi veya biçimi

BİLDİRGE

  1. [isim] Beyanname

BİLGİSİZ

  1. [sıfat] Bilgi sahibi olmayan, bilisiz, malumatsız, cahil
  2. Aymaz

BİLGİNCE

  1. [zarf] Bilgine yakışır, bilgin tavrında, bilgin gibi
    • "Bilgin değilim. Onun için yazılarımda da bilgince tavır takınmaktan çekinirim." (Orhan Veli Kanık)

BİLİMSİZ

  1. [sıfat] Bilime, bilim yöntemlerine uygun olmayan
    • "Bilimsiz bir yöntem."

BİLGELİK

  1. [isim] Bilge olma durumu ve niteliği
    • "Bilgelik, içimizde bir duygu olarak kaldıkça bize ancak özlemini çektirdikçe tatlı, hoş bir şey." (Nurullah ataç)
  2. Bilgi, hikmet
  3. İlk Çağ felsefesinde kendini tanımanın bilgisi, vukuf

BİLİNÇLİ

  1. [sıfat] Bilinci olan
  2. Kendi etkinliğinin farkında olan, şuurlu
    • "Böylece dizi, bir bilinçli giriş, bir bilinçli sonuç ile çerçevelenince elbette daha iyi anlaşılmış olur." (Haldun Taner)

BİLİŞMEK

  1. [nsz] Birbirini tanımak, muarefesi olmak
    • "Bunca zamanlar bilişip, ahir dönüp ayrılışıp." (Yunus Emre)
  2. Öğrenmek

BİLİŞSEL

  1. [sıfat] Bilişle ilgili, zekânın işleyişiyle ilgili

BİLENMEK

  1. [nsz] Bileme işine konu olmak, keskin duruma getirilmek
  2. Bir işe yoğun bir biçimde hazırlanmak, konsantre olmak
    • "İkisi de doyasıya tatlı bir gece geçirmek için bilenmiş gibiydiler." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
  3. Hırslanmak, aşırı derecede istemek

BİLETSİZ

  1. [sıfat] Bileti olmayan
    • "Bütün kabahat vapura biletsiz olarak binişimde ise bunun sebebini herkes çoktan öğrenmiş olmak lazım gelir." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Bilet kullanılmayan

BİLHASSA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Özellikle
    • "Koyu yeşil çuhalı uzun masanın başında sessiz, üzüntüden, heyecan ve bilhassa uykusuzluktan bitkin." (Nahid Sırrı Örik)

BİLİMSEL

  1. [sıfat] Bilimle ilgili, bilime dayanan, ilmî

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü